Kooperatif ortağının, arsa sahipleri ile akdi ilişki olmaksızın, yüklenici kooperatifin kura çekimi ile tahsis ettiği bağımsız bölümün tapu iptali ve tescilini istemesi davası.
Özet: Bir kooperatif ortağının, arsa sahipleri ile yüklenici kooperatif arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında kendisine kura ile tahsis edilen bağımsız bölümün tapusunun iptali ve adına tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacı kooperatif ortağı ile davalı arsa sahipleri arasında doğrudan akdi bir ilişkinin bulunmadığı, kura çekiminin ayni hak kazandırmayıp yalnızca kooperatife karşı kişisel hak doğurduğu ve kooperatif ortağının arsa sahiplerinden doğrudan tapu talebinde bulunma yetkisinin (aktif husumet ehliyeti) olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar vermişlerdir, zira tapu devri için arsa sahibi ile kooperatif arasında aksi yönde bir uygulama olduğuna dair delil sunulamamıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici kooperatif arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacının yüklenici kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif tarafından yapılan kura çekimi neticesinde davacıya B blok, 6. kat, 20 no.lu bağımsız bölümün çıktığını, yüklenici kooperatifin inşaatı tamamlayıp arsa sahiplerine ait bağımsız bölümleri teslim etmiş olmasına rağmen davacının tapusunu alamadığını ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri ile davacı arasında hukuki ilişki bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kura çekimi neticesinde yapılan tahsis işleminin davacıya ayni hak kazandırmayacağı, kesinleşen mahkeme kararı ile dava dışı yüklenici kooperatifin arsa sahiplerine karşı edimlerini yerine getirmediğinin anlaşıldığı, davacı kooperatif ortağının aralarında akdi ilişki bulunmayan davalı arsa sahiplerinden tapu talep edemeyeceği, arsa sahibi ile kooperatif arasında bunun aksine bir uygulama olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,"davacı, kooperatifin üyesi olduğunu, 16.04.2007 tarihinde noterde kura tespit tutanağı düzenlendiğini ve yapılan çekiliş sonucu dava konusu dairenin kendisine isabet ettiğini, kura çekiminin alacağın temliki niteliğinde olduğunu belirterek, dava konusu bağımsız bölümün arsa sahipleri adına olan kaydının iptali ile kendisi adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmektedir. Kooperatiften bağımsız bölüm satın alan davacının kural olarak, aralarında bir akdi ilişki bulunmayan arsa malikinden talepte bulunması mümkün değildir. Bu yönde arsa maliki ile yüklenici kooperatif arasında benimsenen bir uygulama olduğuna dair bir delil de sunulmamıştır. Dosya içerisinde kooperatifin tasfiye edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığı gibi bu yönde bir iddia da yoktur. 05.05.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi davalı arsa sahipleri ile yüklenici ... Konut Yapı Kooperatifi arasında imzalanmıştır.Taraflar ferdileşme öncesinde 16.04.2007 tarihinde gerçekleşen kura çekimi ile ... Yapı Kooperatifine karşı ileri sürebilecekleri bir kişisel hak elde etmişlerdir. Sözleşmeye dayalı olarak ancak sözleşme taraflarının talepte bulunabileceği, davacı kooperatif ortağının doğrudan arsa sahibinden talepte bulunma ve dava açma hakkının bulunmadığı, davacı kooperatif üyesinin kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak arsa sahibinden açıklanan nedenlerle tapu iptal-tescil talebi hakkı bulunmadığı anlaşıldığından davanın aktif husumet ehliyeti nedeniyle reddi gerekir ise de sonuç olarak davanın usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle bu husus kaldırma nedeni yapılmamıştır" gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;a.Kooperatifin tapu devri için gerekli olan edimlerini yerine getirdiğini, davalı arsa sahiplerinin kooperatiften almaları gereken bağımsız bölümleri aldığını ve dava dışı şahıslara tapuda devir yaparak paylarına düşen bağımsız bölümlerle ilgili haklarının sona erdiğini,b.Davacının talep ettiği bağımsız bölümün yükleniciye ait olduğunun ispatlandığını, davalıların kooperatife ait olduğu kararlaştırılan taşınmazları devretmemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, TBK’nın 188.maddesi gereğince alacağın temliki hükümlerine göre davacının yüklenici olan kooperatifin halefi olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiğini ileri süren kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.