Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin ticari alacak davasında, atık tekstil toplama sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan zararların tazmini talebiyle yapılan istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, davalı ile imzalanan atık tekstil toplama ve geri dönüşüm sözleşmesi gereğince konteynerler için ödediği 75.000 TLye karşın, davalının belediyeden gerekli onayı almaması ve taahhütlerini yerine getirmemesi sonucu sözleşmenin haksız feshedildiğini iddia ederek, ödenen bedelin iadesi, verilmeyen 48 adet atık kutusunun aynen iadesi veya bedeli ile 100.000 TL kazanç kaybının tazminini talep ederken, davalı taraf sözleşmenin hayır projesi kapsamında olduğunu ve belediye onayı alınamadığı için ifasının mümkün olmadığını savunmuştur.

T.C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİESAS NO: █████████ KARAR NO: █████████ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026ESAS NO: ████████ KARAR NO: ████████DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2026 tarih ve ████████ E - ████████ K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı şirketin ... Tebliği gereğince ... Belediyesi'nin ihalesini üstlendiğini, üstlenilen işin alt yükleniciye verilmesi kapsamında davalı ile müvekkili arasında ... tarihli 'bazı tehlikesiz atıkların (giysiler, tekstil ürünleri) kaynağında ayrı toplanması, taşınması, sınıflandırılması, geri kazanımı işi uygulama sözleşmesi' imzalandığını, sözleşmenin 2.1 maddesinde mevcut sözleşmenin kurulması hususunda ...tarihli encümen kararının bulunduğunun açıkça davalı tarafından beyan edildiğini, yine sözleşmenin 6.1 maddesinde sözleşmenin belediyenin onayı ile yürürlüğe girdiğinin açıkça beyan edildiğini, sözleşmenin 9.2.13. maddesine göre müvekkili yüklenicinin davalının sözleşme sahasına koyacağı her bir konteyner için davalıya 500,00-TL ödeyeceğini, bu kapsamda müvekkili tarafından ... adet konteyner için nakit 36.650,00-TL ve 38.350,00-TL market kolisi yaptırarak █████/2019 tarihinde davalıya 75.000,00-TL ödeme yapıldığını, 36.650,00-TL'nin 18.250,00-TL'sinin davalının talimatı üzerine ... isimli şahsın hesabına müvekkilinin... Bankası hesabından █████/2019 tarihinde eft yapıldığını, 18.400,00-TL'sinin ise elden verilerek sözleşmedeki taahhüdünü tamamladığını, sözleşme gereğince ... adet konteyner için ödeme yapılmasına rağmen müvekkiline söz verildiği kadar yer tahsis edilmediğini, ...adet konteynerin yerleştirilmesinin sağlandığını, daha sonra bu konteynerlerin toplanarak başka bir şirkete ait konteynerlerin yerleştirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin Kayseri 7. Noterliği'nin... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, buna karşılık davalı tarafın gönderdiği ihtarnamede ise izin talebinin belediye tarafından uygun bulunmadığı, encümen kararı alınmadığı sürece taleplerinin (sözleşmenin ifasının) mümkün olamayacağını bildirdiklerini, haricen yaptıkları araştırma neticesinde davalı tarafın izin almak için belediyeye başvurmadığını öğrendiklerini, davalı tarafın ifadan kaçınmaya gerekçe olarak... Belediyesinin onay vermemesini ileri sürdüğünü, yapılan bu sözleşme nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığından bahisle sözleşmenin ifa edileceği inancı ile davalının göstermiş olduğu yerlere yerleştirilen sözleşmenin haksız feshi sonrası kendilerine iade edilmeyen mülkiyeti müvekkiline ait ...adet atık tekstil toplama kutusunun aynı iadesine, mümkün olmaması halinde şimdilik kutu başına 1.000,00-TL olmak üzere 48.000,00-TL'nin tahkikat sonucu alacağın miktarı ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırabilmek kaydı ile dava tarihinden itibaren işleyecek... avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti ile sözleşmenin ifa edileceği inancı ile sözleşmenin 9.2.13 başlıklı maddesi gereği davalıya nakit ödenen 75.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek ... avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 100.000,00-TL kazanç kaybının tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılabilmek kaydı ile dava tarihinden itibaren işleyecek...avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: davacı taraf ile müvekkili şirketin imzalamış olduğu ... tarihli bazı tehlikesiz atıkların (giysi tekstil ürünleri) kaynağında ayrı toplanması, taşınması, sınıflandırılması, geri kazanım işi uygulama sözleşmesinin gerçekte ... Belediyesi’ne ait hayır ve yardımlaşma projesinin bir parçası mahiyetinde olduğunu, bu projeyle asıl hedeflenenin vatandaşların, sözleşme gereği ... İlçesi’nin belli noktalarına konulacak olan atık tekstil toplama kutularına, ihtiyaç sahiplerine verilmek üzere koydukları, ürünlerin Belediye ile koordineli bir şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıktan sonra kullanılamayacak durumda olan tekstil ürünlerinin, geri dönüşüm sistemine dahil edilerek gelir elde edilmesinden ibaret olduğunu, yani davacı şirketin olması gereken karının ihtiyaç sahiplerinin kullanamayacağı derecede yıpranmış tekstil ürünleri üzerinden olması gerektiğini, bu sözleşmenin belediye, davacı ve davalı müvekkili firma arasında kararlaştırıldığını, kesin çizgileri konulamayan, tamamıyla güven ilişkisine dayalı bir ahitleşme olduğunu, davalı firmanın yapılacak işi alt taşeron firmaya verebilmesinin ön şartının müvekkili firmayla alt taşeron firma ile imzalanan sözleşmenin ... Belediyesi’nin encümen kararıyla onanmasına bağlı olduğunu, müvekkili firma adına hareket eden ...'ın bütün evrakları tamamladıktan sonra Encümen Kararı’nın gereği için ... tarihinde... Belediyesi ... Müdürlüğü’ne talepte bulunduğunu, ilk etapta herhangi bir sorun bulunmadığını ancak daha sonra yapılan tespit ve şikayetler üzerine kötü niyetle hareket edildiğinin anlaşılması üzerine belediye encümeni tarafından kararın çıkarılmasından vazgeçildiğini, akabinde ...Belediyesinin müvekkili firmaya göndermiş olduğu ... tarih ve ...sayılı Encümen Kararını ilgi tutan “...” Konu başlıklı yazısı ile tekstil ürünlerinin toplanması ve geri kazanılması işini 05.05.2019-01.01.2021 tarihleri arasında...Ltd. Şti.’ne alt yüklenici olarak verilmesinin kabul görüldüğünü, bu nedenle daha önce alt yüklenici olarak hizmet eden firma tarafından tekstil ürünlerinin toplanması ve geri kazanılması için dönüşüm kutularını 3 (üç) gün içerisinde monte edilen yerlerden kaldırılması gerektiğini bildirdiğini, aksi halde Belediye marifetiyle bulunduğu yerlerden kaldırılacağını ve taşıma - kaldırma bedelinin %25 fark eklenerek tahsil edileceğinin ikaz edildiğini, bu durum karşısında Encümen Kararı’nın onaylanmasına ve müvekkili firmanın belediye ile olan ilişkilerinin kötüye gitmesinde direkt kusuru olan davacı firmaya, müvekkili firma tarafından dönüşüm kutularını kaldırması hususunda ricada bulunulduğunu, davacı firmanın sadece 2-3 kutusunu kaldırmış, geri kalan kısmı için zaman kazanma adına müvekkili firmayı oyalama yoluna gittiğini, müvekkilinin de son çare olarak kutuları topladığını ve ...Bölgesi, ...cadde, no:... adresinde bulunan kendi alanında muhafaza etmeye başladığını, muhafaza ve nakliye işlemleriyle ilgili olarak 10.000,00-TL’den fazla masraf yaptığını, alanda bulunan ...adet dönüşüm kutusunun... tanesi müvekkili tarafından toplandıktan sonra geri kalan kutuların bizzat davacı firma tarafından kaldırılmak zorunda kalındığını, bu anlamda müvekkilinin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, davacı tarafın bahsi geçen ...adet dönüşüm kutusunu bahsedilen adresten her zaman için iade almasının mümkün olduğundan bahisle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...eldeki davanın açılış tarihi █████/2019'dur. Her dava açıldığı tarihteki hal ve koşullara göre değerlendirilir. Bu nedenle dava tarihine kadar hesaplama yapılması, dava tarihinden sonraki sürecin hesaplama dışı bırakılması ve tarafların itirazlarının değerlendirilmesi hususunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir. █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu ek raporuna göre işin niteliğine göre yeniden yapılan sektör araştırmasına göre kar marjının %15 olarak güncellenmesi gerektiği, davacının █████/2019 tarihleri arasında günlük ortalama satış tutarının 5.366,10-TL olduğu, sözleşmenin feshi tarihi olan █████/2019'dan dava tarihi olan █████/2019 tarihine kadar 119 günlük süre içerisinde kar kaybının 119 günlük satış tutarının 638.565,00-TL olduğu, %15 kar marjına göre bu süreçte 95.784,99-TL kazanç kaybı oluştuğu belirlenmiştir. Alınan rapor mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Netice olarak davacıya ait atık toplama kutularının eksiksiz olarak davacı şirket yetkilisi tarafından yargılama sırasında teslim alınması nedeniyle bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalıya ödenen bedelin iadesi talebi yönünden istinaf kaldırma kararında bir bozma sebebi öngörülmediğinden önceki hükmün aynen tekrar edilmesine, davacı dava dilekçesinde 100.000,00-TL kazanç kaybı talep etmiş olup bilirkişi ek raporunda 95.784,99-TL hesaplanmış olmakla bu kısım yönünden davanın kabulüne, fazlaya dair istemin reddine dair aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür. Başlangıçtaki haklılık durumuna göre davacının konteyner bedeli talebi haklı görüldüğünden bu hususta yargılama gideri ve vekalet ücreti davalıya yükletilmiştir. Davacı dava dilekçesinde konteyner bedelini 48.000,00-TL üzerinden harçlandırmış olup bu miktar ve kabulüne karar verilen diğer alacak kalemleri olan 18.250,00-TL ve 95.784,99-TL toplamı olan 162.034,99-TL yönünden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalı lehine ise reddine karar verilen 56.750,00-TL+4.215,01-TL=60.965,01-TL üzerinden vekalet ücreti hesaplanmıştır. DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacının atık tekstil toplama kutularına ilişkin talebi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacının sözleşme nedeniyle davalıya ödediği bedelin iadesi talebi yönünden 18.250,00-TL'nin temerrüt tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya dair istemin reddine, 3-95.784,99-TL mahrum kalınan kazanç bedelinin dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporu ile makul sürenin 17 ay olduğu kesin olarak tespit edildiğini, tazminat hesabında esas alınması gereken kriter "makul süre" olduğunu, dosya kapsamında alınan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda, tekstil bilirkişisi tarafından yapılan sektörel değerlendirmeler neticesinde, müvekkil şirketin aynı bölgede yeni bir sözleşme tesis etmesi için gerekli olan makul sürenin 17 aydan daha uzun bir sürede gerçekleşeceği, bu bakımdan sözleşmenin bitimine kadar kalan süre olan 17 aylık dönemin makul süre olarak dikkate alınmasının zorunlu olduğu teknik verilerle ortaya konulduğunu, ancak yerel mahkeme, █████/2025 tarihli ara kararı ile bilirkişi heyetine kâr kaybı zararının hesaplamasının yalnızca dava tarihine kadar yapılması yönünde hatalı bir talimat verdiğini, bilirkişi heyeti, █████/2026 tarihli ek raporunda makul sürenin 17 ay olduğu yönündeki tespitlerini koruduğunu, ancak mahkemenin bağlayıcı ara kararı gereği mecburen 119 günlük süre üzerinden 95.784,89 TL hesaplama yaptığını, yargılama süreci boyunca sunduğumuz beyan dilekçelerinde, kâr kaybı hesabının dava tarihi ile sınırlandırılamayacağı, makul süre olan 17 ay üzerinden hesaplama yapılması gerektiği defalarca vurgulanmış olmasına rağmen, mahkemece bu haklı itirazlarımız dikkate alınmadığını, kâr kaybı tazminatının dava tarihi ile sınırlandırılması hukuka ve yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 112. maddesi ve devamı hükümleri uyarınca, sözleşmeye aykırılık ve haksız fesih hallerinde alacaklının müspet zararının (kâr mahrumiyetinin) tazmini esas olduğunu, kâr kaybı, niteliği gereği geleceğe yönelik bir zarar olduğunu ve dava açıldığı tarihte henüz doğmadığını, ancak makul süre içerisinde doğması kesin olan zararları da kapsayacağını, bu nedenle, kâr kaybının dava tarihi itibarıyla kesilmesi, tazminat hukukunun temel prensiplerine aykırı olduğunu, mahkeme gerekçeli kararında da bu durumu açıklayamamış gerekçelendiremediğini, tek gerekçe "Her dava açıldığı tarihteki hal ve koşullara göre değerlendirilir." şeklinde olduğunu, yani ne demek istenildiği anlaşılamadığını, müvekkil dava açmasıyla aynı nitelikte yeni bir almamış yada dava konusu iş kendisine tekrar dönmediğini, haksız fesih hallerinde mahrum kalınan kârın hesaplanmasında, feshedilen sözleşmenin süresi veya dava tarihi değil, davacının benzer şartlarda yeni bir iş bulabilmesi için geçecek olan makul süre esas alınması gerektiğini, dosyada bu makul süre, uzman bilirkişi heyeti tarafından 17 ay olarak tespit edildiğini, tüm bu emsal kararlar ve dosya kapsamındaki teknik tespitler ışığında; yerel mahkemenin, bilirkişi heyeti tarafından belirlenen 17 aylık makul süreyi ve %15 faaliyet kâr marjını dikkate alarak, müvekkil şirketin 17 aylık kâr kaybını hesaplayıp hüküm altına alması gerekirken, tamamen hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde 119 günlük süre üzerinden eksik tazminata hükmetmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266. ve 282. maddelerine, delillerin takdiri kurallarına ve maddi hukuka aykırı olduğunu, ispattan yoksun belgelerle, atık kutularına dair talep hakkında hüküm kurulmaması, hukuka aykırı olduğunu, bu talebe ilişkin olarak, davalının yıllar sonra sunduğu ve her zaman düzenlenmesi mümkün belgelere istinaden, konteynerlerin "Netice olarak davacıya ait atık toplama kutularının eksiksiz olarak davacı şirket yetkilisi tarafından yargılama sırasında teslim alınması nedeniyle bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalıya ödenen bedelin iadesi talebi yönünden istinaf kaldırma kararında bir bozma sebebi öngörülmediğinden önceki hükmün aynen tekrar edilmesine, bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına" karar verdiğini, ilk derece mahkemesinin bozmadan önceki ████████ Esas sayılı dosyanın 09.02.2022 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararı ile davalıya beyanlarında belirttikleri teslim edilen kutulara ilişkin belgeyi sunması için 2 haftalık süre verilmiş davalı 17.02.2022 tarihli beyan dilekçesi ile 2 adet belge sunduğunu, davalının sunduğu belgeler 12.08.2020 ve 20.08.2020 tarihli belgeler olduğunu, beyan dilekçesinde "Aynı konuya ilişkin farklı 2 belgenin var olmasının hikmeti sebebi, kutuların gerçek teslim tarihi olan 12.08.2020 tarihinde alınan belgenin müvekkil firma yetkililerine basit ve yeteri kadar bir açıklama ihtiva etmediği şekli ile gelmiş olmasından ötürü, 1 hafta sonra yani 20.08.2020 tarihinde daha açıklayıcı ve kaşe imzalı 2. Belge alınmıştır." şeklinde belirttiğini, bu belgelerin sunulması üzerine Sayın mahkemenin 06.04.2022 tarihli celsesinde "Taraflara, █████/2020 ve █████/2020 tarihli belgede imzası olduğu iddia edilen ... isimli şahsın T.C. Kimlik numarası ve açık adresini mahkememize bildirmek üzere iki haftalık süre verilmesine" şeklinde ara karar kurulduğunu, davalı tarafından 11.04.2022 tarihli beyan dilekçesinde "... ile yapmış olduğumuz görüşmede kendisinin SGK'sının yatmadığını izah etmiş ancak tarafımıza olaylar tarihi itibariyle davacı şirketin sahibi ...'nın kendisini davacı şirketi bir çok hususta temsili yetkili kıldığı vekaletname ile bizzat davacı şirket sahibinin imzasını taşıyan davaya konu ... Adet kutunun teslim alındığını ve kutulardan vazgeçildiğini gösterir belge getirmiştir. Bu belgelerinin bir suretini dilekçemiz ekinde sayın mahkemeye bildiriyoruz" şeklinde beyanda bulunarak vekaletname ve 3. Bir belgeyi daha sunduğunu, belgelerden ve davalının beyanlarından yola çıktığında ilk olarak sunulan dilekçede kutuların gerçek teslim tarihinin ... olduğunun ve 2 adet belge olduğunun bildirildiği, ancak daha sonra ki 11.04.2022 tarihli beyan dilekçesinde 3. Bir belge daha sunduğu, sunulan vekaletname tarihinin 14.08.2020 olduğu ancak davalı beyanlarına göre kutuların gerçek teslim tarihinin ... olduğu yani hem SGK Kaydı olmayan ...'nün kutular teslim edilmişse dahi teslim tarihinde teslim yetkisi , feragat ve sözleşme imzalama yetkisinin olmadığı, teslim edildiği iddia edilen tarihin ... olmasına rağmen bu hususta ki belgelerin aradan 2 yıl geçtikten sonra 09.02.2022 tarihli duruşmada beyan edildiği görüldüğünü, bu kapsamda söz konusu belgelerin her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğu göz önüne alındığında bu belgelerin ve beyanların kabul edilir bir tarafı olmadığını, şirket yetkilisi tarafından tarafımıza feragat hususunda verilmiş bir talimatta bulunmadığını, dilekçelerimizde "Şirket sahibi değişmiş olup , Tarafımızca yeni şirket yetkilisine ulaşılamamakta olup, sayın mahkeme gerekli görürse söz konusu belgeleri Ekleyerek şirket adresine müzekkere yazıp , işbu belgelerin doğru olup olmadığının ... adet kutudan feragat edilip edilmediğinin sorulmasını talep ederiz" denilmesine rağmen bu talebimiz de karşılanmadığını, sonuç olarak, her biri kendi içinde çelişkili beyan ve her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden yola çıkarak, söz konusu talebi hakkında, zarar incelemesi yapmak ve tahsile karar verilmesi yerine, bu belgeleri müspet belgelerden kabul ederek, teslim olgusunun gerçekleştiğine hükmetmek, hukuka aykırı olduğunu, karar bu yönüyle de kaldırılmalı, her iki alacak kalemi yönünden hesap ve inceleme yapmak üzere, mahkeme kararının kaldırılması ile dosyanın ilk derece mahkemesine iadesinin gerektiğini, istinaf başvurusunun kabulüne, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı gerekçeli kararının kaldırılmasına, davamızın, bilirkişi raporuyla tespit edilen 17 aylık makul süre ve %15 kâr marjı üzerinden hesaplanacak kâr kaybı bedeli üzerinden hesaplama yaptırılarak kabulüne, sözleşmenin haksız feshi sonrası tarafımıza iade edilmeyen mülkiyeti müvekkiline ait ...adet atık tekstil toplama kutusunun aynen iadesine, mümkün olmaması halinde şimdilik kutu başına 1.000'er TL olmak üzere toplam 48.000,00 TL'nin tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda (belirsiz alacak) artırabilmek kaydı ile dava tarihinden itibaren işleyecek ... avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle müspet zarar ve atık tekstil toplama kutularının iadesi talebine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacı tarafından dava tarihi itibariyle müspet zarar talep edilebileceği ve davaya konu atık tekstil toplama kutularının davacıya teslim edildiğinin tespiti ile davacının atık tekstil toplama kutularına ilişkin talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ispat edilen kazanç kaybı talebi yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2026 tarih ve ████████ E - ████████ K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın dairemizce taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026