Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, zilyetlikle iktisap koşulları oluşmadığından davanın reddine ilişkin istinaf kararının onanması.
Özet: Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında; davacıların, babalarının uzun yıllardır zilyetliğinde olduğunu iddia ettikleri ve sağlık ocağı arazisine sehven dahil edilen 477,70 m²lik taşınmazın kendi adlarına tescilini talep etmesi üzerine, ilk derece mahkemesi zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğuna karar verse de, bölge adliye mahkemesi taşınmazın taşlık ve kayalık yapısı nedeniyle ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiş ve Yargıtay bu kararı onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pülümür Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Tunceli ili, Pülümür ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 977,70 m² taşınmazın "sağlık ocağı ve arsası" vasfıyla Hazine adına 28.11.2011 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.
Davacılar vekili; Tunceli ili, Pülümür ilçesi, ... köyü'nde bulunan ve 40-50 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız davacıların babalarının zilyet ve tasarrufunda olan taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 1 01... parsel sayılı taşınmaza dahil edildiğini, ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 477,70 m² büyüklüğündeki kısmın kardeşleri arasında rızai taksim yapılması sonucu davacılara düştüğünü, bu kısmın sağlık ocağı ve Hazine ile alakası bulunmadığını, sağlık ocağı tarafından kullanılmayan bir alan olduğunu ileri sürerek taşınmazın iddia konusu kısmının tapu kaydının iptali ile 1/2 hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi; taşınmazın tespitinde bir hata olmadığını, davacı tarafın zilyetlikle iktisap koşullarını taşımadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... köyü 1 01... parsel (A) harfi ile gösterilen 477,70 m²'lik kısmının davalı Hazine adına kayıtlı sağlık ocağının kullanımında olmadığı gibi mahalli bilirkişi beyanlarından bu kısmın ve hatta sağlık ocağının bulunduğu kısmın davacıların babalarına ait yer iken şuan üzerinde sağlık ocağının bulunduğu 500 m²'lik kısmın sağlık ocağı yapılması için köylülerce yer göstermek suretiyle tefrik edildiği ve Hazine adına 11.05.1974 tarihli tapusunun alınmış olduğu, tapuda kayıtlı miktarın da 500 m² ile sınırlı olduğu ancak kadastro çalışmalarında dava konusu edilen kısmın da Hazine adına sehven tescil edildiği, murisin diğer mirasçıları tarafından dosyaya rızai taksime ilişkin muvafakatlarının sunulduğu, terör gerekçesiyle zorunlu terk dışında davacıların babalarının ve kendilerinin eklemeli zilyetliğinin bulunduğu ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çekişme konusu taşınmaz bölümüne ilişkin fotoğraflardan dava konusu taşınmaz bölümünün taşlık ve kayalık vaziyette olup dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde tespit tarihi olan 2011 yılı itibariyle davacıların ve murislerinin ekonomik amaca uygun bir zilyetliğinin bulunmadığı, davacılar lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararını kaldırarak yeniden hüküm kurulmuş ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!