Kara Kuvvetleri Komutanlığında askerlik hizmeti sırasında yemek kazanı patlaması sonucu yaralanan erin idarenin hizmet kusuru nedeniyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasında Danıştayın temyiz incelemesi.
Özet: Bir askerin kışla yemekhanesinde kazan patlaması sonucu yaralanması üzerine, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi idareyi kusurlu bularak yüksek miktarda tazminata hükmetmişken, bölge idare mahkemesi manevi tazminatı fahiş bularak azaltmış ve başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemini incelenmeksizin reddetmiş, bu kararların aleyhlerine olan kısımları taraflarca temyiz edilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA .VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...K:.. sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı tarafından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 55'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı (Kırklareli) emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken █████/2016 tarihinde birlik yemekhanesinde yemek kazanının patlaması sonucu yaralandığından bahisle, olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek zararlarının karşılanması amacıyla davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 263.303,51 TL) maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarenin, davacının vücudunun bir bölümünün yanması olayında kusurlu olduğu, olay esnasında mutfakta görevli olan personelden hiç birinin mutfakta bulunmadığı, davalı idarenin kontrol ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden hizmetin kusurlu işletilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararın tamamının idarece tazmini gerektiği sonucuna varıldığından idarenin hizmet kusuru sebebiyle tazminat ödemesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla alınan ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen █████/2021 kayıt tarihli raporda, davacının %15,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı tespitine yer verildiği, maddi zarar miktarının belirlenmesi amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda, maddi zararın 263.303,51 TL olarak hesaplandığı, davacının vücudunun %45'inde 2. ve 3. derece yanıklar oluştuğu, bu yanıkların bir kısmının üçüncü kişiler tarafından dışarıdan görülebilecek yerlerinde olduğu ve olay meydana geldiğinde davacının yaşı, davalı idarenin olaydaki hizmet kusurunun ağırlığı da dikkate alınarak 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlem yönünden idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem olmadığından davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği, maddi tazminat istemi yönünden; █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan 263.303,51 TL tazminatın ödenmesi gerektiği, manevi tazminat istemi yönünden; İdare Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının olayın oluş şekline göre zenginleşmeye sebep olacak miktarda fahiş olduğu, manevi tazminatın amaç ve niteliği de dikkate alınarak olay karşısında duyulan acıyla da orantılı olacak şekilde 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemi bakımından davanın incelenmeksizin reddine, maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; talep edilen manevi tazminatın paranın alım gücü ve enflasyon dikkate alındığında zenginleşmeye sebep olacak bir miktar olmadığı, İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; dava dışı üçüncü kişinin ve davacının olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, hizmet kusurunun bulunmadığı, zararın kusursuz sorumluluk ilke ve esaslarına göre de tazmin edilemeyeceği, harçtan muaf oldukları ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; davacının, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 55'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken, █████/2016 tarihinde kışlanın mutfağında görevli İkmal Er M.Ç.'nin buharlı yemek pişirme kazanının kilit mekanizmasını açması sonucu kazanda bulunan kuru fasulyenin sıcak suyunun ve buharının basınç etkisiyle püskürmesi neticesinde tüm vücudunda % 45 oranında 2. ve 3. derece yanık meydana gelmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmini istemiyle █████/2016 tarihli dilekçe ile davalı idareye yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 263.303,51 TL) maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının incelenmesi:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, hükmedilen maddi tazminat miktarına yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının incelenmesi:Usûl hukukunun temel ilkelerinden olan taleple bağlılık ilkesine göre, Mahkeme tarafından davacının talepleri aşılarak karar verilmesi mümkün olmamakta, davacının istemleri ile bağlı olunup, istemleri genişletecek şekilde karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında da, "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü ile taleple bağlılık ilkesi açıklanmıştır. Bakılan uyuşmazlıkta; davacının, dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat istemlerine faiz işletilmesi talebinin bulunmadığı anlaşılmakta olup, Bölge İdare Mahkemesince kabul edilen maddi tazminat miktarına faiz işletilmesi taleple bağlılık ilkesine dolayısıyla usul kurallarına aykırılık oluşturmaktadır.Öte yandan, dava dilekçesinde talep edilmediği halde miktar artırımı dilekçesinde yapılan yasal faiz talebinin, "taleple bağlılık" kuralının istisnası olan miktar artırımı kapsamında olduğunu kabul etmeye hukuken olanak bulunmamaktadır. Zira, 2577 sayılı Kanun'un 16/4. maddesiyle getirilen "artırım" hakkı dava dilekçesinde gösterilen "miktar" ile sınırlı olup dava dilekçesinde yer verilmeyen yeni bir talepte bulunulmasına imkan veren bir mahiyet taşımamaktadır. Bu nedenle, miktar artırım dilekçesinde talep edilen "olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi" davanın genişletilmesi kapsamında olduğundan ve davacı dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmadığından kabul edilen maddi tazminat miktarına yasal faiz işletilemeyeceği açıktır. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi kararının kabul edilen maddi tazminat tutarına yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir. C) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının incelenmesi: Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır. İdare Mahkemesince; davacının 100.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabul edildiği, Bölge İdare Mahkemesince de İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak 50.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verildiği görülmekte olup, dava konusu olayın oluş şekli, davacı üzerinde yarattığı etki, davacının yaşadığı acı ve sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir. Bu durumda, Mahkemece, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının da makul ve hakkaniyete uygun olduğu göz önünde bulundurularak manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmekte olup, temyize konu kararın manevi tazminat istemine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.Öte yandan; Mahkemece yeniden hükmedilecek manevi tazminata, dava dilekçesinde faiz talebinin bulunmadığı dikkate alınarak taleple bağlılık ilkesi gereğince faiz işletilmeyeceği açıktır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminat miktarına yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmı ile manevi tazminat istemine ilişkin kısmının BOZULMASINA,3. Bozulan kısımlar yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.