İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenen, eser sözleşmesinden doğan gayrimenkul teslimindeki gecikme kaynaklı iade bedeli için talep edilen ticari faizle ilgili itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, davalı şirketin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan temerrüdü nedeniyle başlattığı icra takibine yaptığı itirazın iptalini talep etmektedir. Davacı, ödemeyi yapmasına rağmen bağımsız bölümlerin süresinde teslim edilmediğini, sözleşmenin feshedilmesinin ardından davalının anaparayı iade ettiğini ancak ticari nitelikteki işleme rağmen işlemiş ticari faizi ödemediğini ve bu nedenle kalan anapara borcunun da bulunduğunu ileri sürmektedir. Davalı ise, teslimdeki gecikmenin belediye borçları ve idare mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararı gibi mücbir sebeplerden kaynaklandığını, bu durumun sözleşmedeki teslim süresini uzattığını ve uyuşmazlığın ticari değil tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunarak davasının reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2023/4 KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 13.01.2017 tarihinde düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, ilgili sözleşmede kararlaştırıldığı üzere, bağımsız bölümlerin karşılığı olarak davacı tarafından 1.713.000,00 TL'lik ödemede bulunulduğunu, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca bahse konu taşınmazların 31.08.2018 tarihinde ve sözleşmede yer alan ilave mehil süresi içerisinde teslim edilmediğini, davalının sözleşme ile üstlendiği teslim ve tapu devri yükümlülüğünü süresinde ifa etmeyerek temerrüte düştüğünü, bunun üzerine sözleşmenin .... Noterliğinin 04.10.2019 tarih ve ... yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarname ile fesih üzerine davalının, 05.02.2020 tarihinde “Sözleşme İade Bedeli” açıklamasıyla hiçbir kesinti yapmaksızın 1.712.999,00 TL tutarında ödeme yaptığını, taraflar arasında gerçekleşen iş ticari nitelikte olduğundan temerrüte düşen davalının ticari faiz ödemek zorunda olduğunu, davalının temerrüte düşmüş olması nedeniyle sözleşme iade bedeli açıklamasıyla yapılan ödemenin TBK kapsamında öncelikle faize mahsup edildiğini, bu nedenle bakiye anapara borcunun ödenmesi gerektiğini, yapılan ödemenin eksik olduğu gerekçesiyle Bakırköy 40. Noterliğinden keşide edilen ihtarname ile 1.712.999,00 TL'lik ödemenin işlemiş faizi olan 754.529,13 TL'lik tutarın mahsubu neticesinde ihtarname tarihi itibariyle bakiye anapara iade bedeli borcunun 958.469,87 TL olduğunu ve bu bedelin de üç iş günü içerisinde ticari faizi ile birlikte ödenmesinin davalı şirkete ihtar edildiğini, ilgili bedelin ödenmemesi üzerine 14.02.2020 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nde davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, yetki itirazı üzerine takibin .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile devam ederek davalıya ödeme emrinin gönderildiğini, söz konusu takibe itiraz edilmesi üzerine huzurdaki davanın ikame edildiğini, bu nedenle davalının haksız itirazının iptali ile %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların her ikisi şirket olsa da dava konusu taşınmazların satışının ticari iş kapsamında olmadığından ortada bir ticari uyuşmazlığın mevcut olmadığı, bu nedenle görevli Mahkeme'nin Bakırköy Tüketici Mahkemeleri olduğu, 13.01.2017 tarihinde akdedilen sözleşmeye göre davacının 1.712.999,00 TL toplam beş adet taşınmaz satın aldığını ve fakat sözleşmede öngörülen sürede sürede teslimin gerçekleşmemesinin ... Belediyesi'nin borçları nedeniyle açılan icra takiplerindeki hacizler ve İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nin █████████ E. sayılı dosyasında verilen yürütmeyi durdurma ilamından kaynaklandığı, buna göre, yürütmenin durdurulması yönünde verilen 21.08.2017 tarihli karar ile bu kararın kaldırıldığı 20.03.2018 tarihleri arasına tekabül eden yedi aylık süreçte inşaatın mühürlendiği ve bu durumun ifa açısından mücbir sebep teşkil ettiği, söz konusu davanın ise üçüncü kişi tarafından projenin yapı ruhsatları ve ÇED belgesinin iptali için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve ... Belediyesi'ne karşı açıldığı; davalı şirketin hiçbir kusuru yok iken inşaatın mühürlenmesinden kaynaklı faaliyete devam edilemediği, anılan dava reddedilse de davalının mağduriyet yaşadığı, daha sonra alıcılara bağımsız bölümlerin fiili teslimlerinin yapıldığı fakat tapu devrinin tapudaki arsa sahibi ... Belediyesi'nin borçlarından kaynaklanan hacizlerden dolayı gerçekleştirilemediği, ilgili durumdan davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle ... Belediyesi tarafından kendilerine bir yıldan uzun süre ile süre uzatımı verildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1. maddesinde projenin büyüklüğü ve daha kaliteli yapılması amacıyla teslim tarihinin bildirimsiz bir şekilde 6 ay daha uzayabileceğinin yazılı olduğu, bu durumda sözleşmenin teslim tarihinin 01.03.2019 tarihi olduğu, bu tarihin fiilen teslim tarihi olduğu fakat yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinin inşaatın yapılmasının önüne geçtiğinden teslim süresine sözleşmenin 6.1. maddesi gereği en az yedi ay daha eklenmesi gerektiği, bu halde teslim tarihinin 01.01.2020 olarak kabul edilmesi gerektiğini, sözleşmenin 6.11. maddesinde yüklenicinin kusur ve ihmalinden kaynaklanmayan gecikmelerden sorumlu tutulamayacağının yazılı olduğu, sözleşmenin 10.1. maddesine göre, tapu devri için bir tarih belirlenmediği ve kat irtifakı kurulduktan sonra tapu devrinin yapılacağının belirtildiği, üçüncü şahsın idare mahkemesi nezdinde açtığı davanın ruhsat iptalini de içerdiğinden kat irtifakının bu nedenle kurulamadığı, Ön Ödemeli Konut Satışları Yönetmeliği'nde sözleşmenin alıcı tarafından feshedilmesi halinde sözleşme bedelinin sözleşme tarihinden itibaren ilk üç ay için sözleşme bedelinin yüzde ikisi, üç ila altı ay arası için sözleşme bedelinin yüzde dördü, altı ila on iki ay arası için sözleşme bedelinin yüzde altısı ve on iki ila yirmi dört ay arası için de sözleşme bedelinin yüzde sekizi miktarında tazminatın satıcıya ödeneceği ve iadenin 180 gün içerisinde yapılacağının düzenlendiğini, buna rağmen davalı şirketin yasal tazminat talep etme hakkı varken bu mahsupları yapmadan doğrudan sözleşme bedeli olan 1.712.999,00 TL'yi ödediğini, sözleşmenin alıcı tarafından haklı sebeple feshedildiğinin kabulünde dahi taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 14.2. maddesinde yaptığı ödemelerin hiçbir kesinti yapılmaksızın kendisine, fesih ihbarnamesinin tebliğinden itibaren fesihte uyuşmazlık olmadığı halde üç ay sonra başlamak üzere ve en geç yedi ay içinde faizsiz olarak iade edileceğinin, aksi takdirde yasal faiz işlemeye başlayacağının kararlaştırıldığı, somut ihtilafta TBK m. 100 hükmünün uygulanamayacağı, davalı şirketin davacı şirkete karşı borcunun bulunmadığı; davacının sözleşmeyi feshettiği tarihten itibaren haksız fesih olsa da yedi ay olmadan yasal faiz talep edilemeyeceğini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Borçlar hukukunda fertlerin “irade serbestesi” prensibi hâkimdir. Hülâsa taraflar, kanuna, ahlaka, kişilik haklarına ve kamu düzenine aykırı olmamak kaydıyla sözleşmenin içeriğini belirleme yetkisine sahip olup; somut olayda davacı ve davalı arasında aksi iddia edilmediğinden serbest iradeleri ile13.01.2017 tarihinde düzenleme şeklinde “Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” akdedilmiş ve bu sözleşmenin hükümlerinde faiz hususu yukarıda belirtildiği üzere açıkça kararlaştırılmıştır. Bu açıklamalar ışığında; davalı şirket fesih ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi ay içerisinde 05.02.2020 tarihinde sözleşme uyarınca ödenen tüm bedeli kesinti yapmaksızın davacı tarafa iade ettiği, dolayısıyla sözleşme gereği davacı tarafın faiz talebinde bulunamayacağı takdir ve sonucuna varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebine ilişkin olarak; somut olayda takip haksız olmakla birlikte kötü niyetli olarak yapıldığı davalı tarafça ispatlanamadığından, davalı vekilinin de tazminat talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket sözleşme ile üstlenmiş olduğu teslim ve tapu devri yükümlülüğünü süresinde ifa etmemiş olduğundan davacı şirketçe mezkur sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, alıcının sözleşme ile üstlenmiş olduğu yükümlülükleri yerine getirmesinin ardından bağımsız bölümlerin teslim ve tapu devri gerçekleştirilmesi gerektiğini ancak buna rağmen davalı şirket kararlaştırılan süre ve ilave süre içerisinde teslim ve tapu devri yükümlülüğünü yerine getirmeyerek temerrüte düştüğünü, davalı verilen süre içerisinde herhangi bir ifada bulunmadığı gibi ihtarnameye cevap vermediğini ve bunun üzerine davacı şirketin ihtar ettiğini, ihtarname sürecinin ardından taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde davalı borçlu taraf 05.02.2020 tarihinde sözleşme iade bedeli açıklaması ile davacı banka hesabına, hiçbir kesinti yapılmadan, 1.712.999 TL'lik ödeme gerçekleştirdiğini, yapılmış olan bu ödeme ile de görüleceği üzere davalı tarafça hiçbir kesinti yapılmadan sözleşme ana para borç tutar kadarı iade edildiğini, taraflar arasında imzalı sözleşme ve davalı tarafça yapılan iade ödeme tutarı değerlendirildiğinde davacı şirketçe sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme genel işlem koşulu niteliğinde ve kamu düzeninden olup Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca sözleşme temelli uyuşmazlıkların genel işlem koşulları yönünden denetime tabii tutularak değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmenin incelemesi yapıldığı takdirde sözleşme hükümlerinin davacı şirket aleyhine olduğunu, fesih hükümlerine yer verilen 14.maddenin bu kapsamda matbu bir metin içerdiğini ve müzakereye açık olmaması nedeniyle davacı şirketin zararına sebebiyet vereceğini, dosya kapsamında ve işbu dilekçemizde izahı yapılan tüm nedenler uyarınca taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümler uyarınca denetlenmesini ve bu doğrultuda dosya kapsamında inceleme yapılması gerekmekte iken mahkemece işbu taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davalı şirket ticari işin teslim ve ifasında bulunmadığından hem TBK md.117 kapsamında hem de Yargıtay'ın ilgili kararları doğrultusunda temerrüte düştüğünü, yapmış oldukları açıklamaların ardından ticari iş nedeniyle temerrüte düşmüş olan davalı şirketin ticari faiz ödeme yükümlülüğü bulunduğu noktasında şüphe bulunmadığını, davalı tarafın temerrüte düşmüş olması nedeniyle sözleşme iade bedeli açıklaması ile yapılmış olan ödeme TBK kapsamında öncelikle faize mahsup edilmekle bakiye anapara borcunun ödenmesi gerektiğini, davalı şirket sözleşmede kararlaştırılmış olan sürede teslim ve devir işlemlerini gerçekleştirememiş olduğundan temerrüte düştüğünü ve ardından 05.02.2020 tarihinde davalı şirket tarafından "sözleşme iade bedeli" açıklaması ile ödeme yapıldığını, ihtarname ile davalıya yapmış olduğu ödemenin kısmi ifa niteliğinde olduğu bu nedenle de bakiye anapara bedel borcu olduğunun bildirildiğini, davalının kesin vade ve vadenin geçmesi ile temerrüte düştüğü sabit olduğundan bu tarih uyarınca tacir olan davacıya ticari faiz ödeme sorumluluğu altında olduğunu, davalının yaptığı iade ödemesinin işlemiş faizli borç yekunundan öncelik faize olmak üzere mahsubu ve nihayetinde bakiye alacağın belirlenmesi gerektiğini, taraflarınca bu şekilde hesaplama yapılarak icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin yapmış olduğu bildirimlere ve taraflar arasında yapılmış olan görüşmelere rağmen davalı şirket bakiye anapara bedel borcunu ödememiş olup başlatılmış olan icra takibine kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, haksız ve hukuka aykırı yapılmış olan itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi gerekmekte iken yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davalının takibe itirazı haksız ve kötüniyetli olduğundan takip çıkış tutarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesine dayalı faiz alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının faiz talep edip edemeyeceği, sözleşmede faiz talep edemeyeceğine ilişkin maddenin genel işlem koşulu olup olmadığı noktalarındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında .... İcra Müdürlüğünü ... Esas sayılı takip dosyasında, " 1.712.999,00 TL asıl alacağın (13.01.2017 açıklama 13.01.2017 tarihli .... Noterliği ... yevmiye numaralı Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi Kapsamında Ödenen İadesi gerekli ana para tutarı) " sebebine dayalı olarak 769.359,47 TL asıl alacak, 2.608,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 771.967,91 TL alacağın tahsili istemiyle 14.02.2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Taraflar arasında, .... Noterliğinin 13.01.2017 tarihli, ... yevmiye numaralı, Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile İstanbul ili, ... ilçesi, “...” isimli projede yer alan .... Blok ..... Kat ..... numaralı, .... Blok ...... Kat ... ve .. numaralı, .. Blok ... Kat .. numaralı, .. Blok ... Kat ... numaralı bağımsız bölümlerinin toplam 1.713.000,00 TL bedelle satışı konusunda anlaşma yapılmıştır.Sözleşmenin Bağımsız Bölümün Teslim İşlemleri başlıklı 6. Maddesinde, 6.1. '' Bağımsız bölümün teslimi sözleşme tarihinden itibaren 36 ayı geçmeyecek şekilde 31.08.2018 tarihinde yapılacaktır. Ancak satıcı ve yüklenici projenin büyüklüğü nedeniyle bağımsız bölümlerin kaliteli ve modern bir biçimde tamamlanabilmesi maksadıyla bağımsız bölümün teslim tarihini bildirim yapmaksızın 6 ay daha uzatılabilir. Bu süre gecikme olarak değerlendirilemez. Satıcı ve yüklenici mücbir sebep olağanüstü hal gibi kendisine bağlı olmayan nedenlerin söz konusu olması halinde bu nedenlerin ortadan kalktığı tarihe kadar teslimle mükellef olmayacaktır. Bu halde teslim tarihine mücbir sebep veya engelin devam ettiği süre eklenir. Bu durumda alıcı herhangi bir hak talep etmeyeceğini gayri kabili rücu kabul ve taahhüt eder. Grev, lokavt, ekonomik kriz yasalarda meydana gelebilecek değişiklik, idari makamlara ruhsat iptali ve işlemleri askıya alması yeni teslim proje onayları ruhsat verilmesi ve mahal listesi onayı gibi idareden kaynaklanan gecikmeler ve benzeri satıcı ve yüklenicinin kontrolü dışındaki mücbir sebeplerden kaynaklanan gecikmelerden satıcı sorumlu tutulamaz.''Sözleşmenin Alıcı Tarafından Haklı Nedenle Feshi başlıklı 14. Maddesinde, 14.1.''Sözleşme konusu bağımsız bölümün erteleme süresi dahil belirtilen sürede mücbir nedenler ile satıcı/ yüklenici ağır kusuru nedeni ile teslim edilememesi,'' 14.2. ''Alıcının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi halinde yaptığı ödemeler hiçbir kesinti yapılmaksızın kendisine fesih ihbarnamesinin tebliğinden itibaren fesihte uyuşmazlık olmadığı takdirde üç ay sonra başlamak üzere ve en geç 7 ay içinde faizsiz olarak İade edilecektir . Aksi halde yasal faiz işlemeye başlayacaktır. '' hükümleri düzenlenmiştir.Sözleşmeye konusu taşınmazların teslim tarihi olan 31.08.2018 tarihinde teslim edilmemiş olması nedeniyle, davacı tarafından davalıya, .... Noterliği, 19.09.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile “taşınmazların üç gün içerisinde teslimi ile aynı süre içerisinde tapu devirlerinin gerçekleştirilmesi, aksi takdirde mezkur sözleşmenin haklı nedenle feshedileceği” ihtar edilmiştir. Davalının söz konusu ihtarnameye cevap vermemesi üzerine davacı tarafından .... Noterliğinin 04.10.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile, “19.09.2019 tarihli ihtarnamede belirtilen mehil süresinde ifada bulunulmadığından sözleşmenin haklı nedene dayalı olarak feshedildiği ve bu nedenle ödenen tüm bedellerin, ticari avans faizi ile birlikte ihtarın tebliğinden itibaren üç gün içerisinde ödenmesi” talep edilmiştir. Davalı tarafından 05.02.2020 tarihinde “Sözleşme İade Bedeli” açıklamasıyla davacı tarafından ödenen 1.712.999,00 TL’nin iade edildiği görülmüştür.Davacı, davalının teslim tarihinde taşınmazları teslim etmemiş olması nedeniyle aralarındaki sözleşmeyi haklı feshettiğini, davalı tarafından 05.02.2020 tarihinde “Sözleşme İade Bedeli” açıklamasıyla yapılan 1.712.999,00 TL ödemenin kısmi ifa olduğu, bu nedenle işlemiş faiz 754.529,13 TL faizin mahsubu sonucunda 958.469,87 TL ödenmesi gerektiğini, .... Noterliğinin 04.10.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talep etmiş, .... İcra Müdürlüğünü ... Esas sayılı takip dosyasında, 769.359,47 TL asıl alacak, 2.608,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 771.967,91 TL için takip yapmış, davalı, davacı tarafından 14.10.2019 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiği, sözleşmenin 14.2. maddesine göre ödediği bedeli hiç bir kesinti yapmadan 05.02.2020 tarihinde 7 ay dolmadan iade ettiği, bu nedenle sözleşmeye göre faiz ödeme yükümlülüğü bulunmadığı savunmasında bulunmuştur. Davacı sözleşmede faize ilişkin bu hükmün genel işlem şartı mahiyetinde olduğu ileri sürülmüştür.Somut olayda, taraflar arasındaki Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi 6. Maddesine göre taşınmazların tesliminin 31.08.2018 tarihinde yapılacağının, ancak satıcı ve yüklenici projenin büyüklüğü nedeniyle bağımsız bölümlerin kaliteli ve modern bir biçimde tamamlanabilmesi maksadıyla bağımsız bölümün teslim tarihini bildirim yapmaksızın 6 ay daha uzatılabileceğinin kararlaştırıldığı, inşaatın ... Belediyesi'nin borçları nedeniyle açılan icra takiplerindeki hacizler ve İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nin █████████ E. Sayılı dosyasında verilen yürütmeyi durdurma kararı, inşaatın mühürlenmesinden kaynaklı tamamlanamadığından, bağımsız bölümlerin kaliteli ve modern bir biçimde tamamlanabilmesi maksadıyla verilen 6 aylık uzatma süresi olayda uygulanamayacaktır. Bu durumda davalının söz konusu taşınmazları teslim edemeyeceğinin anlaşılması karşısında davacı tarafından .... Noterliğinin 04.10.2019 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi haklı feshettiğinin kabulü gerekir.Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Buna göre bir sözleşmede genel işlem koşulları bulunması bu düzenlemeleri geçersiz kılmaz. Ancak sözleşme kapsamındaki karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının geçerli olması, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.6098 sayılı TBK'nın 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler hakkında da geçerli olmakla birlikte, genel işlem koşullarının TTK'nın 18/2. maddesinde düzenlenen her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Kanun koyucu, tacirlerin faaliyetlerini yürütürken tacir olmayanlara göre daha dikkatli ve özenli olması gerektiğini öngörmüştür. Tacirlere yüklenen bu gereklilikler, tacirlerin faaliyetlerinde daha çok risk altına girebileceğinin kabulü sonucunu doğurur. Bu durum 6762 sayılı Kanun’da düzenlenen basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğünde kendini gösterir. Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere objektif bir özen ölçüsü getiren basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü, tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli ve öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesi gerektiği anlamına gelir..... Noterliğinin 13.01.2017 tarihli, ... yevmiye numaralı, Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi tarafların iradesini yansıttığı, sözleşmenin 14.2.'' Alıcının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi halinde yaptığı ödemeler hiçbir kesinti yapılmaksızın kendisine fesih ihbarnamesinin tebliğinden itibaren fesihte uyuşmazlık olmadığı takdirde üç ay sonra başlamak üzere ve en geç 7 ay içinde faizsiz olarak iade edilecektir. Aksi halde yasal faiz işlemeye başlayacaktır.'' hükmü haksız şart teşkil etmediği gibi davacı tarafın basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olan tacir olması gerektiği gözetilerek davacı ile davalı arasındaki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin genel işlem koşullarına aykırı hükümler içermediği görülmüştür.Somut uyuşmazlıkta taşınmaz bedeli olarak kararlaştırılan 1.712.999,00 TL bedelin davacıya ödendiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. 14.2. Alıcının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi halinde yaptığı ödemeler hiçbir kesinti yapılmaksızın kendisine fesih ihbarnamesinin tebliğinden itibaren fesihte uyuşmazlık olmadığı takdirde üç ay sonra başlamak üzere ve en geç 7 ay içinde faizsiz olarak iade edilecektir. Aksi halde yasal faiz işlemeye başlayacaktır hükmüne göre, davalı fesih ihtarnamesinden sonra 05.02.2020 tarihinde yaklaşık 4 ay içinde bedel iadesini yapmıştır. Davalı şirket fesih ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi ay içerisinde 05.02.2020 tarihinde ödenen tüm bedeli kesinti yapmaksızın davacı tarafa iade etmiş olup, artık bu durumda davacı sözleşmeye göre faiz talebinde bulunamayacağından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 81,00 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026