Danıştay 10. Daire, Atatürk Havalimanı terör saldırısı mağdurunun maddi/manevi tazminat talebinde devletin sorumluluğu, 5233 sayılı Kanun ve faiz başlangıcı ihtilaflarını inceliyor.
Özet: 2016 Atatürk Havalimanı terör saldırısında eşini kaybeden davacının, uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini talebini inceleyen bu belgede, ilk derece mahkemesinin talepleri kısmen kabul etmesinin ardından Bölge İdare Mahkemesi maddi tazminatı önemli ölçüde düşürerek 18.996,25 TLye, manevi tazminatı ise 50.000 TLye hükmetmiş, faiz başlangıç tarihlerini belirlemiştir. Taraflar, idarenin sorumluluğu, tazminat miktarlarının hesaplanma yöntemi (genel hükümler veya 5233 sayılı Kanun), faiz başlangıçları ve kusur değerlendirmesi gibi konularda kararın bozulmasını talep etmiş; üst mahkeme ise temyiz başvurularını değerlendirerek Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminata işletilecek yasal faiz başlangıcı dışındaki kısımlarını usul ve hukuka uygun bulmuştur.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
.
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, █████/2016 tarihinde Atatürk Havalimanında meydana gelen terör saldırısı sonucu eşi ...'ın önce yaralanıp sonra hayatını kaybetmesi nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık 3.000,00 TL (miktar artırımı ile 457.391,25 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat istemi yönünden ise davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddi davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulü kısmen reddi ile ilk derece mahkemesi kararının 457.391,25 TL maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının 438.395,00 TL'lik kısmının kaldırılmasına, bu kısım bakımından davanın reddine, netice itibarıyla 18.996,25 TL maddi tazminatın 3.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan █████/2018 tarihinden, kalan 15.996,25 TL'nin ise miktar artırım dilekçesinin tebliğ tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarıya davacıya ödenmesine, ilk derece mahkemesince hükmedilen 80.000,00 TL manevi tazminatın 30.000,00 TL'lik kısmının kaldırılmasına bu kısım ve fazlaya yönelik talep bakımından davanın reddine, netice itibarıyla 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarı davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, kararda kusur değerlendirilmesinin hatalı olduğu, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği, maddi tazminat tutarının 5233 sayılı Kanun kapsamında belirlenmesinin hukuka ve içtihatlara aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu iddialarıyla kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarelerinin genel hükümler kapsamında sorumlu tutulabilmesi için olayda kusur/kusursuz sorumluluğunun olması gerektiği, olayın bir terör olayı olduğu, olaya ilişkin istihbari bilgi, belge bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İstanbul Valiliği tarafından, olayda idarenin hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk halinin bulunmadığı, olayın terör olayı olduğu ve 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, müteveffa ...'ın ölümünün meydana gelen terör saldırısıyla herhangi bir ilgisinin bulunmaması nedeniyle Zarar Tespit Komisyonu tarafından verilen red kararının hukuka uygun olduğu, hükmedilen maddi tazminata uyuşmazlık tutanağının tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilebileceği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminat düzenlenmediğinden sorumluluklarının bulunmadığı, manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, manevi tazminatta temerrüt söz konusu olmadığından faize hükmedilmesinin hatalı olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Temyize konu kararın, esasa ilişkin kısım yönünden incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, davacı lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına işletilecek yasal faiz başlangıcına ilişkin kısmı dışındaki diğer kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize konu kararın, hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrasına █████/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun █████/2025 tarih ve 32872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarih ve E:2021/5, K: 2024/2 sayılı kararıyla da tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde, dava dilekçesinde talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bu durumda, miktar artırım dilekçesi ile artırılan tazminat miktarı bakımından da davalı idareye başvurunun yapıldığı █████/2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasında yer alan "... 18.996,25 TL maddi tazminatın 3.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 21.05.2018 tarihinden, kalan 15.996,25 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin tebliğ tarihi olan 15.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarıya davacıya ödenmesine... "ibaresinin" ...18.996,25 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarıya davacıya ödenmesine..." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle ödenmemiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için mahkemesince ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!