İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince karara bağlanan, sahte imzalı çekten kaynaklanan icra takibine yönelik menfi tespit davasında, bilirkişi raporuyla imzanın davacıya ait olmadığının kanıtlanması sonucu davacının borçlu olmadığının tespiti.
Özet: Bu menfi tespit davasında, hakkında 500.000 TL bedelli bir çeke dayanarak icra takibi başlatılan davacının, çek üzerindeki aval imzasının kendisine ait olmadığını iddia etmesi üzerine, mahkemece yapılan yargılama sonucunda Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporuyla söz konusu imzanın davacının eli ürünü olmadığının kesin olarak tespit edilmesiyle, davacının borçlu olmadığına karar verilerek, kambiyo senetlerinde imza sahteciliği iddiasının mutlak defi olduğu ve bu durumda ispat yükünün imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafta olduğu prensibiyle dava kabul edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Menfi TespitDAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... aleyhine ... 18. İcra Dairesi’nin...Esas sayılı dosyası üzerinden 500.000 TL bedelli bir çeke dayanılarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, takibin süresinde itiraz edilemediği için kesinleştiğini belirtmektedir. Ancak takip dayanağı çek üzerindeki aval, imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin söz konusu çek nedeniyle davalı ...’e herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürmektedir. Bu nedenle çekten kaynaklanan borç ilişkisinin mevcut olmadığının tespitini, icra takibinin durdurulmasını, müvekkilinin borçlu olmadığının mahkeme kararıyla belirlenmesini, ayrıca haksız takip nedeniyle davalı aleyhine takip konusu alacağın en az %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmektedir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle yetki yönünden reddedilmesi gerektiğini, davalının yerleşim yerinin ... olduğunu ve bu nedenle yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu savunmaktadır. Ayrıca dava konusu alacağın kendisine usulüne uygun şekilde temlik edildiğini, çekten doğan alacak hakkını yasal olarak devraldığını ve davacının iddia ettiği gibi uyuşmazlığa yabancı bir kişi olmadığını belirtmektedir. Davacının çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki iddialarının yerinde olmadığını, icra takibinin kesinleştiğini ve açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmektedir. Bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesini, aksi halde davanın esastan reddedilmesini, davacının kötü niyetli şekilde dava açtığı gerekçesiyle alacak miktarının en az %20’si oranında tazminata mahkûm edilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmektedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ...Bankası Aş' ... Şubesine ait, ... seri nolu, █████/2015 vade tarihli ve 500.000,00-TL bedelli çekten dolayı davacı Aval verenin imza ve yazı iddiası ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış Mahkememizce █████/2026 tarihli ara karar ile dosyanın hasar/kusur uzmanı bilirkişiye verilerek; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek üzere alacak hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.█████/2026 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; özetle; İnceleme konusu çekte "..." ibaresinin üzerine atılı imza ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir kanaat raporudur.Menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafta olmakla beraber, alacak bir senede bağlanmış ise, bu durumda ispat yükü yer değiştirir. Başka bir ifade ile bu durumda senet nedeniyle borçlu olmadığını idida eden davacı, iddiasını ispat etmek zorunluluğundadır. Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "....Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. Yargılama sırasında takibe konu senedin kaybolmuş olduğu tespit edildiğinden davalılar imzanın davacı borçlu şirket yetkilisine ait olduğunu ispatlayamamıştır. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD... E.... K.) Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere, çekte sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceği, burada ispat yükünün çekteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı, somut olayda mahkememizce █████/2026 tarihli bilirkişi raporuyla imzaların davacı yanın eli ürünü olmadığı anlaşılmakla; davanın kabulü ile; Davacının ... 18. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası ile takibe konu ...Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, █████/2015 vade tarihli, 500.000,00-TL bedelli çekten kaynaklı borçlu olunmadığının tespitine, yasal şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın Kabulü ile; Davacının ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konu ...Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, █████/2015 vade tarihli, 500.000,00-TL bedelli çekten kaynaklı borçlu olunmadığının TESPİTİNE,2-Yasal şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 37.736,35-TL nispi karar harcının, peşin alınan 9.434,09-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 28.302,26-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 88.388,48-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 10.136,99-TL ( Vekalet Suret Harcı 87,50-TL, Başvurma Harcı 615,40-TL, Peşin Harç 9.434,09-TL,) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 8.505,40-TL (805,40-TL tebliğler ve posta, 7.700,00-TL ATK ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,7-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00-TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ¸ Hakim ¸