Danıştay 6. Daire, Kumluca Belediyesi imar planları ile parselasyon işleminin iptali davasında davacıların dava ehliyeti yokluğundan ret kararını inceleyen temyiz dosyasını ele almaktadır.
Özet: Kumlucada yürürlüğe konulan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli revizyon imar planları ile parselasyon işlemlerinin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi plan ve parselasyonun imar mevzuatına, planlama tekniğine, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırılıkları nedeniyle iptaline karar vermiş; fakat bölge idare mahkemesi, davacıların dava konusu parsellerle mülkiyet bağlarının bulunmaması sebebiyle parselasyon işlemine yönelik davada taraf ehliyeti olmadığına hükmederek ilk derece mahkemesi kararının bu kısmını bozmuştur.
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1-... 2- ...
3- ... 4- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
... Belediyesi .../...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL:... İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 12.06.2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kumluca Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı, ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile Kumluca Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca tesis edilen parselasyon işleminin ve davacılar tarafından █████/2016 tarihinde davalı İdareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin Antalya ili, Kumluca ilçesi, ... Köyü (... Beldesi) ...,..., .. sayılı parseller yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:n ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planları açısından; plan ve lejantı arasındaki farklılıkların planlama esaslarına ve plan yapım tekniklerine uygun olmadığı, planlama ve uygulamada önemli karışıklıklara neden olabileceği, bu bağlamda dava konusu planların plan kararları yönünden planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olmadığı, planlar arasında uyumun bulunmadığı, davaya konu planların, yapım tarihi ve mevcut durumları göz önüne alındığında, sürekli gelişme potansiyeli gösteren planlama bölgesinin ihtiyaçlarına cevap veremediği, planların günümüz mevzuat hükümleri çerçevesinde ve plan yapım ve çizim teknikleri açısından eksiklikler içerdiği, dolayısıyla, yürürlükteki imar planlarının imar mevzuatına, planlama tekniğine, şehircilik ilkelerine, kamu yararına uygun olmadığı, bölgenin sürekli büyüyen, gelişen ve özellikle turizm sektöründeki gelişmelere hazır olması hedeflenerek planların yeniden ele alınması gerektiği, bölgedeki her ölçekte plan, proje ve imar uygulamasının bütüncül olarak yapılmasını sağlamak ve alanda ilgili yasa ve yönetmelikler çerçevesinde imar uygulamalarının yapılabilmesini sağlamak için kentin ve bölgenin mevcut koşullarına ve ihtiyaçlarına göre bir planlama yapılmasının gerekli ve zorunlu olduğu; alanda birden çok parselasyon işlemi yapıldığı, ilk parselasyondan itibaren imar planı gereği kapanan yollardan ihdas suretiyle oluşan taşınmazların düzenleme ortaklık payından karşılanan yerlere tahsisi gerekirken belediye adına tescil edilerek fazla düzenleme ortaklık payı alınmasına neden olunduğu, düzenleme ortaklık payıyla karşılanacak yerlerden yoldan ihdaslar düşüldükten sonra düzenleme ortaklık payının hesaplanması gerekirken, bu yola başvurulmayıp yoldan ihdasdan elde edilen parselin başka parsel ile tevhidi sonucu oluşan (... sayılı) parselin de 3. parselasyon işleminde imar parsellerine dahil edildiği, sonuçta dava konusu olan 5. parselasyon işleminin bu hatalı uygulamalar temelinde ve ancak herhangi bir zorunlu sebebe dayanılmaksızın tesis edildiği; ayrıca, imar planları hakkında varılan sonuca göre, uygulama imar planına dayalı dava konusu parselasyon işleminin de sebep unsurunun kalmayacağı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; dosyanın incelenmesinden, bakılan davanın konusunun parselasyon, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı olduğu, dava konusu parsellerle davacıların halihazırda herhangi bir mülkiyet bağlarının halen mevcut olmadığı; bu cihetten ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayden açılan davadan bu yana dava ehliyeti bakımından değişen bir durumun mevcut olmadığı, bu davanın da davacısı olan ... ve ...'in, bu davada dava konusu edilen arazi ve arsa düzenlemesinin iptali talebiyle 2010 yılında açtıkları davada ... . İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla "davanın tapuda kayıtlı parsellerle ilgili olduğu, işlemin tapu maliklerini ilgilendirdiği, parsellerin maliki olmayan davacıların açtığı davanın ehliyet yönünden reddine" karar verildiği ve bu kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 05.03.2013 tarihli, E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla onandığı, bu dava bakımından da parselasyon işlemine yönelik tapu maliki olmayan davacıların açtıkları davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, imar planları bakımından ise, davacıların esas iddialarının burada hiç parselasyon yapılmaması, ..., ... ve ... sayılı parsellerin yıllar önceki haliyle aynı şekilde kalması maksadıyla imar planlarının iptalini talep ettikleri, zira özellikle uygulama imar planı iptal edilirse düzenlemenin de iptal edileceği cihetiyle davacıların bu davayı açtıkları, dolayısıyla imar planına ilişkin iptal talebinin şahsî menfaatle açıldığı; davacıların bu davayı hemşehri ve şehir sakini sıfatıyla açmadıkları gibi, davada imar planları bakımından şahsî menfaatler yerine umumu (beldeyi ve şehri) ilgilendiren bir hukuka aykırılık iddiasında da bulunulmadığı anlaşıldığından; davacıların (hem dava tarihinde hem de halen) malik olmadıkları parsellere ilişkin imar planlarının iptaline yönelik dava açma ehliyetlerinin de mevcut olmadığı, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı vekili tarafından, Yargılamaya konu maddi olayda, Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2023 tarihli, E:█████████ K:█████████ sayılı bozma kararının, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun █████/2023 tarihli, E:2021/4 K:2023/1 sayılı içtihadı birleştirme kararına, hukuka ve dosya içeriğine açıkça aykırı olması nedeniyle, █████/2023 tarihli dilekçe ile İdari Yargılama Usul Kanununun 50.maddesi uyarınca bozma kararına uyulmayarak ısrar kararı verilmesinin talep edilmesine rağmen, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince bu talebin değerlendirilmediği, re'sen dikkate alınması ve uygulanması gereken Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanmadığı, hukuka ve içtihadı birleştirme kararına aykırı olan bozma kararına uyularak, ayrıca bozma kararının gerekleri de yerine getirilmeyerek eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiğinden İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalı idare vekili tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı yanında müdahil vekili tarafından, usul ve yasaya uygun İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Antalya ili, Kumluca ilçesi, ... Köyü (... Beldesi) ..., ..., ... sayılı parsellerle ilgili kadastro tespitine yönelik itiraz ve tescile ilişkin davanın ... Mahkemesinin E:... esasında derdest olduğu, davacılar ..., ..., ...'in ve ... vekili Av. ... tarafından █████/2016 tarihli dilekçe ile söz konusu davaya müdahil olunduğu, anılan davanın █████/2016 günlü duruşma tutanağında davacılar vekilince davaya konu parsellerin İmar Kanunu 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemi sonucu yerinin değiştiği ve üzerinde murisleri ...'a ait ev, camekan vs muhtesatların dava dışı kimlerin eline geçtiğinin davalı Kumluca Belediyesinden, Kumluca Tapu Kadastro Müdürlüğünden sorulmasının istenilmesi üzerine mahkemece söz konusu hususların ilgili kurumlardan sorulduğu, davacılar tarafından █████/2016 tarihinde davalı Kumluca Belediye Başkanlığına davaya konu parsellerde yer alan murislerine ait ev, camekan, vs muhtesatların başkalarının eline geçmesine neden olan imar uygulama işlemlerinin iptal edilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen rededilmesi üzerine ilk önce 30.05.2016 havale tarihli dilekçe ile ...İdare Mahkemesinin E:... esasında açılan davada, zımnen red işlemi ile davaya konu taşınmaza ilişkin 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ve revize imar planları kararlarının ve bağlılık bulunan tüm dayanaklarının, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi gereğince yapılan parselasyon planlarının ve belediye encümeninin yoldan ihdas, tevhit, pazarlık usulüyle satış kararlarının ve dayanaklarının iptaline karar verilmesinin istendiği, anılan Mahkemenin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava dilekçesinin 25777 sayılı Kanunun 3. maddesi uyarınca reddi üzerine 18.07.2016 havale tarihli dilekçe ile yenilenen ve .... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kaydedilen davada, ... tarihli, E:..., K:...sayılı kararla dava dilekçesinin reddine karar verildiği, bu karar uyarınca yenilenen davada, █████/2016 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile Antalya ili, Kumluca ilçesi, ... Köyü (... Beldesi) ...,..., sayılı parsellerin bulunduğu alana ilişkin yapılan ... tarihli, ... sayılı, ... tarihli, ... sayılı belediye meclis kararları ile kabul edilen revize imar planları ile ... tarihli, ... sayılı kararla onaylanan İmar Kanunu 18. maddesi gereğince yapılan parselasyon işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2575 sayılı Danıştay Kanunun 40. maddesinin 4. fıkrasında, içtihadın değiştirilmesi veya değiştirilmesi hakkındaki kararlara, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeleri ve idarenin uymak zorunda olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 25.05.2023 tarihli, 32201 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan █████/2023 Tarih, E:2021/4 K:2023/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında: "...Bu bakımdan, müdahilin tek başına kanun yollarına başvurabilmesinin, resen araştırma ilkesinin benimsenmiş olduğu idari yargılama usulünde, maddi olayın doğru ve eksiksiz bir şekilde belirlenerek gerçeğe en uygun kararın verilmesine ve böylece kamu yararının gerçekleştirilmesine; idarenin hukuka uygun hareket etmesi sağlanarak hukuk düzeninin idari yargı eliyle korunmasına ve kanun yollarının hukukun ülke genelinde aynı şekilde uygulanmasını temin ederek kanun önünde eşitlik ilkesinin hayata geçirilmesi işlevinin yerine getirilmesine katkı sağlayacağı açıktır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, idari yargının kendine özgü özellikleri göz önüne alınarak konu değerlendirildiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemini yapma hakkı tanınan müdahilin, yanında katıldığı taraf hakkında verilen karara karşı tek başına kanun yollarına başvurabilmesinin, adil yargılanma hakkının temini bakımından gerekli olduğu neticesine ulaşılmıştır.
Öte yandan söz konusu düzenlemeler, yanında davaya katıldığı tarafın davadan ya da temyizden feragati veya vazgeçmesi yahut davayı kabul etmesi gibi aksi yöndeki iradesinin varlığı halinde müdahilin kanun yollarına başvurmasına engel teşkil etmektedir. Yani müdahilin, tarafın aksi yönde iradesinin varlığı halinde, bu iradeye aykırı ve bu iradeyle çelişen bir işlem yaparak kanun yollarına başvurma olanağı bulunmamaktadır.
Bu itibarla üçüncü kişinin davaya katılması konusunda İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollaması nedeniyle uygulanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki düzenlemeler uyarınca müdahilin, yanında katıldığı tarafın işlem veya açıklamalarına aykırı olmadığı sürece, karara karşı tek başına kanun yollarına başvurabileceği sonucuna varılmıştır." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Antalya ili, Kumluca ilçesi, ... Köyü (... Beldesi) ..., ..., ... sayılı parsellere ilişkin Kumluca Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı,... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ve Kumluca Belediye Encümeninin ... tarih ve .. sayılı kararıyla kabul edilen parselasyon işlemi ile █████/2016 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine dair ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararı üzerine, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın davalı idare ve idare yanında müdahil tarafından temyiz edildiği, temyiz aşamasında davalı idare vekilinin █████/2020 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiği, bunun üzerine Dairemizin █████/2023 tarih ve E:█████████ K:█████████ sayılı kararı ile davalı idarenin temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, müdahilin temyiz isteminin kabulüne ve davacıların dava açma ehliyeti araştırılarak yeninden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin kararının bozulmasına karar verildiği, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile de bozma kararına uyularak davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi üzerine anılan kararın davacılar tarafından yukarıda özetlenen iddialarla temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Danıştay içtihatları birleştirme kurulu kararlarının bağlayıcılığı Danıştay Kanununun 40. maddesinde belirtilmiştir. Danıştay içtihatları birleştirme kararlarına, Danıştay dava ve kurulları ile idari mahkemeler ve idare uymak zorundadır. Bu nedenle, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun █████/2023 tarih ve E:2021/4, K:2023/1 sayılı kararına, Resmi Gazete'de yayımlandığı 25.05.2023 tarihinden itibaren uyulması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun anılan kararında "yanında davaya katıldığı tarafın davadan ya da temyizden feragati veya vazgeçmesi yahut davayı kabul etmesi gibi aksi yöndeki iradesinin varlığı halinde müdahilin kanun yollarına başvurmasına engel teşkil etmektedir. Yani müdahilin, tarafın aksi yönde iradesinin varlığı halinde, bu iradeye aykırı ve bu iradeyle çelişen bir işlem yaparak kanun yollarına başvurma olanağı bulunmamaktadır." hükmüne açıkça yer verilmiştir. Buna göre müdahilin, yanında davaya katıldığı taraf ile temyiz kanun yoluna başvurması ve yanında davaya katıldığı tarafın temyiz isteminden feragat etmesi halinde müdahilin temyiz başvurusunun incelenme olanağı ortadan kalkmaktadır.
İncelenen dosyada her ne kadar, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin .... tarih ve E:... K... sayılı kararı ile Dairemizin █████/2023 tarih ve E:█████████ K:█████████ sayılı kararına uyularak davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş ise de, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu, ancak sonrasında davalı idare tarafından █████/2020 tarihinde temyiz isteminden feragat edildiği göz önünde bulundurulduğunda yukarıda yer verilen içtihadı birleştirme kararı uyarınca davalı idare yanında müdahil olan tarafın 23.01.2020 tarihinde kayda giren temyiz başvurusunun incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davalı yanında müdahilin temyiz başvurusuna konu ettiği dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği göz önünde bulundurularak istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmektedir
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılarak davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!