İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari satıştan doğan alacak nedeniyle açılan itirazın iptali davasında tarafların sulh olmasıyla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmettiği kararı.
Özet: Yat aksesuarları satışından kaynaklanan ödenmemiş fatura bedeli nedeniyle davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle açılan davada, davalı taraf usule ilişkin itirazlar ve alacağın likit olmadığı savunmasını ileri sürerken, yargılama aşamasında tarafların ticari uyuşmazlık konusunda sulh olmaları üzerine mahkeme, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadıklarına ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına hükmetmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili █████/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil “----------” şirketi, yat aksesuarları ve malzemeleri satışıyla iştigal etmektedir. Davalı "----------" şirketi dilekçemizin ekinde yer alan faturaya konu ürünleri müvekkilden satın almış ve anılan ürünler davalıya teslim edilmiştir. Ancak davalı tarafından fatura bedeli müvekkile ödenmemiştir. Davalıya ödeme için yapılan uyarıların sonuçsuz kalması üzerine müvekkil tarafından davalı aleyhine --------- İcra Dairesinin ----------- E. sayılı dosyası
ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edilerek takip durdurulmuştur. Tarafların ticari defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesi neticesinde müvekkilin haklı olduğu, davalı-borçlunun müvekkilden satın almış olduğu ürünlerin bedelini ödemediği anlaşılacaktır. Bu nedenle davalının itirazının iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca dava konusu alacak likit bir alacak olmakla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. Dava şartı arabuluculuk kapsamında davalı ile görüşmeler yapılmışsa da anlaşmaya varılamamıştır. İşbu nedenle davalı tarafın yapılan haksız itirazın iptali için Sayın Mahkemenize başvurma zorunluluğumuz doğmuştur.
" denmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Tarafımıza dava dilekçesi ile birlikte herhangi bir delil tebliğ edilmediği gibi, dilekçenin de usule uygun olmadığı görülmektedir. Bu kapsamda dava dilekçesinin usul yönünden reddi gerekmektedir. Bilindiği dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuk tutanağının aslının veya aslı gibidir onaylı suretinin sunulması mecburidir. Davacı tarafça ise sadece taralı PDF kopya dokuman dosyaya sunulmuş olup, bu hali ile arabuluculuk tutanağı hiç sunulmamış kabul edilmelidir. Bu nedenle, dava şartı eksikliği sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.Keza takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde faturanın tarih ve numarası gibi belirlenebilir hususların yer almadığı, bu haliyle yasanın aradığı şartları taşımadığı görülmektedir. Dolayısıyla usule uygun tanzim edilmeyen bir icra takibi ile müvekkil şirketin borçlu olduğundan bahsetmek mümkün değildir.Taraflar arasında usule uygun düzenlenmiş bir fatura tebliği ve kabulü bulunmamakta olup, bu nedenle öncelikle kayıtların incelenmesi gerekmektedir. Davacı taraf müvekkil şirkete usule uygun fatura tebliğ ettiğini ispatlamakla yükümlüdür. İddia edilen alacağın bilirkişi marifetiyle ancak tespit edilebileceği düşünüldüğünde, alacağın likit olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Ayrıca müvekkilin kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği de kanıtlanmış değildir. Yine usule uygun tanzim edilmeyen ödeme emrine itiraz etmiş olmak nedeniyle müvekkilin cezalandırılması da hukuka uygun değildir. Bu kapsamda icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmektedir. " denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Davalı vekili █████/2026 tarihli dilekçesi ve ekindeki sulh protokolünde; " konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini taleple; yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimizin bulunmadığını Sayın Mahkemenize sunarız." denmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları yukarıda özetlenmiş olup yargılama safahatında tarafların sulh oldukları görülmüştür. 6100 sayılı yasanın 313. Maddesi gereği sulh davaya son veren bir taraf işlemi olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Tarafların sulh oldukları birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmedikleri yapılan giderlerin ise davalıdan tahsili hususunda mutabakat beyan ettikleri görülmekle sulh nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Tarafların sulh oldukları görülmekle davanın esası hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2- Peşin alınan 2.343,23 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 1.611,23 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!