İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, kiralanan taşınmazda haksız işgal ve izinsiz yapılaşma iddiasıyla açılan ticari tazminat davasında görevsizlik kararı verdi.
Özet: Davacı tarafından, kiralanan ticari taşınmazın kiracı tarafından sözleşme dışı alanlarının haksız şekilde işgal edilerek izinsiz yapılar inşa edilmesi ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle açılan, haksız el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil taleplerini içeren tazminat davasında, uyuşmazlığın temelinde kira ilişkisinin yattığı ve 6100 sayılı HMK uyarınca bu tür davalarda görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu tespit edildiğinden, mevcut davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine ve dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Davacı ----., maliki olduğu ----- taşınmazın 3.776,50 m²’lik bölümünü 20.10.2020 tarihli kira sözleşmesi ile davalı ------ kiraladığını, ancak davalının kira sözleşmesi kapsamında kiralanan alanın dışına çıkarak ortak kullanım alanlarını da haksız şekilde işgal ettiğini, bu alanlarda yaklaşık 450 m²’lik açık otopark oluşturduğunu, yaklaşık 60 araç bulundurduğunu, 80 m²’lik çadır, 30 m²’lik kamelya ve sürgülü demir otopark kapısı gibi izinsiz yapılar inşa ettiğini, bu durumun noter ihtarnameleriyle bildirilmesine rağmen kullanımın sona erdirilmediğini ve davalının cevabi ihtarnamesiyle açık alan kullanımını fiilen kabul ettiğini,-----Sulh Hukuk Mahkemesi’nin delil tespiti dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunun da bu haksız kullanımları doğruladığını, davalının taşınmaz üzerindeki müdahalesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, diğer kiracıların kullanımını olumsuz etkilediğini ve Türk Medeni Kanunu ile yerleşik yargı kararları uyarınca haksız el atma niteliğinde olduğunu, davalının kira sözleşmesi dışında işgal ettiği alanlardan tahliyesine, haksız el atmanın önlenmesine, izinsiz yapılan çadır, kamelya, otopark kapısı ve benzeri imalatların yıkılarak taşınmazın eski hâline getirilmesine, dava tarihinden geriye dönük beş yıllık dönem için belirsiz alacak davası niteliğinde hesaplanacak ecrimisilin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, ticari nitelikteki haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: açılan davanın ticari nitelikteki haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olduğu, eldeki somut uyuşmazlığın taşınmaz kira ilişkisinden kaynaklandığının dosya kapsamında sabit olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi gereğince ... kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere...kira ilişkisinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunun izaha muhtaç olmadığı, davacı vekilince dosyaya sunulan ve taraflarca imzalanmış olan █████/2020 tarihli kira sözleşmesi incelendiğinde, sözleşme konusunun “------ adresinde kain, toplam 3.776,50 m2 (3.695,50 m2 uzun depo + 81,00 m2 ilave alan) yüzölçümlü alanların davacı tarafından davalıya kiralanmasına ilişkin olduğu, bu hali ile mahkememizin somut ihtilafa bakmak hususunda görevsiz olduğu, görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK'nın 4. maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemeleri olacağı, görev hususunun dava şartı olmakla kamu düzeninden olduğu, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de resen değerlendirilmesi gerekeceği anlaşılmış ve mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli ----- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.