Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinde alt taşıma sözleşmesi ihlali ve soğuk zincir kırılmasıyla oluşan ürün zayiatına ilişkin rücuen tazminat ve itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir lojistik firmasının, soğuk zincir ürünlerinin taşınması sırasında donmuş gıdaların sıcaklık kontrolünü sağlayamayan alt taşıyıcısına karşı açtığı, ürünlerin zayi olması sebebiyle kendi müşterisine ödediği tazminatı rücuen talep ettiği ve davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını istediği bir davayı incelemektedir; davacı, alt taşıyıcının basiretli tacir gibi davranmaması ve soğuk zinciri kırması sonucu zararın oluştuğunu belirtirken, davalı ise ürünleri eksiksiz teslim ettiğini, kendisine zayi bildiriminde bulunulmadığını ve zararın ekspertiz raporuyla kanıtlanması gerektiğini savunmuştur.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Alt Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan
Rücuen Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :█████/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas- ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yıllardır yurtiçi ve yurtdışında gıda sektörü başta olmak üzere farklı alanlarda birçok firmaya depolama ve dağıtım hizmeti sunan lojistik şirketi olduğunu, müvekkili şirket bu hizmetler çerçevesinde alt taşıyıcı firmalar ile de çalıştığını, bu çerçevede davalı ...'den hizmet aldığını, ancak davalı ...'e ait araçla taşınan yüklerin, davalının TTK m.18/2 uyarınca basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal etmesi sonucunda zayi olduğunu, davadışı ....'ye ait ürünlerin taşınması için davalı ile anlaşıldığını, ürünlerin davalıya tesliminden önce yapılan kontrollerde, ürünlerde herhangi bir bozulmaya rastlanılmadığını, teslimden önce gerekli sıcaklıkta muhafazasının sağlandığını, ancak davalı uhdesinde iken soğuk zincirin kırılması sonucunda ürünlerin satılmasının imkansız hale geldiğini, davalı tarafa taşıyacağı ürünlerle ilgili gerekli talimatların verildiğini, ürünlerin -18 derecede muhafaza etmesi gerektiği hususunda bilgilendirildiğini, davalı ürünleri teslim ettiğinde yapılan incelemelerde, ürünlerin yaklaşık 12 saat boyunca araçta muhafaza edildiğini, teslim esnasında yapılan ölçümlerde ürünlerin sıcaklıklarının -1 ile -9 derece arasında olduğunu, ürünlerin bir kısmının neredeyse tamamen çözündüğünün tespit edildiğini, davalı tarafın özensizliği sonucunda ürünlerin kabul edilmediğini, ürünlerin imalatçısı olan ....'nin zararının giderilmesi için müvekkil şirkete rücu etiğini, ... firmasının uğradığı zararın müvekkili şirket tarafından yükümlülüklerine uygun şekilde ifa edildiğini, davalı tarafa işbu husus hakkında müracaat edilmiş ise de herhangi bir netice elde edilemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası tahtında ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafın haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe itirazda haksız ve kötüniyetli olan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi gerçekleşmediğini, davacı ile müvekkilinin taşıma işi hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin davaya konu edilen yükü tam ve eksiksiz biçimde teslim ettiğini, teslim sırasında ve sonrasında müvekkiline zayi hakkında hiçbir bilgi ve başvuruda bulunulmadığını, davacının bildirim yapmamasının kendisinin kusurundan kaynaklandığını, davacının iddia ettiği gibi malda bir zayi var ise, bunun expertiz raporu ile kanıtlanması gerektiğini, davaya konu faturaya ilişkin davacı tarafından müvekkiline yapılmış bir bildirim olmadığından, her iki tarafın da ticari defterlerinin incelenmesinin gerektiğini belirterek, işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Yapılan incelemede alacaklı ... tarafından ...icra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile davalı aleyhine faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takipte 43.671,92 TL asıl alacak ve 3.414,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.086,40 TL alacak talep edildiği, takip dayanağının ... tarihli ve 43.674,92 TL bedelli fatura olduğu, faturanın taşıması yapılan ürünün ısı kaybına istinaden oluşan zarar nedeni ile tanzim edildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde yapılan itiraz nedeni ile takibin durduğu, borçlunun itiraz dilekçesinde alacaklıya herhangi bir borcu olmadığından bahisle borca ve ferilerine itiraz ettiği, akabinde eldeki davanın açıldığı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında yurt içi alt taşıma sözleşmesi akdedildiği ve davalı tarafından ... tarihinde .../... arasında soğuk zincire tabi ürünlerin taşımasının yapıldığı, ancak taşıması yapılan ürünlerin teslim alındıktan sonra soğuk zincirin kırıldığı ve ürünlerin bozulduğundan bahisle zarar talebinde bulunulduğu, ancak ürünlerin taşınması sırasında soğuk zincirin kırıldığına ve ürünlerin düşük dereceli ısıda davadışı ... marketine teslim edildiğine dair davacı tarafından dosyaya sunulan e-mail kayıtları dışında herhangi bir tutanak, eksper raporu yahut belgenin bulunmadığı, e- mail kayıtlarında sadece dava dışı firmalar arasındaki mesajlaşma kayıtlarının bulunduğu, bu itibarla bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere TTK 889 maddesi uyarınca ziyanın ve tazmin talebinin süresinde davalıya ihbar edilmediği, neticede var olduğu iddia edilen zarara davalı alt taşıyıcının sebep olduğuna dair yeterli kanıt sunulamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ürünlerin -18 derecede taşınması gerektiği davalıya bildirildiğini, buna rağmen uygun taşınmadığını, taşıma sırasında soğuk zincir in kırıldığını ve ürünlerin bozulduğunu, alıcının bu ürünleri bu nedenle teslim almadığını durumu davalıya bildirdiğini, müvekkil şirketin de kontrol edilerek bozulmayı tespit ettiğini ve süresinde ihbarda bulunduğunu, davalının ürünleri uygun şartlarda taşıdığını ve hasarsız olarak teslim ettiğini davalını araç sıcaklık nem kayıtlarını sunmaktan kaçındığını iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, İtirazın İptali (Alt Taşıma Sözleşmesi Kaynaklanan Rücuen Tazminat) istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Taşıma nedeniyle meydana gelen ziya ve hasar sonucu oluşan zararın tazmininden sözedilebilmesi için öncelikle taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesi, sorumluluğun doğması halinde ise tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.
6102 sayılı TTK’nın 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının bu yükümlülüğüne karşın eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olması halinde gönderen veya gönderilene TTK’nın 889.maddesi gereğince bildirimde bulunma yükümlülüğü yüklenmiştir. Buna göre, eşyanın açık zıyaı veya hasarının en geç teslim sırasında teslim edene bildirilmemesi halinde, yani ihtirazi kayıtsız kabul edilmesi durumunda eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğinin varsayılacağı anılan yasa maddesinde karine olarak öngörülmüştür. Taşıyıcının sorumluluğu için, karinenin aksine eşyanın taşıyıcıya teslimden sonra gönderilene ulaşmasına kadar geçen süreçte hasara uğradığının ispat edilmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, somut olayda davacının akdi taşıyıcısı olduğu unlu mamul niteliğindeki soğuk zincire tabi ürünlerin, fiili taşıyıcı olan davalı tarafından ... (...) ilçesinden alınarak ... (...) ilçesine götürülmesi hususunda yurt içi alt taşıma sözleşmesi akdedildiği, davacı tarafından, davalının taşımasını yaptığı ürünlerin teslim alındıktan sonra soğuk zincirin kırıldığı ve ürünlerin bozulduğunun tespit edildiği iddiasıyla tazminat talebinde bulunulduğu, ancak ürünlerin taşınması sırasında soğuk zincirin kırıldığına ve ürünlerin düşük dereceli ısıda davadışı alıcı ... marketine teslim edildiğine dair davacı tarafından dosyaya sunulan e-mail kayıtları dışında herhangi bir tutanak, eksper raporu yahut belgenin bulunmadığı, davacının dayandığı e-mail kayıtlarında sadece davadışı firmalar arasındaki mesajlaşma kayıtlarının bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nın 889.maddesi uyarınca ziyanın ve tazmin talebinin süresinde davalıya ihbar edilmediği, bu haliyle davacının iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmış, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 179,90.TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 552,10.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!