Menfi tespit davası sonrası haksız icra takibiyle satılan araçtan doğan değer farkı ve kira bedeli talepli maddi tazminat davasında kusur ve zamanaşımı incelemesi.
Özet: Davacının, davalı tarafından başlatılan haksız icra takibi sonucu aracının gerçek değerinin altında satılması ve zorunlu araç kiralama giderleri nedeniyle uğradığı maddi zararların tazmini talebiyle açtığı davada, davalı vekili zamanaşımı, icra işlemlerinin hukuka uygunluğu ve davacının kira bedellerinin fahişliği ile kötü niyetli olduğu itirazında bulunmuş; mahkeme ise, haksız icra takibinden doğan tazminat sorumluluğu için alacaklının kötü niyetli ve kusurlu olmasının yanı sıra ağır bir zararın da oluşması gerektiği, ayrıca takibe itiraz etmeyerek sürecin devam etmesine davacının da kusuruyla neden olduğu gerekçeleriyle taleplerin değerlendirileceğini belirtmiştir.

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA :
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, Davalı tarafından, davacı aleyhine icra takibi yapıldığını, yapılan takip sırasında davacıya ait ...plakalı aracın satıldığını, davacının menfi tespit davası açtığını, davacının borçlu olmadığına karar verildiğini, satılan araçla ilgili borç ödendikten sonra davacıya 11.575,98 TL iade edildiğini, aracın gerçek değerinin daha fazla olduğunu, bu fark kadar müvekkili şirketin zararının olduğunu, davacının satılan araç sebebiyle araçsız kaldığı dönemde araç kiraladığını, araç kiralamasına ilişkin █████/2019 tarihli 19.706,00 TL bedelli ve █████/2019 tarihli 15.694,00 TL bedelli iki adet fatura düzenlendiğini ileri sürerek haksız icra takibi nedeniyle aracın satışından doğan 600,00 TL maddi tazminat ile 35.400,00 TL araç kira bedelinden doğan zararın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın süresinde olmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, aracın parka çekildiği tarihin █████/2019 olduğunu, aracın █████/2020 tarihinde satıldığını, tazminat isteminin 2 yıllık zamanaşımına uğradığını, icra takibi ve satış işlemlerinin yasalara uygun yapıldığını, davalının iyi niyetli olduğunu, aracın satış işlemlerinde yapılan █████/2019 tarihli kıymet takdiri raporunda aracın piyasa değerinin 25.000,00 olarak belirlendiğini, 03.12.2019 tarihli faturada araç kiralama ücreti 19.706,00 TL, 11.12.2019 tarihli faturada ise 15.694,00 TL olduğunu, bu durum gerçeklikten uzak ve komik olduğunu, çünkü aracın 06.04.2019 tarihinde trafikten çekildiğini, faturaların 03.12.2019, 11.12.2019 tarihinde düzenlendiğini, davacı tarafın araç kiralama ücretinin aracın piyasa değerini fazlasıyla geçtiğini, davacının ödediğini beyan ettiği araç kiralama ücretiyle haksız fiile konu çekilmiş araç muadilinden daha iyisini satın alabileceğinin aşikar olduğunu, bu durumun davacının kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu, ayrıca 03.12.2019 tarihinde düzenlenen faturadan 8 gün sonra bir başka fatura düzenlendiğini ve 8 günlük araç kiralama ücretinin 15.694,00 TL olması piyasa şartlarına göre hakkaniyetle bağdaşmayacak ücret olduğunu, bu durumda davacının bu tazminat talebinde iyi niyetli olmadığı aşikar olduğunu, davacının taleplerinin hukuki dayanağı bulunmadığını, kira bedelinin talep edilmesinin yasaya uygun olmadığını, aracın rayiç bedel üzerinden satıldığını, bu konuda bir zararın bulunmadığı ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, kasko sigorta poliçesi, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, bilirkişi raporu, araç ve sigorta bilgilerini gösteren belgeler, dava dosyasında bulunan diğer deliller
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava haksız icra takibinden doğan maddi tazminat davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda önceki █████/2022 tarih ve ████████ esas ████████ karar sayılı kararıyla; "haksız icra takibine dayalı tazminat isteminin 6098 sayılı T.B.K'nun 58. maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türü olduğu, bu nedenle de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte kötü niyetli ve kusurlu olduğu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça tazminatla sorumlu tutulamayacağı, borçlunun takip konusu borcun tamamını ve mahkemenin belirlediği teminatı vezneye yatırarak haciz ve satış işlemlerini bu yolla durdurma imkânına sahip iken bu hakkını kullanmadığı, somut olayda borca itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiği, menfi tespit davasının kaybedilmiş olmasının takip alacaklısının kötüniyetli olduğunu göstermediği, ...3. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verildiği, Yargıtay kararlarında haksız hacizden doğan manevi tazminat davasının kusura dayalı bir sorumluluk türü olduğu belirtilerek takip yapan kişinin takipte ve hacizde kötü niyetli ve kusurlu olgusu gerçeklemedikçe ve ağır bir zararda doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu olmayacağına karar verildiği, emsal kararlarda maddi tazminatta bu unsurlar aranmamakta ise de mahkemece her iki durumda da kötüniyetli olma ve ağır kusurlu olma durumunun varlığının gerektiğinin kabul edildiği, netice olarak davacı aleyhine yapılan icra takibinin haksız olduğu mahkeme kararı ile sabit ise de davacı takibe itiraz etmiş olsaydı takip duracak alacaklı takibin devamı için itirazın kaldırılması yâ da itirazın iptali davası açması gerekecek bu davalar karara bağlanıncaya kadar da hiçbir işlem yapılmayacakken davacının bu haklarını kullanmadığı, takibin devamında davacının da kusuru bulunduğu, davalının (takip alacaklısı) icra takibi yapma hakkını kötüye kullandığı, sırf davacıya zarar vermek haksız kazanç elde etmek için icra takibi yaptığı konusunda delil bulunmadığı, faturaya dayalı alacak iddiasında davalı talebinde haksız çıkmış ise de hem menfi tespit davasına bakan mahkeme hem de mahkememizce davalının takipte kötüniyetli olmadığının kabul edildiği, menfi tespit davasının kabul edilmiş olmasının davalının hukuka aykırı icra takibi yaptığını göstermeyeceği, haksız fiil bakımından TBK nun 49. maddesindeki şartlar oluşmadığı, takip sırasında borçluya tanınan yasal hakları (borca itiraz, kıymet takdirine itiraz, ihalenin feshi ...) kullanmadığından davalı aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
...Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesinin █████/2022 gün ve E: █████████, K: █████████ sayılı kararıyla; somut olayda davaya konu icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı tespit edildiğine ve buna ilişkin karar kesinleştiğine göre; yapılan takibin haksız olduğu sübuta erdiği, Yargıtay kararlarıyla haksız haciz/takip dosyalarında manevi tazminat için benimsenen kötüniyet koşulunun maddi tazminat için de aranması uygun olmadığı, takibin haksız olduğunu ispatlayan davacının uğradığı maddi zararı dava etmesine ve kanıtlanması halinde gerçek zararının tazminine karar verilmesine engel bulunmadığını, haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğunu, Türk Borçlar Kanunu uyarınca zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesinin ise hâkime ait (TBK 50) olduğu, mahkemece davacının bölüşük kusuru olarak kabul edilen hususların ise, dosya kapsamına göre davanın reddi sebebi değil, eğer koşulları oluşmuş ise ancak indirim sebebi olarak değerlendirilebileceği (TBK 51-52),(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2020 tarihli, █████████ esas, █████████ karar, █████/2022 tarihli, ██████████ esas, █████████ karar sayılı ilamları), şu halde mahkemece yapılacak işin taraf delillerini toplamak, davacının haksız eylem nedeniyle bir zararı doğup doğmadığını ve varsa zararın kapsamını belirlemek ve oluşacak sonuca göre hüküm kurmaktan” ibaret olduğu kararı verilmiştir.
Davacı (takip borçlusu) icra takibi nedeniyle satılan araç nedeniyle uğradığı zararını (ihale bedeli ile gerçek değer arasındaki farkı, araç kiralama ücretini) talep etmektedir.
Davalı zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de haksız icra takibinden kaynaklanan tazminat isteklerinde zamanaşımı süresi takibin haksız olduğunun kesin olarak ortaya çıkmasından veya takibin haksız olduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesinden sonra işlemeye başlar. 6098 sayılı TBK.nun 72.maddesine göre zamanaşımı süresi 2 yıldır. ...3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/ 663 Esas 2019/ 442 Karar sayılı menfi tespit davasında verilen kararın kesinleşme tarihi olan █████/2021 tarihi itibariyle davacının haklılık durumu kesinleştiğinden eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımı dolmadığından davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
...3. İcra Müdürlüğünde davacı aleyhine 26.672,53 TL alacak ve 612,74 TL işlemiş faiz üzerinden cari hesaba dayalı ilamsız icra takibi yapılmış takibe itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiştir. Borçlu ...3. Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davası açmış yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre takip alacaklısının ticari defterlerinde kaydı bulunan fatura içeriklerinin takip borçlusu iş bu davanın davacısına teslimi ispat edilemediği, sunulan sevk irsaliyelerinin faturalarla ilgisinin kuralamadığı gerekçesi ile takipten sonra açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş, karar kesinleşmiştir.
Türk Borçlar Kanunu Madde 49; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
Madde 50- "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."
Madde 52- "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı hakkında başlatılan takibin haksızlığı ... .... .... Karar sayılı ilamı ile tespit edilmiş verilen karar kesinleşmiştir. ...Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesinin █████/2022 gün ve E: █████████, K: █████████ sayılı kararında belirtildiği üzere kesinleşen menfi tespit davası sonrası davalının kötü niyetinin ayrıca ispatı gerekmediğinden davacının haksız takip nedeniyle uğradığı zararı davalı gidermekle yükümlüdür.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda, Dava konusu... .... ... model ...plakalı aracın █████/2020 tarihindeki piyasa değerinin 25.000,00 TL olacağı, davacı tarafa satış sonrası 11.575,98 TL ödeme yapılmasıyla bakiye miktarın 13.424,02 TL, araç mahrumiyet zararın 17.880,00 TL olmak üzere toplam zararının 31.304,02 TL olacağı, belirtilmiştir.
Dava ise 600,00 TL bakiye maddi zarar ve 35.400,00 TL araç kiralama bedelinin tahsili istemi ile açılmış olup, ıslah ve dava değeri artırım talebinde bulunulmamıştır.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalı tarafından, davacı hakkında başlatılan haksız takip nedeniyle davacının 13.424,02 TL bakiye zarar alacağı ve 17.880,00 TL araç mahrumiyet bedeli hesaplandığı, davacı tarafça ibraz edilen araç kiralama faturalarında yalnızca "araç kira bedeli" açıklaması bulunduğu, kira dönemi/süresi veya kiralanan aracın marka model bilgileri bulunmadığından emsal araca ilişkin olup olmadığının tespit edilemediği ve davacının buna ilişkin delil sunmadığı, bilirkişi raporu ile de fatura bedellerinin fahiş olduğu belirlendiğinden raporda tespit edilen miktar üzerinden ilk fatura tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerektiği, maddi zarar talebi yönünden ise taleple bağlı kalınarak 600,00 TL yönünden hüküm kurulmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;
A) 600,00 TL bakiye zararın aracın satıldığı tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B) 17.880,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ibraz edilen kiralama fatura tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen 18.480,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.262,37 TL karar ve ilam harcından 614,79 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 647,58 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 614,79 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 706,99 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 371,50 TL tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.371,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.270,70 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 3.100,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 642,40 TL'sinin davacıdan, 677,60 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 18.480,00 TL üzerinden takdir edilen 18.480,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 17.520,00 TL üzerinden takdir edilen 17.520,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!