Ticari satımdan kaynaklanan ayıplı makine iadesi sonrası, icraya konulan teminat senetleri nedeniyle borçsuzluğun tespiti ve tazminat talebi.
Özet: Davacı, sıfır olarak aldığı ancak kısa sürede arızalanıp ayıplı olduğu tespit edilen iş makinesini iade ederek bedel iadesi konusunda protokol imzalamasına rağmen, davalı satıcının teminat olarak verdiği senetleri kötü niyetle icraya koyduğunu belirterek borçlu olmadığının tespiti, senetlerin iptali ve icra takiplerinin durdurulmasını talep ederken; davalı ise senetlerin teminat kaydı taşımadığını, davacının makine iadesi protokolüyle tüm haklarından feragat ettiğini ve senetlerin peşinat karşılığı verildiğini savunarak menfi tespit davasının reddini istemiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE... MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekili ile davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... (...) 19-01-2018 tarihinde 130.000 Usd satış bedeli üzerinden 1 adet yeni ve kullanılmamış ... marka ... lastikli yüklenici alımı hususunda sözleşme imzalandığını, .... taraflarına 22.01.2018 tarihinde teslim edildiğini, sevk irsaliyesinden makinenin hiç kullanılmadığı ve yeni olduğunu, makine peşinata ilaveten 7 adet teminat senediyle leasing yoluyla satın alındığını, makine bilahare çalıştırılmak üzere ...’e gönderilmiş ancak çalıştıktan 2 saat sonra arıza yaptığını, servis elemanları günlerce uğraşarak arızayı gidermiş ancak makine tekrar arızaya geçmiş makine yeniden çalıştırılamadığı,
taraflarınca mahkemeye başvuru sonucu alınan 08.03.2018 tarihli bilirkişi tespit raporunda dava konusu makinenin alındığında sıfır olmadığı onarım görmüş olduğu yönünde rapor verildiğini, bunun üzerine taraflarınca satıcı firmaya ayıplı olduğu gerekçesiyle 20.02.2018 tarihinde ihtarname çekilerek ayıplı olduğu gerekçesiyle makinenin iadesi talep edildiğini, bunun yanında makinenin çalışmaması nedeniyle ... A.Ş. sözleşmeyi feshettiği, bu nedenle maddi ve manevi zarar oluşmuş olduğunu, daha sonra arızalı çalışmayan makine 29.03.2018 tarihinde satıcı ... yapılarak iade edildiği, bu protokolün 3. maddesi gereği satış bedelinin iade edileceği hükme bağlandığını, ancak makinenin iade edilmesi ve sözleşmenin feshedilmesine rağmen davalı ...
A.Ş.'nin daha önce vermiş oldukları senetleri kötü niyetli olarak .... İcra Dairesine ... E. sayılı dosyaya icraya koyduğunu, bununla ilgili olarak ... A.Ş. İstanbul 13.
Asliye... mahkemesindeşirketleri aleyhine finansal kiralama sözleşmesinin feshi ile kiraya
konu ayıplı makinenin feshi için dava açmış bulunduğunu, dava karara çıkmış olup ayrıca ... A.Ş.'ye ihbar edildiğini, ancak davalı ...Ş.'nin tüm sorumlukları ve ihtarlarına rağmen sessiz kalmış ve maddi ve manevi zarara uğramalarına sebep olduğunu, davalı ayıplı mal satmasına rağmen taraflarınca verilen teminat senetlerini kötü niyetli icraya koyarak haksız
kazanç elde etme yoluna gittiklerini, borçlu olmasına rağmen icra işlemleri halen devam
etmekte olup davacı ...’nin dairesine haciz koyarak kıymet takdiri yaptırdığını, dava konusu senetlerin ödenmesini engeller mahiyette icra takiplerinin durdurulması amacıyla
ihtiyatı tedbir kararı verilmesin, davalıya vermiş oldukları 7 adet senedin iptaline, bu senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, makinenin iade edildiği ve sözleşmenin feshedildiği gerekçesiyle borçlu olmadıklarının tespitine, davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu bonolar üzerinde teminat kaydı bulunmadığı, davacı takibe konu senetlerin teminat alındığını gösterir bir sözleşme sunmadığından teminat iddiası değerlendirilemeyeceği, takibe konu
senedin teminat senedi olabilmesi için neyin teminatı olduğu senet üzerine derc edilmesi gerektiği, takibe konu senetler incelendiğinde teminat kaydının olmadığı görüleceğini, bu nedenle davacının takibi
sürüncemede bırakmak maksadı ile sunduğu teminat senedi yönünde olduğu itirazının reddedilmesi gerektiği, davacının, davalıyı ibra ettiğini, geçerli bir ibra varken açılan bu dava reddedilmesi gerektiği, dava dilekçesi ek -3'de sunulan davacı takip borçlusu ile davalı arasında yapılan 29.03.2018 tarihli
protokol ile davacı davalıyı gayri kabili rücu olarak ibra ettiğini, aynı protokolün 6. maddesinde de davalı firma aleyhine ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ d.iş üzerinden ve başlatmış olduğu dava ve icra takiplerinden feragat ettiğini, bunlara ilişkin herhangi bir hak ve talebinin kalmadığını, bundan böyle de geriye dönük olarak da söz konusu makineye ilişkin olarak davalı firma aleyhine herhangi bir talepte bulunmayacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, takibe konu senetlerin teminat için verildiği iddiası gerçek olmadığını, takibe konu senetler takip borçlusu davalı için leasing firması için ödediği peşinat karşılığında alındığını, davalı firma ile davalılar arasında 19.01.2018 tarihinde iş makinesinin satımı hususunda sözleşme imzalandığını, davalı firma tarafından işbu sözleşmenin 3.maddesinde de belirtildiği üzere sözleşmeye konu iş makinesinin alımı konusunda davalılar adına finansal kiralama firmasına 106.943,59-TL peşinat desteği sağlandığını, 22.01.2018 tarihinde davalılar adına finansal kiralama firması hesabına ödeme yapıldığını, sözleşmenin 3.2 maddesinde belirtildiği üzere Finansal Kiralama Şirketine ödenen peşinat için takibe konu senetlerin alındığını, senetlerin keşide
tarihi ve vadeleri incelendiğinde takibe konu senetlerin davalı firma tarafından takip borçlusu adına ödenen peşinat desteği için alınan senetler olduğu (teminat senedi olmadığı) açıkça ortaya çıkacağını, davalı ... ... A.Ş. tarafından dava konusu makinenin 22.01.2018 fiili sevk tarihli sevk irsaliyesiyle, ... San. ve... ... ... sevk adresine,
makine yeni ve kullanılmamıştır, şerhi, eksiksiz teslim aldım ... isim ve imzası ile davacıya teslim edildiğini, dosyadaki belgeler, fatura, davacıların dava dilekçesindeki 3. maddesindeki beyanı ile de sabit olduğunu, satış sözleşmesine konu iş makinelerin davalıya iade edildiği gerçek dışı olduğu, dava dilekçesinde takibe konu bonoların alındığı satış sözleşmesinin konusu iş makinesinin davalıya iade edildiği iddia edilmiş ise bunun doğru olmadığını, dava dilekçesi ek -3'de sunulan davacı takip borçlusu ile davalı arasında yapılan 29.03.2018 tarihli protokol ile satışa konu iş makinesinin iadesi konusunda anlaşılmış ise de satışa konu iş makinesi davacının borcu nedeni ile finansal kiralama şirketi tarafından icra marifeti ile el konulduğunu, iş bu işlemler İstanbul 13. Asliye... Mahkemesinin ████████ d.iş sayılı █████/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararı, ....İcra Müdürlüğü ... E. ....İcra Müdürlüğünün ... Tal. sayılı dosyasından yürütüldüğünü, davacının ayıp ile ilgili iddiaları iş bu menfi tespit davasında dinlenemeyeceğini, alıcı satış sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin bir mahkeme kararı yokken satılanın ayıplı olması bahanesi ile satıcıya olan borcunu ödemekten kaçınamayacağını, davacının 19.01.2018 tarihli satış sözleşmesi ile finansal kiralama şirketi aracılığı ile davalıdan iş makinesi satın aldığı, bu iş makinesinde finansal kiralama şirketine davacı adına ödediği peşinat desteğinin bulunduğu ve peşinat desteğine karşılık davacıdan 7 adet senet alındığı bu senetlerin ödenmemesi nedeni ile takibe konulduğu sabit olduğunu, davacı dava dilekçesinin büyük bir bölümünde ayıba ilişkin iddialarda bulunduğunu, satışa konu makinenin ayıplı olduğu iddiaları gerçek dışı olduğunu, bu iddiaların tümünü reddettiklerini, ayrıca bu iddialar doğru olsa bile ayıpla ilgili başvurular davalı ile davacı arasında imzalanan
ve dava dilekçesi ek-3'de sunulan 29.03.2018 tarihli protokol ile sınırlandırıldığını, davacı protokolün 6. maddesinde de davalı firma aleyhine ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ d.iş üzerinden ve başlatmış olduğu dava ve icra takiplerinden feragat ettiğini, bunlara ilişkin herhangi bir hak ve talebinin kalmadığını, bundan böyle de geriye dönük olarak da söz konusu makineye ilişkin olarak davalı firma aleyhine herhangi bir talepte bulunmayacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, bir an için satışa konu makinenin ayıplı olduğu düşünülse dahi, ayıptan dolayı sözleşmesinin geçersizliğine veya edimlerin iadesine yönelik davalı aleyhine bir karar yokken, davalıların kendisi için ödediği peşinatın üstünü çizeceğini düşünmek hukuk ve mantık kurallarına aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan bu menfi tespit davası icra takibini sürüncemede bırakmak maksadı ile açılmış olup, dayanaktan yoksun bu davanın reddini talep etmiştir ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ''Somut olayda davacı senetleri teminat senedi olduğu iddia ettiği ileri sürdüğünden açılan menfi tespit davasında da ispat yükü davacı borçludadır. Takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerektiği, takibe konu çekin ticari ilişkinin teminatı olarak verildiğini iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını HMK’nun 201. maddesi uyarınca yazılı delille veya diğer kesin delillerle ispatlaması gerekmektedir.Davacı tarafça sunulan sözleşmenin "finansal kiralama peşinat desteği ödemesi" başlıklı 3.2 hükmüne göre sözleşme konusu makinenin alımı konusunda finansal kiralama firmasına alıcı(davacı) firma adına 106.943,59 TL peşinat desteği sağlanacağı, peşinat yapıldıktan sonra sözleşme bedelinin █████/2018 tarihine kadar satıcıya (davalı) ödenmediği takdirde veya herhangi bir sebeple sözleşme feshedildiği takdirde alıcı (davacı) kendisi adına ödenmemiş bulunan 106.943,59 TL'lik peşinat desteğini derhal satıcıya ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğinin düzenlendiği ve peşinat desteğine istinaden davaya konu senetlerin alındığının anlaşıldığı, takip dayanağı bonoların taraflar arasındaki ilişkinin teminatı olarak verildiği, TTK 776/b maddesinde öngörülen mücerret borç ikrarını içermediği, tarafların sözleşme doğrultusunda edimlerini yerine getirip getirmedikleri dolayısıyla alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği, bu halde tarafların ticari defterlerine takip ve davanın konusu bonoları kaydedip kaydetmediğinin uyuşmazlığın çözümü bakımından önem arz etmediği anlaşılmakla davanın kabulü ile davacıların İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu 100.585,03 TL alacak yönünden borçlu olmadıklarının tespitine karar verildiği, davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu tespit edilemediğinden ve şartları oluşmadığından davacıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya farklı şase numarasına ait ayıplı mal teslim eden, sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen senetleri icraya koyan, icra takibinde gayrimenkul satışı yoluna giden davalının kötüniyetli olduğunu ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafından davalı ile yapılan sözleşmede peşinat desteğine istinaden davalıya 7 adet teminat senedi verildiğini, davacı tarafından makine satıcısına ayıplı makinenin iadesinin bildirildiğini, makinenin çalışmaması sebebi ile ... ... ... A.Ş. de davacı ile yapmış olduğu sözleşmeyi feshettiğini ve bundan dolayı davacının hem maddi hem manevi zarara uğradığını, davacı ...Ş.'nin talebi üzerine arızalı çalışmayan ayıplı dava konusu makineyi protokol gereğince iade ettiğini ve satış bedelinin davacı tarafa iade edileceğinin hükme bağlandığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip dayanağı senetlerin teminat senedi olmadığını, takip dayanağı bonoların hangi gerekçeyle "teminat senedi" olduğunu ve nasıl böyle bir kanıya varıldığını ve hükme esas alındığının hiçbir gerekçede yazılmadığını, takibe konu senetler incelendiğinde, senetlerin üzerinde teminat senedi olduğuna yönelik hiçbir ibare olmadığını, mahkemece hükme esas alınan 19.01.2018 tarihli sözleşmede de takip konusu senetlerin teminat olarak verildiğine yönelik de herhangi bir kayıt olmadığını, alacaklı taraf olarak senetlerin teminat senedi olduğu yönünde kabul beyanlarının da olmadığını, takibe konu senetlerin satış bedeline ilişkin olmadığını, davalı, davacıya peşinat desteği verdiğini ve davalı, davacı takip borçlusuna borç verdiğini, davacının peşinat desteğini ödediğini ispat etmesi gerektiğini ancak dava dosyası incelendiğinde anlaşılacağı üzere davacının borcu ödediğini ispat edemediğini, sözleşmede peşinat destek ödemesi karşılığında senet verileceğinin yazılı olmasının tek başına senetlerin teminat senedi olduğunu gösteremeyeceğini, bu sözleşmede alınan senetlerin, asıl sözleşme konusunun teminatı olmadığını, davacı borçluya peşinat destek bedeli olarak verilen borca karşılık alındığını, davacının ispat külfetini nasıl yerine getirdiğinin belli olmadığını, mahkemenin hükmüne esas aldığı işbu satış sözleşmesinde herhangi bir teminat kaydının olmadığını,
davacının anlaşma protokolüne uymadığını, iş makinesini davalıya teslim etmediğini, davacı iş makinesinin mülkiyetini davalıya devir edemez durumda olduğunu, davacının iş makinesinin maliki olmadığını,
sulh protokolüne konu iş makinesi hiçbir şekilde davalıya iade ve teslim edilmediğini ancak bir an için iş makinesinin zilyetliğinin davalıya geçirildiği kabul edilmiş olsa bile mülkiyetin davalı takip alacaklısına devrinin mümkün olmadığını, davacı borçlular satış sözleşmesine konu iş makinesinin davalıya teslim edildiğini ispatlasa bile davacı aslında mülkiyeti kendisinde olmayan bir şeyi iade etmiş olacağını ve dolayısıyla davacı borçluların satışa konu makinenin mülkiyetini devir etmelerinin mümkün olmadığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, kambiyo senedine(bono) dayılı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının dava konusu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı, kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır.
Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçluları hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, bonolara dayalı olarak toplam 100.585,03 TL alacağın tahsili istemiyle 03.08.2018 tarihli takip talebi ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılmıştır.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca, takibe konu senedin bayilik sözleşmesinin teminatı olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Davacı ile davalı arasında 19.01.2018 tarihli 1 adet 2014 model yeni ve kullanılmamış... marka ... Lastikli Yükleyicinin 130.000 USD karşılığında alım satımı konusunda sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin 3.1. Maddesinde'' Mal bedeli Alıcının üç bu sözleşme konusu iş makinelerinin alımı konusunda anlaşma sağlayacağı finansal kiralama firması tarafından satıcının düzenleyeceği faturalara istinaden satıcı hesabına nakden ödenecektir. Sözleşme bedeli alıcı veya alıcının anlaşma imzaladığı finansal kiralama firması tarafından 30.01.2018 tarihine kadar ödenmediği takdirde alıcı iş bu sözleşmenin satıcı tarafından fesh edileceğini ve satıcının bu sebeple uğradığı zararları tazmin edeceğini ve satıcıdan hiçbir hak talep edemeyeceğini kabul ve taahhüt eder. '',
3.2. Maddesinde ''Finansal kiralama peşinat desteği ödemesi satıcı tarafından iş bu sözleşme konusu makinenin alımı konusunda finansal kiralama firmasına alıcı firma adına 106.943,59 TL peşinat desteği sağlanacak olup peşinat yapıldıktan sonra iş bu sözleşme bedelinin 3.1. de belirttiği gibi 30.01.2018 tarihine kadar satıcıya ödenmediği veya herhangi bir sebeple sözleşme feshedildiği takdirde alıcı kendisi adına ödenmiş bulunan 106.943,59 TL' lik peşinat bedelini derhal satıcıya ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Peşinat desteğine istinaden alıcıdan 19.01.2018 tanzim tarihli, 10.02.2018 vade tarihli 6.943,59 TL, 07.03.2018 vade tarihli 50.000,00 TL, 07.04.2018 vade tarihli 10.000,00 TL, 07.05.2018 vade tarihli 10.000,00 TL, 07.06.2018 vade tarihli 10.000,00 TL, 07.07.2018 vade tarihli 10.000,00 TL, 07.08.2018 vade tarihli 10.000,00 TL, toplam 106.943,59 TL tutarlı 7 adet senet alınacaktır.
Yukarıda yazılı evrakın bir tanesinin dahi vadesinde ödenmemesi halinde kalan evraktan doğan alacak muaccel hale gelecek olup hiçbir ihtara gerekmeksizin tahsili için yasal işlem başlatılacaktır bu durumda satıcının borçlar kanunu 235 maddesi uyarınca sözleşmeden dönme hakkı da bulunmaktadır.'' düzenlemeleri mevcuttur.
Davacı taraf ile dava dışı ... A.Ş. arasında dava konusu makineye ilişkin 18.01.2018 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalanarak, söz konusu makine 22.01.2018 tarihli sevk irsaliyesi ile dava dışı ... A.Ş. tarafından davacıya teslim edilmiştir. Lastikli yükleyici saha çalışmalarında kullanılmaya başlanmış ve çalışmasının 3. saatinde arıza vermesi sebebiyle servis çağrılmış, arıza giderilerek tekrar çalıştığında yine arızalanmıştır.
Davacı tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ███████ d.iş dosyasından yapılan tespit sonucunda düzenlenen 08.03.2018 tarihli raporda, tescil belgesiyle makine üzerindeki şasi ve motor numaralarının farklı olduğu, Türbin girişiyle hava filtresi arasında boruda boya kalıntıları bulunduğu, şarj dinamosu kaynağının paslı olduğu, hidrolik yağ soğutucu giriş çıkış raporlarında pas ve yağ kaçağı olduğu tamirat gördüğü, motor kaputu fillerinin eskidiği, yakıt sistemi rakoru üzerinde kaynak bulunduğu onarım gördüğü, motor kaputu üzerinde delik geometrik değil onarım gördüğü, kabin kapısında sarı boya kalıntıları bulunduğu, motor saati 48 h olarak okunduğu, kepçe bölümündeki borular da boya kalıntıları bulunduğu, kabin etek saçının paslanmış durumda olduğu, tespite konu lastik tekerlekli yükleyicinin alındığında sıfır olmadığı onarım görmüş olduğu makine üzerindeki etiketteki bilgiler çevresinde yükleyicinin 2016 model olabileceği tespit edilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava konusu ... marka lastikli yükleyicinin taraflar arasında imzalanmış sözleşme ve faturada belirtilen nitelikte olmadığı, teslim edilen makinayla sevk irsaliyesinde belirtilen makinanın şase numaralarının farklı olduğu, davalı ... Ticaret A.Ş'nin taahhüt ettiği nitelik ve özellikte makina yerine başka bir makina teslim edildiği, teslim edilen değişik şase numaralı lastikli yüklenicinin farklı makina olması taraflar arasında kararlaştırıldığı şekilde sıfır ve kullanılmamış makina olma niteliğine sahip olmaması ve çalışmaya başladıktan 3 saat sonra giderilemeyecek nitelikte arıza yapması nedeniyle ayıplı mal olarak nitelendirilebileceği, davalı tarafından söz konusu protokolde düzenlenen yükümlülüklerin yerine getirilmediği,
finansal kiralama şirketi tarafından yapılan ödemeyi iade etmediği, davalıdan kaynaklı olarak araçlara el koyulduğu, davacı tarafından, araçların iade yükümünün yerine getirildiği, buna rağmen davalının bedel iadesini gerçekleştirmediği ve bu kapsamda dava konusu 7 adet senedi de iade etmediği, sonuç olarak, dosya kapsamında yapılan tespitler, daha önce alınan bilirkişi raporundaki teknik tespitler dikkate alındığında, davacının dava konusu senetlerden dolayı bir borcunun Bulunmadığı tespit edilmiştir.
İİK'nın 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.).
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.
Bir borç ilişkisi gereği taraflardan biri lehine bir para alacağı doğacağı kesin ise ve bu sözleşmede doğacak alacakların tahsili için bir kambiyo senedi verileceği öngörülmüş ise bu kambiyo senedinin teknik anlamda teminat gayesiyle değil, ifa uğruna (ifa amacıyla) verildiğinin kabulü gerekir. Çoğu hâlde, alacaklı, temel ilişkiden doğan alacağının ifası uğruna, kambiyo senedine dayalı alacağın takibi daha kolay olduğu için ya da senedi iskonto ettirerek vadeden önce alacağına kavuşmak olanağını elde etmek için borçludan bir kambiyo senedi vermesini ister. Bu senet ifa uğruna, temel borcun ifasını teminen düzenlenmiş olduğundan, alacaklı öncelikle bu senede dayanarak icra takibi yapmak isteyecektir. Teminat senedi verilmesi durumunda ise ya temel ilişkide bir alacağın doğup doğmadığı kesin değildir ya da senedi düzenleyen kişinin borcu, paradan başka bir edimdir.
Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2018 tarihli ve ███████-1140 Esas, ████████ Karar sayılı ile 11.02.2020 tarihli ve ███████-743 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında da benimsendiği üzere bonoda teminat kaydı var ise de neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu kayıt bononun mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz.
Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2010 tarihli ve ███████-67 Esas, ███████ Karar; 28.03.2018 tarihli ve ███████-1140 Esas, ████████ Karar; 11.02.2020 tarihli ve ███████-743 Esas, ████████ Karar ile 15.09.2020 tarihli ve ███████-269 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise bononun sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır.
Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de senet düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin, senede yazılması zorunlu değildir. Taraflar bu ibareleri... hayatındaki olası bir uyuşmazlık durumunda ispat hukukunda karşılaşabilecekleri zorlukları daha kolay aşmak amacıyla ihtiyari olarak kayıt altına almaktadırlar. Yoksa elbette ki bu kayıtlar, bağımsız borç ikrarı içeren senetlerin niteliğine etki etmez. Ayrıca ticari defterlerinde senet ile ilgili bir kayıt olmaması, senetteki açık borç taahhüdünü hükümden düşürecek nitelikte değildir. Zira senetteki kayıtların aksinin yazılı delille ispatı gerekir.
Taraflar arasında 29.03.2018 tarihli Protokol imzalanarak, 2. Maddesinde,''Taraflar arasında yaptıkları anlaşma gereği ..., ...' nin talebi doğrultusunda müşteri memnuniyeti gereği sözleşmeyi konu makineyi İade almayı kabul etmiştir. ... makineyi eksiksiz ve çalışır vaziyette Uygunları teslim edecektir.''
3. Maddesinde,''Makinenin ...'a eksiksiz ve çalışır vaziyette teslimini takiben protokolde protokole konu makinenin alımı için ... A.Ş. tarafından ...'a ödenen bedel ... A.Ş.' ye iade edilecektir. ''
4. Maddesinde,''... ... den teslim aldı 7 adet senedi makinenin kendisine iadesi ve iş bu protokolün yedinci maddesinde belirlenen bedellerin Uygunlara ödenmesi ile eş zamanlı olarak ...'ye iade edecektir.''
7. Maddesinde,''... sigorta poliçe bedeli olan 1.123,14 TL'yi, demon makinenin dönüş nakliye bedeline istinaden 3.540,00 TL' yi ve satışa konu makinenin ... gidiş nakliye bedeli olan 5.428,00 TL' yi toplam 10.091,14 TL'yi T 29.03.2018 tarihine kadar ...'a ödemeyi taahhüt etmiştir.'' düzenlenmiştir.
Somut olayda, taraflar finansal kiralama konu makinanın satımı konusunda anlaşarak, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.2. maddesinde, Finansal kiralama peşinat desteği ödemesi satıcı tarafından iş bu sözleşme konusu makinenin alımı konusunda finansal kiralama firmasına alıcı firma adına 106.943,59 TL peşinat desteği sağlanacak olup peşinat yapıldıktan sonra iş bu sözleşme bedelinin 3.1. de belirttiği gibi 30.01.2018 tarihine kadar satıcıya ödenmediği veya herhangi bir sebeple sözleşme feshedildiği takdirde alıcı kendisi adına ödenmiş bulunan 106.943,59 TL' lik peşinat bedelini derhal satıcıya ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Davaya konu senetlerin, davacı ile davalı arasında imzalanan 19.01.2018 tarihli Sözleşmenin 3.2. Maddesine göre, davalı tarafından, finansal kiralama firmasına alıcı firma adına 106.943,59 TL peşinat desteği olarak yapılan ödemeye karşılık olarak, davacı tarafından davalıya keşide edilen 7 adet senetten, 19.01.2018 tanzim tarihli, 10.02.2018 vade tarihli 6.943,59 TL, 07.03.2018 vade tarihli 50.000,00 TL, 07.04.2018 vade tarihli 10.000,00 TL, 07.05.2018 vade tarihli 10.000,00 TL, 07.06.2018 vade tarihli 10.000,00 TL, 07.07.2018 vade tarihli 10.000,00 TL tutarlı senetler alınmış olup, söz konusu senetlerin sözleşmede belirlenen bedelin ödenmemesi halinde veya sözleşmenin feshedilmesi halinde iade edilecek olan 106.943,59 TL'nin teminatı olarak alınmıştır. Taraflar arasındaki satış gerçekleşmiş olup sözleşme bedelinin de ödendiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar taraflar arasında 29.03.2018 tarihli Protokol imzalanmışsa da, söz konusu protokole dava dışı finansal kiralama şirketinin taraf olmadığı gibi, finansal kiralama şirketi ile olan sözleşmeden dönerek sözleşme bedeli 130.000 USD'nin alıcıya iade edildiğinin iddia ve ispat edilememiş olmasına göre, finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğinden söz edilemez. Söz konusu makinenin finansal kirala şirketi tarafından bedele karşılık haczedilerek uhdesinde bulunduğu, satışın gerçekleştiği, sözleşmenin feshedilmediği gözetilerek, 106.943,59 TL peşinat desteğinin iade koşulları oluşmadığından, dava konusu senetlerin teminat fonksiyonunun gerçekleşmediği senetlerin bedelsiz kaldığı görülerek Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
2004 sayılı İİK 72/5. Maddesi ".. Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda davalının takibinde haksız olmasına rağmen dosya kapsamına göre kötü niyetinin ispat edilmediği anlaşılmakla mahkemece davacı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olmasında da bir isabetsizlik yoktur.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3--Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.717,74 TL harcın, alınması gerekli olan 6.870,96 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.153,22 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!