Korkutma hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davacının iddialarının ispatlanamaması üzerine ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince verilen ret kararlarının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Emlakçı olan davacı, bir üçüncü tarafın maddi sıkıntıları ve tehditleri nedeniyle, ailesini korumak amacıyla iradesi dışında davalıya devrettiğini ileri sürdüğü bağımsız bölümlerin tapu kaydının korkutma hukuki nedenine dayanarak iptali ve adına tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin, iddia edilen korkutma durumunun ve irade dışı devrin somut delillerle ispatlanamadığı, ilgili ceza soruşturmasında ise kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği gerekçeleriyle davanın reddine karar vermesi üzerine, yüksek mahkeme tarafından yapılan temyiz incelemesinde, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Menemen 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Dava, korkutma hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı vekili; emlak sektöründe çalışan davacı ile dava dışı ... 'ın yetkilisi olduğu ... yapı Ltd. Şti. arasında İzmir ili, Menemen ilçesi, ... köyünde kain 42 13... parsel sayılı taşınmazda inşa edilecek 1 04... +1 dairenin satışının gerçekleştirilmesi konusunda 17.02.2017 tarihinde satış yetkisi sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşme kapsamında taşınmazdaki 59, 75, 90, 1 07... numaralı bağımsız bölümlerin davacı adına tescil edildiğini, bilahare davacının 27... numaralı bağımsız bölümleri de satış suretiyle devraldığını, sonraki süreçte maddi sıkıntıya düşen ... 'ın davacının sözleşme kapsamında devraldığı taşınmazlar ile sonrasında satış suretiyle edindiği taşınmazların iadesini talep ettiğini, davacıyı mesaj ve arama yoluyla taciz etmeye başladığını, davacının ısrarlı aramalara maruz kaldığını, aile konutuna da gelinerek davacının tehdit edildiğini, davacının bu süreçte yaşadığı korku ve paniğin etkisiyle ailesini korumak adına dava konusu taşınmazdaki 88... numaralı bağımsız bölümleri ... 'ın yönlendirdiği ...'ı vekil tayin etmek suretiyle yine ... 'ın işaret ettiği davalı ...'a devrettiğini, temlikin ikrah sonucunda gerçekleştirildiğini ileri sürerek çekişme konusu 88... numaralı bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının davalı ile ilgili olmadığını, dava konusu bağımsız bölümlerin 24.09.2020 tarihinde temlik edildiğini, davacı tarafından korkutma iddiasına dayanak olarak ileri sürülen mesaj ve yazışmaların ise temlikten sonraki tarihlere ilişkin olduğunu, akit tarihinden sonra zuhur eden olayların akdin geçerliliğine etki etmeyeceğini, davacı tarafça ikrah iddiasının somutlaştırılamadığını, davalının dava dışı ... Limited Şirketinin inşaat işlerini yaptığı ve hakediş karşılığı dava konusu bağımsız bölümleri aldığını, ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu iddialar ile ilgili başlatılan soruşturma sonucunda Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının ████████ Esas sayılı soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacı tarafça dayanılan olguların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu 88... numaralı bağımsız bölümlerin dava dışı ... 'ın yetkilisi olduğu ... Limited Şirketi tarafından 15.06.2017 tarihinde davacıya devredildiği, davacı tarafından da dava dışı ...'a verilen vekaletname ile 24.09.2020 tarihinde davalı ...'a devredildiği, dava konusu olay ile ilgili Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının ████████ Esas sayılı dosyasından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, itiraz üzerine verilen kararın kesinleştiği, çekişme konusu taşınmazların davacının iradesine uygun olarak dava dışı ... tarafından davalıya devredildiği, bu durumun aksinin ise davacı tarafça ispatlanamadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 7.383,23 TL fazla yatırılan peşin harcın istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.