İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, mobilya paketleme yönteminin eser niteliği ve telif hakkı ihlali iddialarını inceleyen kararı.
Özet: Davacı, Kültür ve Turizm Bakanlığına tescilli "Mobilya Paketlemeyi Kolaylaştıran Yöntem" adlı ilim edebiyat eserinden doğan telif haklarının davalılarca ihlal edildiğini ileri sürerek tecavüzün refi, önlenmesi ve tazminat talebinde bulunmuş; davalılar ise, bahse konu yöntemin FSEK kapsamında eser niteliği taşımadığını, davacının herhangi bir buluş veya patentinin olmadığını ve tescilin kötü niyetli olduğunu iddia ederek davanın reddini savunmuştur.

T.C.

İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ███████
DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2023
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." isimli eseri ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'ne başvurarak... kayıt tescil numaralı İlim Edebiyat Eserlerine İlişkin tescil belgesi aldığını, müvekkilinin eski çalışanı, davalı...nın diğer davalının yanında çalışmaya başladığını, müvekkilinin bulduğu yöntemi, davalıların kullanarak müvekkilinin telif haklarını ihlal ettiklerini iddia ederek tecavüzün kaldırılmasını, ihlale neden olan araç gereçlere el konulmasını ve FSEK 68. Madde kapsamında ihlal nedeniyle 3 kat tazminata ilişkin şimdilik 1.000 TL dava tarihinden işleyecek faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk dava şartı noksanlığının bulunduğunu, telif hakkına konu edilebilecek bir varlık bulunmadığını, davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, ambalaj yönteminin davacı tarafça bulunmadığını, ambalaj yönteminin telif hakkına tabi bir eser gibi tescil ettirildiğini, müvekkiline ait firmada davacının iddia ettiği şekilde bir ambalajlama işinin hiçbir zaman yapılmadığını, davacıya ait herhangi bir buluş veya patentin söz konusu olmadığını, ambalaj yönteminin fikir ve sanat eseri gibi tescil ettirilmesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
TPMK kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili, müvekkilinin "..." isimli eseri ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'ne başvurarak ... kayıt tescil numaralı İlim Edebiyat Eserlerine İlişkin tescil belgesi aldığını, müvekkilinin eski çalışanı, davalı...nın diğer davalının yanında çalışmaya başladığını, müvekkilinin bulduğu yöntemi, davalıların kullanarak müvekkilinin telif haklarını ihlal ettiklerini iddia ederek tecavüzün kaldırılmasını, ihlale neden olan araç gereçlere el konulmasını ve FSEK 68. Madde kapsamında ihlal nedeniyle 3 kat tazminata ilişkin şimdilik 1.000 TL dava tarihinden işleyecek faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, arabuluculuk dava şartı noksanlığının bulunduğunu, telif hakkına konu edilebilecek bir varlık bulunmadığını, davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, ambalaj yönteminin davacı tarafça bulunmadığını, ambalaj yönteminin telif hakkına tabi bir eser gibi tescil ettirildiğini, müvekkiline ait firmada davacının iddia ettiği şekilde bir ambalajlama işinin hiçbir zaman yapılmadığını, davacıya ait herhangi bir buluş veya patentin söz konusu olmadığını, ambalaj yönteminin fikir ve sanat eseri gibi tescil ettirilmesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Dava, 5846 sayılı FSEK kapsamında eserden kaynaklanan hakların ihlali ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, dosyada örneği bulunan Telif Hakları Genel Müdürlüğü cevabi yazısında █████/2020 kayıt tescil tarihli bir sayfadan ibaret mobilya paketlemeyi kolaylaştıran yöntem isimli ... kayıt tescil numaralı İlim Edebiyat Eserlerine ilişkin kayıt tescil belgesinin bulunduğu görülmektedir. Söz konusu belge ekindeki kayıt ve tescil edilen yazı bir sayfadan oluşmakta ve " ..." başlığını taşımaktadır. Yazıda mobilya paketlemesine ilişkin ve özellikle naylon kullanımına ilişkin bir takım teknik anlatımların yer aldığı görülmektedir. Davacı vekili, söz konusu bu yazının FSEK kapsamında eser mahiyetinde olduğunu, müvekkiline ait bu eserden kaynaklanan haklara, davalılar tarafından tecavüzde bulunulduğunu iddia ederek tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile müvekkili yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmektedir. Davalı taraf ise, bu yazının eser mahiyetinde olmadığını, davacının herhangi bir patent veya buluşunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.
5846 sayılı FSEK 1/b-a maddesinde sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her yeni fikir ve sanat mahsullerinin eser olarak tanımlandığı görülmektedir. Yine kanunun 2. Maddesinde herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları, her nevi rakslar, yazılı koreografi eserleri, pandomimalar ve bu benzer sözsüz sahne eserleri, bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topografyaya maket ve benzerleri, her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne projeleri, ilim ve edebiyat eserleri olarak tanımlanmıştır.
Somut olay ve yukarıda değinilen mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça isteğe bağlı kayıt şeklinde Kültür Bakanlığı nezdinde kayıt ve tescil işlemi gerçekleştirilen bir sayfalık "..." isimli yazının ilim ve edebiyat eseri olarak kabul edilebilmesi yasal olarak mümkün değildir. Söz konusu bu yazının telif hakları Genel Müdürlüğünce isteğe bağlı tescil ettirilmesi hususu tek başına bu yazının bir İlim ve Edebiyat eseri olarak kabulüne yeterli değildir. Dolayısıyla böyle bir eser vasfı bulunmayan yazı nedeniyle davacı tarafın FSEK'ten kaynaklanan korumadan faydalanması ve eserden kaynaklanan hakların ihlali nedeniyle tazminat talebinde bulunabilmesi hukuken mümkün değildir. Bu sebeplerle davaya konu yazının FSEK 1 ve 2. Maddeleri kapsamında eser vasfını haiz olmadığı, davacının eser vasfına haiz olmayan bu yazı dolayısıyla kanundaki korumadan faydalanması ve tazminat talep edebilmesine yasal olanak bulunmadığı ve davanın bu sebeplerle reddine karar verilmesi gerektiği konusunda mahkememizde vicdani kanı oluşmuştur.
Mezkur nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın reddine,
Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Alınması gereken 179,90 TL karar harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile eksik 99,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı Gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okunup anlatıldı.█████/2023
Katip...
E imza
Hakim...
eimza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!