Adana BAM 9. Hukuk Dairesinin vekalet sözleşmesinden kaynaklanan, gümrük müşavirinin özen borcuna aykırılıkla ticari itibar zedelenmesi ve maddi zarara yol açan tazminat davası istinaf kararı.
Özet: İthalat-ihracat yapan bir şirketin, gümrük müşavirliği şirketine karşı açtığı tazminat davasında, müşavirin vekalet sözleşmesinden doğan sadakat, özen ve şahsen ifa borçlarını, uluslararası transit yüklerin gümrük ve armatör nezdindeki işlemlerini yetkisiz bir çalışanına yaptırarak ihlal ettiği iddia edilmiştir; bu ihmalkar davranış sonucunda davacı şirketin maddi ve manevi büyük zararlar gördüğü, ticari itibarının zedelendiği, armatör şirketlerle sorunlar yaşadığı ve hatalı işlemler nedeniyle oluşan cezai ücretleri ödemek zorunda kaldığı belirtilerek, özellikle Suriyeden gelen ve İsraile gidecek iki konteyner gıda malzemesinin Türkiyedeki indirme, antrepoya alma ve yeniden yükleme süreçlerindeki yanlış uygulamaların davacıya maliyetli olduğu ileri sürülmüştür.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2022
NUMARASI : 2021/... Esas ve 2022/... Karar
DAVACI : ... MADENCİLİK İÇ VE DIŞ
TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : ... GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ LİMİTED
ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :█████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :█████/2026
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ve 2021/... Esas- 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, 100.000,00 TL esas sermayeli uluslararası ithalat ve ihracat şirketi olduğunu, davalı şirketin ise, müvekkili şirketin Suriye'den gelen ve İsrail'e gönderilen ... konşimento numaralı 40’lık 2 konteynır gıda malzemesinin Türkiye’ye indirilmesi ve İsrail'e gönderilmesi için 13.01.2021 tarihinde vekalet sözleşmesiyle vekil tayin edilen... müşaviri olduğunu, vekaletnamelerde... müşavirlerinin "… şirketimizin... müşavirliği ile ilgili serbest dolaşıma giriş, transit, gümrük antrepo, dahilde işleme, gümrük kontrolü altında işleme, geçiçi ithalat, hariçte işleme ve ihracat rejimlerine ve 4558 sayılı... kanununda adı geçen ekonomik etkili... rejimleri de dahil olmak üzere bütün... rejimlerine tabi tutulacak her türlü eşyanın gümrüğe sunulması için özet beyan dahil bütün işlemleri yapmaya..." denilmek suretiyle ordinosunun alınarak konteynerden boşaltımı, malın antrepoya alınması ve başka konteynere nakli dahil tüm işlemleri vekalet veren şirketler adına yapmaya yetkili kılındığını, gümrük müşavirleri vekalet sözleşmesiyle yetkilendirildiğinden vekalet sözleşmesinden kaynaklan borçlardan olan sadakat ve özen borcu, şahsen ifa ve hesap verme borçlarından sorumlu olduklarını, vekilin vekil edenin talimatları ile bağlı olup işini görme edimini yerine getirirken özen borcuna da uygun olarak davranmakla mükellef olduklarını, vekaletnamede de belirtildiği gibi vekalet verilen... müşaviri şirketin uzmanlık alanı olması sebebiyle “...Hariçte işleme ve ihracat rejimlerine ve 4458 sayılı... Kanununda adı geçen Ekonomik etkili Gürmük Rejimlerine tabi tutulacak her türlü eşyanın gümrüğe sunulması için özet beyana dahil bütün işlemlerini yapmak” amacıyla vekil tayin edildiğini, bu kapsamda davalı şirketin armatör şirket ... Acenteliği A.Ş ile tüm işlemleri yapmak üzere yazışmalar yaptığını ve ordino alımı, konteynerin boşaltımı, malların antrepoya alınması dahil konteynerlerin gidecek gemiye yüklenmesi adına yapılacak tüm işlemleri vekil olarak armatör nezdinde yürüttüğünü, malların Türkiye'ye girişinin yapılması ile malların antrepoya alınması ve malın çıkışının yapılmasının... müşavirinin görev ve sorumluluğunda olduğunu, davalının malların Türkiye’ye girişi ve Türkiye'den çıkışı için armatör şirketler nezdinde yapılması gereken işlemler ve ödenmesi gereken ücretler ile ilgili yazışmaları şahsen ifa borcuna aykırı olarak davalı şirket bünyesinde çalışan ve... müşaviri olmayan çalışanı ...'a yaptırdığını, vekaletnamede bu şahsın vekil tayin edilmediğini, sözkonusu çalışanın ve vekil tayin edilen şirketin bu konuda özensiz davranması sonucunda müvekkilinin maddi ve manevi olarak büyük zararlara uğradığını, müşteri portföyü açısından uluslararası alanda ticari itibarı zedelendiğini, yapılan yanlış işlemlerden dolayı müvekkili şirketin ödeme güçlüğü yaşamış müşterisine karşı ticari olarak zor durumda kaldığını, ticari itibarının sarsıldığını ve yapılan yanlış işlem nedeniyle ortaya çıkan bir çok ücret ve masrafları üstlenmek zorunda kaldığını, ayrıca armatör şirket nezdinde ticari itibarının sarsıldığını, armatör şirketin davalının basiretsiz davranışları nedeniyle doğan zararlardan müvekkili şirketi sorumlu tuttuğunu, yanlış işlemler nedeniyle cezai ücretler doğduğunu ve bunları müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, deniz ticaretinde sözkonusu durumun şirket açısından büyük sorunlar doğurduğunu, dünya ticaretinde armatörlerin sınırlı sayıda olması sebebiyle bundan sonraki yüklerinde de sıkıntılı süreçlerden geçeceklerini, müvekkili şirketin Suriye'den gelen mallarını indirmesi ve konteynerleri boşaltarak malları ardiye alması ve İsrail'e gidecek olan gemiye yüklenmesi için ORDİNO alması gerektiğini, ORDİNO alınması için ise armatör şirkete lokal, depozito, demuraj ve ardiye ücretlerinin ödenmesi gerektiğini, bu ödemelerden sonra armatör şirketin yükün Suriye'den gelen konteynerlerden çıkartılmasına izin verdiğini ve yüklerin ardiye denilen depolara alındığını, akabinde uygun gemi bulunana kadar ardiye bölgesinden bekletildiğini, dava konusu olayda ... konşimento numaralı 40’lık 2 konteyner gıda malzemesi Suriye'den geldiğini, evrakların son teslim süresi 15.03.2021 tarihi olan ve İsrail'e gidecek olan gemi için masraflarının çıkarılmasının müvekkili şirketin lojistik danışmanı ... tarafından müşavir şirketten istenildiğini, gümrük müşavirleri tarafından ise ORDİNO alınması için yapılacak ödemeler müvekkili şirkete; ordino ve depo:3720 USD + demuraj:1396 USD + ardiye:1000 USD olmak üzere toplam 6116 USD olarak iletildiğini, müvekkili tarafından ise davalıya masraflar için toplam 6317 USD havale edildiğini, ancak armatör tarafından yapılan ticaretin OFAC kapsamında olduğu ve TL ödemesi yapmaları gerektiği... müşaviri şirkete bildirilmesine ve TL olarak bedellerin yatırılması istenilmesine rağmen 3.680,36 TL Lokal, 11.253,40 TL demuraj ücreti ve 22.648,37 TL depo ücretinin; gümrük müşaviri şirket tarafından müvekkil şirketten 6317 USD olarak alındığını ve armatör şirkete USD olarak ödendiğini, maillerden de armatör şirket tarafından davalı... müşaviri şirketin ödemelerin TL olarak yapılması konusunda daha önceden uyarıldığının anlaşıldığını, 10 Mart 2021 tarihinde bedellerin dolar olarak ödenmesi akabinde armatör tarafından söz konusu bedeller kabul edilmeyerek, dolar ödemeler iade edilmeden bedellerin TL olarak ödenmesinin istenildiğini, bu aşamadan sonra da hergün katlanarak artan ardiye ve demurage giderleri müvekkili şirkete yüklenmeye başladığını, armatör şirket tarafından ödemelerin TL olarak yapılması ile işlemlere devam edileceği bildirildikten sonra müvekkili şirketin özen borcuna aykırı davranarak hatalı işlemler yapan davalı şirkete söz konusu bedellerin kendileri tarafından ödenmesi gerektiğini şu anda nakdi sıkıntıda olduğunu belirttiğini, ancak vekil tayin edilen müşavir şirketin bu durum karşısında müvekkili şirketin lojistik danışmanı ...’yı arayarak ve mesaj atarak müvekkili şirketin vekalet sözleşmesini feshetmek istediklerini belirttiklerini, davalı tarafa vekalet sözleşmesinin haksız olarak feshedilmemesi gerektiği belirtilmesine rağmen davalı müşavir şirket kendi yaptıkları ihmal ve özensiz davranış nedeniyle ortaya çıkan zararlardan kurtulmak adına bakiye kalan ücreti iade ederek vekalet sözleşmesini feshettiğini ve müvekkili şirketi yarı yolda bıraktığını, zaten maddi olarak sıkıntıda olan müvekkili şirketin... müşaviri şirketin de vekalet sözleşmesini feshetmesiyle bir de... müşaviri şirket arayışına girdiğini, vekil tayin edilen müşavir şirketin özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu hem zaman hem de nakit olarak sıkıntıya giren müvekkili şirketin 2 konteyner mal için iflasın eşiğine geldiğini, gümrük müşavirlerinin ihracaat ve ithalat rejimlerine hakim olmak zorunda olduğunu ve bu konuda uzmanlıkları gereği de temsil ettikleri şirketleri zarara uğratmamak adına özen ve sadakat yükümlüğü ile bağlı olduklarını, davalı tarafın ise bilmek zorunda oldukları OFAC kapsamını bilmedikleri gibi armatör tarafından ısrarla TL ödenmesi gerektiği ve OFAC kapsamında olunduğu belirtilmesine rağmen dolar ödeme yaparak müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davalı tarafın şahsen ifa borcu altında olup; çalıştırdıkları yardımcılarının veya çalışanlarının yaptıkları hatalardan da bizzat sorumlu olduğunu, dava konusu olayda davalı tarafın... mevzuatına ve ihracaat ithalat rejimlerine hakim olmayan bir çalışanları vasıtasıyla işlemleri yaptırdığını, bu kapsamda da çalışanları ve armatör nezdinde işlemlerini yapan ...'ın armatör şirketten gelen mailleri anlayamadığını, bu hususun armatör ile davalı şirket arasındaki mail yazışmalarından anlaşıldığını, armatör şirketin açıkça davalı tarafı yapılan ticaretin OFAC kapsamında olduğu ve bu kapsamda ödemelerin TL yatırılması gerektiği noktasında uyardığını, hatta demuraj ücretinin proforma halini TL olarak da gönderdiğini, davalı tarafın özen borcuna aykırı hareket ederek yatırılması gereken ücretleri yanlış para birimi üzerinden yatırarak müvekkilinin ORDİNO’yu alamamasına ve bu aşamadan sonra da her gün artan fiyatlarla demuraj ve ardiye ödemelerine maruz kalmamıza sebebiyet verdiğini, tüm bu yanlış işlemler kapsamında müvekkili şirketin armatör şirkete 37.689,39 TL depo ve ardiye ödemesi, 68.235,31 TL demuraj ödemesi olmak üzere toplam 105.924,7 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, ancak... müşavirleri tarafından ödemeler zamanında ve TL olarak yapılmış olsaydı; müvekkili şirketin 37.582,13 TL ödeyeceğini, konteynerin alıcısı bekletilmeyecek ve müvekkili şirketin ticari itibarı sarsılmamış olacağını, konteynerları gönderilmesi gereken günden 2 ay geç gönderilerek müşterisine karşı ticari açıdan zor durumda kaldığını, Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere ticari itibarı zedelenen şirketlerin de bu sebeple manevi tazminata hak kazandığını, sözkonusu tazminat tutarının ise itibarı zedelenen şirketi zenginleştirmemek kaydıyla telafi eder nitelikte olması gerektiğini, tazminat bedeli belirlenirken ise şirketin sermaye yapısı ve yapılan alış-veriş ve veya ticaret tutarının esas alınması gerektiğini, müvekkilinin yaptığı ticaretin ise 28.000 USD değerinde olduğunu belirtmiş, 68.342,57 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 10.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket... işlemlerinin yürütülmesi için anlaştığını, davacı yan tarafından belgelerin iletildiği gün gümrüğe başvuru yapıldığını, geminin gelmesi ile evrakların müvekkili şirkete teslimi arasında yaklaşık 25 gün zaman bulunduğunu, müvekkili şirkete evrakların kargo yolu ile 10 mart civarında ulaştığını ve bu doğrultuda aynı gün davacı yana mail atılarak evrakların ulaştığı bilgisi verildiğini, hemen aynı gün işlemler yapılarak ordino için müracaatta bulunulduğunu, maillerden de anlaşılacağı üzere gelen bedel usd olduğundan ve bu doğrultuda genel uygulama USD olarak işlem yapıldığından USD olarak işlem yapıldığını, işlemin OPAC kapsamında olması ve paranın USD yatılmasından sonra şirket avukatının telefonla arayıp şirket yetkilisine ağza alınmayacak kelimeler kullanması neticesinde müvekkili şirketin vekalet akdinden kaynaklı işin artık yapılamayacağını davacı yana bildirdiğini ve mail yolu ile taraflarına iletilen IBAN'a bakiye ücreti yatırdıklarını, hatta şirketin zarar görmemesi için 24 martta evrakların teslim alınmadığını, gönderilmeyecek ise kargolanacağına ilişkin mail de gönderildiğini, müvekkilinden evrakların 26 Martta imza karşılığı teslim alındığını, daha sorumluluk başlamadığı halde işin takibi açısından yazışmaların yapıldığını, zira... müşavirinin sorumluluğunun ORDİNO alınması ile başladığını, davacı yanın ordino alınması için gereken fatura ve orijinal belgeleri müvekkili şirkete geç teslimi ve ödemelerin zamanında yapılmaması üzerine işlemlerin uzun sürdüğünü, sözkonusu gecikmede müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacı her ne kadar vekaletle yetkilendirme yapmış ise de iş takibinin her zaman yetkililer tarafından yapılmayabildiğini, yazışmaları yapan kişi ...'ın şirket çalışanı olup B karnesine sahip olduğunu, işinde ehil olup işin nasıl yapılacağını bilen bir kişi olduğunu, davacının manevi zararının oluşup oluşmadığının belli olmadığını, oluşmuşsa da bunda müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, sermayesi 100.000,00 TL olan firmanın manevi zararının 50.000,00 TL olmasına anlam veremediklerini, iddianın hukuki temelden yoksun ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin işlemlerde gerekli olan özen ve sadakat yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak davacı yanın müvekkili ile arasında oluşan güvenin sarsıldığını, davacı yanın avukatları tarafından müvekkili şirkete karşı ağır üslupla yapılan aramalar sonucu müvekkilinin sözleşmesini feshettiğini, müvekkili şirket ile davacı yan arasındaki ilişki henüz işlemlerin başında sona erdiği için akabinde davacının yükü ne kadar geç yollayıp yollamadığını bilmediklerini, davacının maddi tazminat talebinin neden kaynaklandığını da açıklaması gerektiğini belirtmiş ve davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Somut olayda her ne kadar mahkemece, davalının mütemerrit davranıp mal teslimini kesmesinin, davacının ticaretini döndürememesine yol açtığı, maruz kaldığı icra takipleri nedeniyle ticari itibarının zedelendiği gerekçesi ile manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun TMK’nun 24. ve TBK’nun 58.maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlaline neden olacağının kabulü mümkün değildir. Her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilememiştir. Bu itibarla, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı, TBK’nin 58.maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, manevi tazminatın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir…” şeklinde karar verilmiştir. Somut olayda, vekalet sözleşmesine aykırı davranışın tek başına kişilik haklarının ihlali anlamına gelmeyeceği, her sözleşmeye aykırılığın da manevi tazminatı gerektirmeyeceği anlaşılmakla manevi tazminat ile ilgili yeterli kanaat oluşmadığından iş bu talebin de reddine karar verilmiştir. Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 52.494,41-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, haklı nedenle feshedildiğini, ödemelerin USD olarak doğru şekilde yapıldığını, fesihten sonra oluşan demuraj ve masraflardan müvekkil sorumlu tutulmadığını, ilk derece mahkemesince fesih tarihini ve sorumluluğun sınırığı yanlış değerlendirildiğini, dosyada bilirkişi raporlarınin birbiriyle çelişkili olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminatının tamamen reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalı... müşaviri şirketin özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, işlemlerin yetkisiz ve ehil olmayan personel eliyle yürütüldüğünü, bu hatalar nedeniyle konteynerlerin 2 ay geciktiğini, müvekkili şirketin ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle zarar gördüğünü, maddi zararın kabul edildiğini ama faiz yönünden hata olduğunu, iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, Tazminat (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, davalının vekalet sözleşmesine kaynaklanan özen borcunu gereği gibi yerine getirmemek suretiyle vekil eden davacının zararına neden olduğundan davacının davalıdan maddi zararlarının giderilmesini talep edebileceği, ancak davalının eylemi davacının kişilik haklarını ihlal mahiyetinde olmadığından manevi zararın varlığından da söz edilemeyeceği, davacının vekalet sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan davaya konu taleplere ilişkin olarak 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesi kapsamında davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin delil sunulmadığından hükmedilen maddi tazminata dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, sonuç olarak ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacının ve davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının ve davalının istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-Davacı vekili ile davalı vekili tarafından Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ve 2021/... Esas- 2022/... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-a)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 552,10.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
b)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.585,89.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 896,50.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 2.689,39.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesi'nce yatıran tarafa İADESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!