Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı mirasçılar arası tapu iptali ve tescil davasında murise ait taşınmazın miras payı oranında tescili kararının temyiz incelemesi.
Özet: Kardeşler arasında miras kalan bir taşınmaz ve üzerindeki evin aidiyetine ilişkin hukuki süreçte, davacı taşınmazın 1/2 hissesinin ya da miras payının tescilini, davalı ise kendi adına tescilli taşınmazın kendisine muris tarafından verildiğini savunmuştur; yapılan yargılamada, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil talebi incelenerek, taşınmazın tarafların murisine ait olduğu, sağlığında intikal ettirilmediği ve üzerindeki muhdesatın da muris tarafından inşa edildiği tespit edilmiştir; Bölge Adliye Mahkemesinin bu yöndeki kararı, tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve uygulanan hukuk kurallarına uygun bulunarak Yargıtay tarafından onanmıştır.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Kadastro çalışmaları sonucunda, Ordu ili, Fatsa ilçesi, ... Mahallesi 23 72... parsel sayılı taşınmazın tarafların üvey annesi ... adına yazıldığı, davalı vekilinin itirazı üzerine 29.07.2020 tarihli Komisyon Kararı ile tescilin iptal edilerek tam pay ile davalı ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili; Ordu ili, Fatsa ilçesi, ... Mahallesi 23 72... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı adına kayıt ve tescil edildiğini, taşınmazın davacı ve davalının babası olan muris ...'a ait olduğunu, murisin sağlığında taşınmazı davacı ve davalıya verdiğini, tarafların ortaklaşa bu taşınmaz üzerine 2 katlı ev yaptıklarını, taşınmazın üzerindeki evin yapımında davacının da katkısı bulunduğundan bahisle davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptalini, ½ hisse ile davacı adına kayıt ve tescili ile taşınmaz üzerinde bulunan evin ½ hissesinin davacıya ait olduğunun tespitini istemiş; 17.05.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini terditli hale getirerek taşınmazın öncelikle ½ payının davacı adına tescilini, kabul edilmediği taktirde miras payı oranında tescilini talep etmiştir.Davalı; davacı tarafından açılan davayı kabul etmediğini, murisin, adına kayıtlı olan taşınmazları sağlığında çocukları arasında paylaştırdığını, kendisine düşen arazinin de bu paylaşım sonucu oluştuğunu, taşınmaz üzerindeki evi kendisinin yaptırdığını savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın tarafların babaları ...'a ait olduğu, hayvanlarını koymak için ahır yaptırdığı, sonrasında üzerine 2 kat olacak şekilde ev yaptırdıkları, davacı ...'ın uzun yıllardır Amerika'da yaşadığı gelip gitmediği, davalı ...'nın ise 25 sene önce Amerika'ya yerleştiği ve her sene gelip gittiği, geldiğinde Fatsa'daki başka evinde kaldığı, davacının Amerika'dan ...'ya para gönderdiği, bir kısım beyana ve davacının iddiasına göre gönderilen bu paralar ile 2 katlı evin yapıldığı, Amerika'ya gitmeden önce ...'nın babasının koyunları ve fındık bahçesinden başka işinin ve gelirinin bulunmadığı, sağlığında iken muris ...'ın dava konusu yeri ...'ya bıraktığına dair herhangi bir sözü ve eyleminin bulunmadığı, murisin dava konusu taşınmazdan başka sahilde de yerleri olduğu ve diğer çocuklarının o yerleri kullandığı, ... ile evlilik yaptıktan sonra dava konusu taşınmazda birlikte yaşadıkları, taşınmazı kullanmaya bu suretle devam ettiği, vefatından sonra evde kimsenin yaşamadığı, sağlığında iken yerleri tapu kaydı yolu ile vermediği, taksim edilmediği, sahilde fiilen davadışı kardeşlerin kullandığı yerden ... için ayrıldığı söylenen ... Mahallesi 25 38... parseli eşine vasiyet ettiği ve Fatsa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/9 39... /930 Karar sayılı karar ile vasiyetnamenin açılarak okunduğu, tarafların ilgili davada vasiyet edilen yerin ...'ya ayrılan yer olduğunu ifade ettiği, buradan hareketle çekişmeli taşınmazın ...'ya ayrılmadığının anlaşılabileceği, murisin sağlığında kendisi tarafından kullanılan, ahırı muris tarafından yapıldığı sabit olan ve iki katlı evin fiilen ... ve ...'ın kullanımı için yapıldığı anlaşılan taşınmazın yine muris tarafından ölümüne kadar kullanıldığı, zilyetliği vefat edene kadar elinde bulunduran murise ait olduğu anlaşıldığından, davalı adına tam pay ile tapuya kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaati ile davacının 1/2 oranında tapu iptali - tescil isteminin reddi ile babadan gelen taşınmazın miras payı oranında davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çekişmeli taşınmazların tarafların ortak murisi olan ...'a kaldığı ve sağlığında taşınmazı mirasçılarına bağışlamadığı, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatı ise murisin kendi adına yaptırdığı gerekçesiyle tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan; 3.890,19 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.