Vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, miras payına hasren açılan davanın usulen reddine karar verilmesi gerektiğinden, yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilerek onanması.
Özet: Vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasında, mirasçıların mirasbırakanlarına ait taşınmaz paylarının vekaleten davalılardan birinin eşi olan diğer davalıya muvazaalı devredildiği iddiasıyla açtığı dava, yerel mahkemece ispat edilemediği gerekçesiyle reddedilmiş; Yargıtay ise vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı olarak miras payına hasren üçüncü kişi aleyhine dava açılamayacağı ve diğer mirasçıların davaya dahili olarak katılımının mümkün olmadığı hukuki gerekçesiyle davanın reddedilmesi gerektiği sonucuna vararak, esastan ret kararı veren yerel mahkeme kararının sonucunu doğru bulup gerekçesini değiştirerek onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K.Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ... vekili; davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.Davacılar, mirasbırakanları ... ’in 1 56... , 92... parsel sayılı taşınmazlardaki 1/3 paylarının kendilerine ve dahili davalılar ile dava dışı ... ’e intikal ettiğini, tarımda doğrudan destekleme parası alabilmek için davalı ...’e vekaletname verdiklerini, vekaletnamede ne yazıldığını okumadıklarını, ...’ün taşınmazları diğer davalı eşi ...’e muvazaalı olarak temlik ettiğini, kendilerine bedel ödenmediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, olmadığı takdirde taşınmazların değerinin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL'nin miras payları oranında davalılardan tahsilini istemişlerdir. Davalılar; taşınmazları bedelini ödemek suretiyle satın aldıklarını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.Mahkemenin 24.01.20 13... /84 Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile; iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.09.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; davacılara, tanıkların isim ve açık adreslerinin bildirilmesi ve hangi hususta dinleneceklerinin açıklanması için süre verilmesi, bildirilmesi halinde tanıkların dinlenilmesi, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 sayılı HMK'nın madde 190/1 ve 4721 sayılı TMK'nın madde 6 hükümleri uyarınca davacıların iddialarını ispatla yükümlü oldukları, bir iddiada bulunan vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa mevzuat uyarınca ispat yükünün yüklendiği, dosyada yer alan deliller ışığında davacıların davasını ispatlayamadıkları, davalının kasıtlı olarak hareket ederek davacıyı zarara uğrattığına ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığına dair davanın kabulünü gerektirecek delil elde edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesi kural olarak doğrudur. Davacı ... vekili, davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.Ancak; dosya içeriği ve toplanan delillerden, 1927 doğumlu mirasbırakan ... 'in 14.03.2001 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı çocukları ... ve ... ile dava dışı eşi ve çocukları ile torunlarının kaldığı, dava dışı bir kısım mirasçıların yargılama aşamasında dahili davalı sıfatıyla davaya dahil edildikleri, çekişme konusu 1 56... - 92... parsel sayılı taşınmazlar muris ...'e ait iken ölümü ile mirasçılarına verasette iştirak olarak intikal eden payların davacılar ve bir kısım dava dışı mirasçılar adlarına vekaleten davalı ... tarafından eşi olan diğer davalı ...'e satış yolu ile 31.01.2003 tarihinde devredildiği anlaşıldığına göre vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayalı olarak üçüncü kişi aleyhine miras payına hasren dava açılamayacağı, bu şekilde açılan bir davaya diğer mirasçıların dahili davalı olarak katılımlarının sağlanmasının mümkün olmadığı gözetilerek bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Taraf vekillerinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir.Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; sonucu itibarıyla doğru olan kararın 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 438/7. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın Hekimhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.