Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, mirasçı tarafından tek başına yapılan hisse devrinin el birliği mülkiyeti nedeniyle diğer mirasçıları bağlamayacağı ve eklemeli zilyetlik şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davacının eşinin davalıların mirasbırakanının mirasçılarından birinden tüm taşınmazı satın aldığı iddiasına karşın, el birliği mülkiyetine tabi olan taşınmazda tek bir mirasçının diğer mirasçıların payları üzerinde satış yapma yetkisinin bulunmaması ve davacının iddia ettiği eklemeli zilyetliğin koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince davanın reddine karar verilmiş; temyiz incelemesinde bu kararların usul ve yasaya uygun olduğu görülerek onanmıştır.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıkamış 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kadastro sonucu; Kars ili, Sarıkamış ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 2 42... parsel sayılı, 49.419,72 metrekare yüz ölçümlü, tarla vasıflı taşınmaz irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla davacı ... ile davalılar murisi ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı vekili; müvekkilinin eşi ...'ın dava konusu 2 42... parsel sayılı taşınmazın tamamını uzun yıllar önce davalıların mirasbırakanı ...’ten satın aldığını, müvekkilinin eşinin sağlığında bu yeri müvekkiline bıraktığını, o tarihten bu yana da dava konusu taşınmazın davacının hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, buna karşın dava konusu taşınmazın 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ½’sinin davalıların babaları olan ... adına, ½’sinin ise müvekkili adına tespit ve tescil edildiğini, tescilin yanlış olup taşınmazın tamamının müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek 2 42... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tamamının müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Davalılar vekili; dava konusu taşınmazın müvekkillerinin babaları ...’e ait olduğunu, taşınmazı uzun yıllar boyunca kullandığını, dava dilekçesi ekinde sunulan senette ismi geçen ...’ün taşınmazla hiçbir alakasının bulunmadığını, davacının dayandığı senette davacının eşinin satın aldığını iddia ettiği taşınmazın özelliklerinin belirtilmediğini, dolayısı ile satın alınan taşınmazın hangi taşınmaz olduğunun belli olmadığını, ayrıca taşınmazın tapuda kayıtlı yer olup tapu malikinin davalıların murisi ... olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 2 42... parsel sayılı taşınmazın 1/2'şer payla davacı ve davalılar murisi ... adına tapuda kayıtlı olduğu, davacının davalılar murisi adına olan 1/2 payın iptalini ve kendi adına tescilini talep ettiği, taşınmazın evveliyatı itibariyle davalıların murisi olan ...'in babası ...'e ait olduğu, ...'ten mirasçılarına intikal ettiği, ...'in çocukları arasında miras paylaşımının yapılmadığı, aksinin davacı tarafça ispat edilemediği, davacı tarafça sunulan satış senedinde adı geçen ...'in çocuklarından ...'nin tüm tanıkların ortak beyanından anlaşılacağı üzere kendi payını davacının eşi ...'a sattığının sabit olduğu, taşınmaz el birliği mülkiyetine tabi olmakla birlikte ...'ün diğer ... mirasçıları adına işlem yapamayacağı, bu nedenle kendi payını devretmiş olsa bile diğer mirasçıların paylarını satma yetkisi bulunmadığı, davacının eşinin ...'ün payını satın aldığı açık olmakla birlikte kadastro çalışmalarında ...'nin hissesinden fazla olacak şekilde 1/2 hissenin davacı adına tespit ve tapuya tescil edildiği, bu nedenle davalılar murisi adına kaydedilen 1/2 hisse üzerinde davacının bir hakkı bulunmadığı kanaatine varılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ileri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine ve dosya kapsamına, tanık beyanları ve özellikle taşınmazın ... ’ten intikal ettiği, mirasçı ...’ün tek başına tüm mirasçılar adına yaptığı satışın geçerli olmadığı, bu haliyle davacının eklemeli zilyetlikten faydalanamayacağı, davacının tutunduğu 02.06.1988 tarihli senet ile 04.04.2007 olan tespit tarihi arasında 20 yıllık sürenin de dolmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacının temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacının adli yardım isteği aşamada Mahkemece kabul edildiğinden başlangıçta alınmayan 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.