Hırsızlık suçunda ilk derece beraat kararını bozan bölge adliye mahkemesi mahkûmiyetinin Yargıtayca hukuka uygun bulunarak onanması.
Özet: İlk derece mahkemesince beraat edilen hırsızlık suçundan, bölge adliye mahkemesince mahkumiyet kararı verilmesi üzerine, sanık müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, delillerin yetersiz olduğu ve sanığın iyi niyetle zararı ödediği; bölge adliye mahkemesi cumhuriyet savcısının ise kısmi iadede mağdur muvafakati olmadan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçeleriyle temyiz ettiği hüküm, yapılan incelemede mahkumiyet kararında herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmeyerek, her iki tarafın temyiz nedenlerinin esastan reddiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin "kısmi iadeye mağdur tarafın muvafakati olmadan sanık lehine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına, kısmi iadeye mağdurların muvafakati bulunmadığı halde etkin pişmanlık sebebiyle sanığın cezasından indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna"; sanık müdafiinin temyiz isteminin "kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin yeterli olmadığına, sanığı iyi niyetini göstermek amacıyla katılanların zararını ödediğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca ... 26. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!