Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonrası sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı talepli sigorta davası kararı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlıkta, trafik kazası sonucu beden gücü kaybı yaşadığını iddia eden davacı, davalı sigorta şirketinden sürekli ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri tazminatı talep etmektedir; davacı, kazanın davalı sigortalının sürücüsünün tam kusuruyla gerçekleştiğini, mağduriyet süresi ve maluliyet oranının raporlarda belirtilenden daha yüksek olduğunu savunarak belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik sembolik bir miktar talep ederken, davalı sigorta şirketi ise davacının kendilerine geçerli ve eksiksiz bir başvuru yapmadığını, illiyet bağının sorunlu olduğunu ve davanın reddedilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, █████/2021 tarihinde davacının sürücü olarak bulunduğu ... .... ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının beden gücü kaybına uğradığını, ... plakalı aracın ... .... ... A.Ş. nezdinde KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu sigorta poliçesinin müzekkere ile celbini talep ettiklerini, ... plakalı aracın araç sürücüsünün kontrolsüz şekilde kavşağa çıkması nedeniyle araç sürücüsü kusuru ile kazanın meydana geldiğini, yargılama sırasında dinletecek tanık beyanları ile kusurun tespit edilebileceğini, tam kusura dayanıldığını, yargılama esnasında kusuru tespit edilecek 3. kişilere karşı da müteselsilen ve müşterek sorumluluğa dayanmak suretiyle (teselsül hükümlerine dayanmak suretiyle) sigorta şirketine karşı dava ikame edildiğini, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın █████/2022 tarihli raporunda davacının 4 ay süre ile %100 malul kaldığı tespit edilmiş ise de davacının 6 ay bandaj kullanmak zorunda kaldığını, geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceği sürenin daha fazla olduğunu, yine raporda 45 gün bakıcı gideri ihtiyacı olduğuna dair tespit yapılmışsa da davacının daha uzun süre kişisel ihtiyaçlarını gideremediğini, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın █████/2022 tarihli maluliyet raporunda Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre %5 iş göremezlik oranının tespit edildiğini, maluliyet oranının daha yüksek olduğunu düşündüklerini, tedavi evraklarının ... .... ... ve ...Şehir Hastanesi’ne müzekkere yazılarak istenmesini talep ettiklerini, davacının █████/1984 doğum tarihli olduğunu, TRH 2010 tablosuna göre bakiye ömür süresince iş hayatında, evlilik hayatında, kendi hayatını idamesinde normal insanlardan oldukça fazla güç-efor sarf edeceğini, maluliyeti oranında ömrü boyunca zorlanacağını, davacının asgari ücretle motor kuryesi olarak çalıştığını, dava ikame öncesinde davalı tarafa ihtarname gönderildiğini ancak herhangi bir dönüş olmadığını, sigorta şirketine başvurunun olumsuz sonuçlandığını, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde ... ... ... numaralı arabuluculuk anlaşmama tutanağı tutanağının düzenlendiğini, davada mevcut ve varsa muhtemel sorumlular açısından müşterek ve müteselsil sorumluluğa (sigorta şirketi yönünden maddi tazminat ve poliçe teminatı ile sınırlı) dayanıldığını, temerrüt tarihinden itibaren artan oranlarda avans faizi istemi olduğunu, tazminat hesabı açısından Borçlar Kanunu ve TTK ve sair mevzuata, tam kusura ve yargılama sırasında kusurlu çıkacak 3. kişilerin kusuru da dâhil olmak üzere teselsül hükümlerine dayanıldığını, davanın sürekli iş göremezlik tazminatı açısından HMK madde 107 kapsamında belirsiz alacak ve eda davası olarak açıldığını, maluliyet oranı net olarak tespit edilmediğinden tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını, talep sonucunun geçici olarak belirtildiğini, ıslaha ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan, tahkikat aşamasında belirlenecek/ hesaplanacak gerçek değer üzerinden dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline ilişkin hüküm kurulmasının usul ve yasa gereği olduğunu, beyan edilerek fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak açılan davada şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 300,00 TL’nin davalı sigorta şirketinden poliçe teminat limitiyle sınırlı olarak sigorta şirketinin temerrüde düştüğü █████/2022 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, Savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, yetki, görev, iş bölümü, hak düşürücü Süre, hukuki yarar yokluğu, HMK 121. madde gereği davacı yan delillerinim tebliğ edilmediği itirazlarının sunulduğunu, yasal yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkının ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, davacı hasar başvurusunda genel şartlar gereği sunulması zorunlu evrakların sunulmadığını, davalı şirkete başvuru yapılırken sunulan evraklarda davalı şirket sigortalısının kusur oranını belirlemeye yarayacak evrakların da bulunmadığını, davacı tarafından yapılmış geçerli bir başvurunun var olmadığını, davanın reddi gerektiğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınması gerektiğini, içtihat hükümlerinin de bu yönde olduğunu, trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağının tespit edilmiş olması gerektiği Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu dışında alınan raporlara itibar edilemeyeceğinin içtihatlarda hükmedildiğini, söz konusu çelişkinin giderilmesi bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, kaza tespit tutanağı dikkatli bir şekilde incelendiğinde davacının kazanın oluşumuna sebebiyet vermiş olduğunun görüldüğünü, sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tutanak altına alındığını, davacı ...’in asli kusurlu olduğunu ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/h maddesi gereğince “kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymadığı”nın tespit edildiğini, davacının %100 kusurlu olduğunu, davacının ve dava dışı araç sürücüsünün alkollü olup olmadığının da tespit edilemediğini, sigorta şirketi ve sigortalı araç sürücünün herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının kendi kusuruyla sebebiyet verdiği işbu davada davayı açmasında hukuken bir menfaati olmadığını, davalı sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hesaplanacak tazminattan müterafik kusurun tenzili gerektiğini, davacının kazayı yaşadığı sırada araçta hangi amaçla bulunduğunu, emniyet kemerinin, kaskının ve motosiklet ekipmanlarının takılı olup olmadığı hususlarının tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Türk Borçlar Kanunu’nun 51. ve 52. Madde hükümlerinin, emredici yasa hükümleri ile indirime ve davanın reddine konu tüm hususların yargılamada dinlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin hem 6111 sayılı kanun gereği hem de trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğini ve teminat dışı olduğunu, sürekli iş göremezlik süresine karşı itirazların dinlenmesi gerektiğini, bakıcı gideri iddiasının davalı sigorta şirketi bakımından teminat dışı hallerden olduğunu, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan adli tıp raporunda aleyhe olan hususların kabul edilmediğini, söz konusu raporda davacının 45 gün bakıcı ihtiyacı olduğunu ve 4 ay süre ile geçici malul kaldığının tespit edilmişse de bu oranın hatalı ve yüksek hesaplandığını, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için söz konusu huzurda görülen davanın haklı olduğu varsayılsa bile davalı şirketin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, asla davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, sigortacı olan davalı şirketten ancak K.T.K 98. ve 99. maddeleri uyarınca, gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 iş günü sonrasından itibaren, böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, temerrüt faizinin oluşması için öncelikle davalıya borcun ihbar edilmesi gerektiğini, işbu davanın sonuçlarının sigortalanan araç işleteni ve sürücüsüne rücu edilme ihtimaline binaen, rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla, sigortalanan araç işleteni ve araç sürücüsü olan ... .... .... ’ya davanın ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER : Davadan feragat dilekçesi, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği görülmüştür.
HMK'nun 309/4. maddesi uyarınca feragatin kayıtsız ve şartsız olduğu anlaşılmış, aynı Kanunun 309/2. maddesi uyarınca feragat, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davaya son veren taraf işlemlerinden olduğundan aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-Feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan, 615,40 TL maktu harcın 2/3 ü oranında hesaplanan 410,27 TL harcın, 179,90 TL peşin harç, 1.466,47 TL ıslah harcı, 5.150,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 6.796,37 TL harçtan düşümü ile artan 6.386,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını bildirdiğinden, davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!