Kooperatif ortağının kura ile kendisine tahsis edilen daire için arsa sahiplerine karşı açtığı tapu iptal ve tescil davasının, doğrudan husumet bulunmadığı gerekçesiyle reddi.
Özet: Konut yapı kooperatifi üyesi davacının, kooperatifin arsa sahipleriyle yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında kura ile kendisine tahsis edilen dairenin tapusunun arsa sahipleri adına olan kaydının iptali ve kendi adına tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacı ile arsa sahipleri arasında doğrudan bir akdi ilişki bulunmadığı, davacının hakkının kooperatife karşı şahsi nitelikte olduğu ve kooperatifin tasfiye halinde olmadığı gerekçeleriyle, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...Konut Yapı Kooperatifi ortağı ve üyesi olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu kooperatif ile davalılar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, kooperatifin arsa sahibine verilmesi gereken dairelerin tamamını 30.06.2012 tarihinde teslim ettiğini, inşaatın yapımını üstelenen ... Şirketi'ne de inşaat yapımı karşılığı vaadedilen dairelerin kooperatif tarafından teslim edildiğini, davalılar tarafından da bu dairelere ilişkin tapu devirlerinin gerçekleştiğini, müvekkiline kura neticesinde 2. blok 1. kat 4 numaralı bağımsız bölümde bulunan dairenin çıktığını belirterek,13837 ada, 6 parselde inşa edilen 2. bloktaki apartmanın 1. katındaki 4 bağımsız numaralı kat irtifakı kurulu taşınmazın davalılar adına olan kaydının iptali ile müvekkili adına tapu tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın tapu iptal ve tescil talebine ilişkin olarak gerekçe gösterdiği hususların tamamının hukuki dayanaktan yoksun, soyut birtakım varsayımlara dayandığını ve kendi içerisinde dahi çelişkiler içerdiğini, davacı tarafın kura çekiminden sonra yapılan kooperatif genel kurul toplantısında tapu devrinin nasıl yapılması gerektiğinin tartışıldığını, ancak kooperatif yönetiminin tapu devri sürecini sürüncemede bıraktığını ve yaklaşık 40.000,00 TL aidat ödemek zorunda kaldığını iddia ettiğini, davacının kooperatif yönetiminden dolayı bir zarara uğramasının kooperatif yönetimi ile kendi arasında olan iç ilişki olduğunu, kooperatif üyelerinin üçüncü kişilere karşı dava açma hak ve ehliyeti mevcut olmadığını, kooperatif üyesi olduğunu iddia eden davacının sahip olduğu bir hak mevcut ise bu hakkın yalnız ve ancak ilgili kooperatife karşı yöneltilebilecek şahsi hak niteliğinde olup, arasında hukuki hiçbir sözleşme ve ilişki bulunmayan müvekkillerine karşı dava yolu ile bir talepte bulunulmasının usulen mümkün olmadığını beyanla, davanın öncelikle husumetten aksi halde esastan reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kura çekimi neticesinde yapılan tahsis işleminin davacıya ayni hak kazandırmayacağı, davacı kooperatif ortağının aralarında akdi ilişki bulunmayan davalı arsa sahiplerinden tapu talep edemeyeceği, arsa sahibi ile kooperatif arasında bunun aksine bir uygulama olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı, kooperatifin üyesi olduğunu, 16.04.2007 tarihinde noterde kura tespit tutanağı düzenlendiğini ve yapılan çekiliş sonucu dava konusu dairenin kendisine isabet ettiğini, kura çekiminin alacağın temliki niteliğinde olduğunu belirterek, dava konusu bağımsız bölümün arsa sahipleri adına olan kaydının iptali ile kendisi adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmektedir. Kooperatiften bağımsız bölüm satın alan davacının kural olarak, aralarında bir akdi ilişki bulunmayan arsa malikinden talepte bulunması mümkün değildir, bu yönde arsa maliki ile yüklenici kooperatif arasında benimsenen bir uygulama olduğuna dair bir delil de sunulmamıştır. Dosya içerisinde kooperatifin tasfiye edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığı gibi bu yönde bir iddia da yoktur. 05.05.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi davalı arsa sahipleri ile yüklenici ... Konut Yapı Kooperatifi arasında imzalanmıştır. Taraflar ferdileşme öncesinde 16.04.2007 tarihinde gerçekleşen kura çekimi ile ...Yapı Kooperatifine karşı ileri sürebilecekleri bir kişisel hak elde etmişlerdir. Sözleşmeye dayalı olarak ancak sözleşme taraflarının talepte bulunabileceği, davacı kooperatif ortağının doğrudan arsa sahibinden talepte bulunma ve dava açma hakkının bulunmadığı, davacı kooperatif üyesinin kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak arsa sahibinden açıklanan nedenlerle tapu iptal-tescil talebi hakkı bulunmadığı anlaşıldığından davanın aktif husumet ehliyeti nedeniyle reddi gerekir ise de sonuç olarak davanın usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle bu husus kaldırma nedeni yapılmamıştır" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde;a.Kooperatifin tapu devri için gerekli olan edimlerini yerine getirdiğini, davalı arsa sahiplerinin kooperatiften almaları gereken bağımsız bölümleri aldığını ve dava dışı şahıslara tapuda devir yaparak paylarına düşen bağımsız bölümlerle ilgili haklarının sona erdiğini,b.Davacının talep ettiği bağımsız bölümün yükleniciye ait olduğunun ispatlandığını, davalıların kooperatife ait olduğu kararlaştırılan taşınmazları devretmemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, TBK’nın 188. maddesi gereğince alacağın temliki hükümlerine göre davacının yüklenici olan kooperatifin halefi olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve SonuçUyuşmazlık, kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiğini ileri süren kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.