Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, kambiyo senedinden doğan menfi tespit davasında, borçlunun imza aslılığı ve senet tahrifatı iddiaları ile kötü niyet tazminatı taleplerini değerlendirerek ilk derece kararını istinaf incelemesine tabi tutmuştur.
Özet: Davacı, davalı tarafından aleyhine başlatılan kambiyo senedine dayalı icra takibinde borçlu olmadığını, imzasına rağmen senedin davalı tarafından sahte ve hileli şekilde doldurulduğunu, 18-19 yaşındaki davalının 100.000 TLlik bir borç ilişkisine taraf olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve bononun eksik doldurulmuş olduğunu iddia ederek menfi tespit davası açmıştır; ancak ilk derece mahkemesi, grafoloji uzman raporuyla imzanın davacıya ait olduğunu ve tahrifat iddiasının ispatlanamadığını belirterek davanın reddine ve davalı lehine %20 oranında tazminata hükmetmiş, davacı bu karar üzerine davalının yaşı ve bononun eksikliği gibi gerekçelerle istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:█████/2023
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; davalı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile müvekkili aleyhine Antalya 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını,müvekkilinin icra takibine süresinde itiraz ettiğini ancak duruşmalara katılması gerektiğini bilmediğinden takipsizlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğu ve ekte örneği sunulan arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının tanzim edildiğini, davalı tarafın sahte belge düzenleyerek bonoyu tanzim ettiğini bononun tanzim tarihi ve vade tarihlerinde davalı ...'un ... Okulu'nda öğrenci olduğunu, bir öğrencinin daha 18-19 yaşlarında yaklaşık 100.000,00 TL'lik bir borç ilişkisinin tarafı olması beklenemeyeceğini, bonoda borçlu olarak sadece ... isminin yazılı olduğunu, adres veya kimlik numarası bulunmadığını, enet metnindeki borç miktarı, tarih, müvekkilin ismi, adres, vade tarihi ve imza gibi bütün geçerlilik unsurlarının davalı tarafından doldurulduğunu, müvekkilinin sadece imzası bulunan bir bonoyu Taşkent'te ikamet eden ... isimli kişiye verdiği 1000,00 TL olan borcunu anılan kişiye ödemesine karşın, ... isimli şahsın senedi kaybettiğini, hiç bir şekilde bulamadığını dile getirmesi üzerine senet aslını anılan şahıstan alamadığını, bu şekilde kaybolan senedi davalı tarafın bulmuş ise, bono metninde yer alan bilgilerin sonradan doldurulmasının bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını ve müvekkilinin davalı tarafa borcu olmadığının da açıkça anlaşılacağını belirterek Antalya 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinde borçlu olmadığının tespit edilmesine ve takibinin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takibe konu bono bedelinin % 20’sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; müvekkilinin alacakları için Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayısı ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından açılan Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında borca yetkiye ve imzaya itiraz edildiğini, ancak davanın takip edilmediği için açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacının iddialarını yazı belge ile ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine, davacının haksız davası nedeni ile takibe konu bono bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... Her ne kadar davacının mahkeme dışı savcılık aşamasında ki beyanlarında imzayı kabul etmiş olsa da, bir an için savcılık dosyasındaki beyanları olmasaydı dahi eldeki davada davacının imza örnekleri ilgili kurum ve kuruluşlardan temin edilmiş olup, grafoloji bilirkişisinin mukayeseli, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak hükme esas alınan rapor uyarınca imzanın davacıya ait olduğu sabit olmuştur.
Yine davacının senette tahrifat iddiasına yukarıda anlatılan çelişkili beyanları ve senet metninden 1.000,00 TL' nin 100.000,00 TL olarak değiştirildiğine dair şüpheye mahal verecek herhangi bir şey bulunmaması nazara alınarak itibar edilmemiştir.
Yine savcılık dosyasının kesinleşmesi beklenmiş, dosyada verilen takipsizlik kararının kesinleştiği görülmüştür. İspat külfeti davacıda olmasına rağmen davacı iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiş ve koşulları oluştuğundan İİK 72/4 uyarınca davalı lehine %20 oranında tazminata hükmedilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bononun tanzim ve vade tarihlerinde davalı ...'un ... Okulu'nda öğrenci olduğunu, bir öğrencinin daha 18-19 yaşlarında yaklaşık 100.000,00 TL'lik bir borç ilişkisinin tarafı olmasının beklenilemeyeceğini, bonoda borçlu olarak sadece ... isminin olduğunu adres ve kimlik numarası bilgisi bulunmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Kambiyo senedi alacağı kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illî ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukukî işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır.
Menfi tespit davasında İİK'nın 72. maddesi uyarınca ispat yükü kural olarak davacıdadır. Kıymetli evrak ilişkisinin varlığı halinde ispat yükü açısından değerlendirme yapıldığında; bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Davacı bu iddiasını 6100 sy HMK'nın 201. maddesi gereği senede karşı senetle ispatlamak zorundadır.
HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan deliller ile bu delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi vakıa ve hukuki değerlendirmeler birlikte incelendiğinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı tarafından keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 10.09.2014 düzenleme ve 21.01.2015 ödeme tarihli, 96.400,00 TL bedelli bono nedeniyle Antalya İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, davacının davalı ile arasında herhangi bir ticari ilişki ve borç bulunmadığı yönündeki iddiasını senede karşı senetle ispatlayamadığı, borca, imzaya ve yetkiye itiraz sebeplerine dayalı olarak açılan Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı davasında davacının duruşmaya katılmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, dosya kapsamında davacının senet üzerindeki imzalarına ilişkin alınmış bir bilirkişi raporu bulunmadığı, anılan kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmaması üzerine 16.09.2019 tarihinde kesinleştiği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında davacının senet altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmesi ve altı aylık şikâyet süresinin geçmiş olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, söz konusu kararın 16.02.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, mahkemece hükme esas alınan ... tarihli bilirkişi raporunda dava konusu senet üzerinde davacıya atfen atılmış bulunan imzaların davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bu itibarla davacının senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı ve davalıya karşı borcunun bulunmadığı yönündeki iddialarını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereğince incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapıldığı, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine ilişkin herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönlerinden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, bu nedenle HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 492,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 240,00 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, █████/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!