7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda mahkumiyeti düzeltmelerle onarken, nakil aracının müsaderesi talebini reddetti.
Özet: Yargıtay, kaçakçılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, katılan idarenin nakil aracına ilişkin temyizini ve sanığın diğer itirazlarını reddederek, ilk derece mahkemesinin 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanması, ele geçen tüm kaçak eşyanın müsaderesi ve tek sanıktan vekalet ücreti tahsili konularındaki hukuka aykırılıkları yeniden yargılamayı gerektirmeksizin düzelterek onamıştır.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyizinin münhasıran nakil aracına yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, Tebliğname'nin (1) numaralı fıkrasında belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında verilen cezada, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/10. maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılması sırasında; 1 yıl 15 ay hapis cezası yerine, 2 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
1.Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1-b bendinde yer alan hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Suça konu kaçak sigaraların tümünün müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Dosyada tek sanık bulunmasına karşın katılan lehine hükmolunan vekâlet ücretinin ''sanıklardan eşit oranda" tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de; bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği;
1.Hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bentlerin çıkartılarak yerine "15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklik gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3 madde fıkralarının tatbikine," ifadesinin eklenmesi,
2.Hükmün kaçak sigaraların müsaderesine ilişkin fıkrasından "sigaraların" ifadesinin çıkartılarak yerine "sigaralar ile ele geçen diğer kaçak sigaraların tümünün" ifadesinin eklenmesi,
3.Hükmün vekâlet ücretine hükmedilen fıkrasından "sanıklardan eşit oranda" ifadesinin çıkartılarak yerine "sanıktan" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!