İhale sözleşmesi kapsamında yükleniciye yapıldığı iddia edilen fazla ödemelerin iadesi davasında, kesin hesap çıkarılması, bilirkişi incelemesi gerekliliği ve uzun yargılama sürecini şekillendiren bozma kararları.
Özet: Dava, davacı idarenin, yüklenici şirketle imzalanan sözleşme kapsamında yapılan hakediş ödemelerinde müfettiş raporuyla tespit edilen fazla ödemelerin yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmesi üzerine açılmış olup, mahkemece başlangıçta kesin hesabın yapılmadığı gerekçesiyle reddedilen dava, Yargıtay tarafından işin kesin hesabının uzman bilirkişilerce belirlenmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Yeniden yargılama sürecinde keşif yapılamamasına rağmen ceza yargılamasındaki verilere dayanarak kısmi kabul kararı verilse de, Yargıtay bu kararı da, davacı idarenin fazla ödeme iddiasını ancak işin kesin hesabının çıkarılması suretiyle kanıtlayabileceği ve ispat yükünü henüz yerine getirmediği gerekçesiyle tekrar bozmuştur.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici şirketle birinci öncelikli sınır fiziki güvenlik yolları 2. grup ihalesi için 31.10.1995 tarihinde sözleşme imzalandığını, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca 13.07.1999 tarihinde düzenlenen fezlekede yükleniciye 1 nolu hakedişle 1.790.872,000 TL, 2 nolu hakedişle 7.442.179,688 TL, 3 nolu hakedişle 25.161.669,104 TL, 4 nolu hakedişle 27.175.656,979 TL ve 5 nolu hakedişle 43.572.537,583 TL tutarında fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini belirterek, bu fazla ödemenin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 86-87 ve BK.'nın 41... . maddeleri gereğince müştereken ve müteselsilen davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...cevap dilekçesinde; müvekkiline karşı dava açılabilmesi için ön koşullarınn gerçekleşmediğini, işin bitirildiğini, ancak kesin hesabın yapılmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili ... cevap dilekçesinde; yükleniciye ödenen hakedişlerin geçici olduğunu, kesin hesabın yapılmadığını belirterek, davanın reddini istemiiştir.
Davalı ... mirasçıları ..., ... cevap dilekçesinde; Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında verilen kararda murisin terekesinin ölüm anında borca batık olduğundan mirasın hükmen kendiliğinden reddedilmiş sayıldığını, mirasçılık sıfatının ortadan kalktığını, taraf sıfatlarının bulunmadığını, borçtan sorumlu tutulamayacaklarını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.05.2003 tarihli kararı ile yükleniciye ara hakedişlerle yapılan ödemenin avans niteliğinde olduğu, kesin kabulün ve kesin hesabın yapılmadığı, fazla yapılan ödemelerin genel hükümler uyarınca tasfiye edilebileceği, davalı ... mirasçıları bakımından da terekenin borca batık olduğuna ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği gerekçesiyle davalılar .... mirasçıları bakımından davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar bakımından davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkemenin 13.05.2003 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 26.05.2004 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; yükleniciye fazla ödeme yapılıp yapılmadığının, işin kesin hesabının çıkarılması halinde belirleneceği, iş konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna keşif de yaptırılarak işin mahiyetine uygun metrajının ve sözleşmesine göre bedelinin hesaplattırılması, bunlar yapılırken müfettiş raporunda ortaya konulan olgu ve bulgular değerlendirilerek yine mevcut ceza davalarındaki bilirkişi raporlarından yararlanılarak kesin hesabın çıkarılarak yükleniciye fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, fazla ödeme var ise mevcut hakedişler incelenerek buna sebebiyet veren idare elemanlarının sorumluluk limitlerinin açığa kavuşturulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, karar bozulmuştur.
2.Mahkemenin 07.11.2012 tarihli kararı ile bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sırasında keşif mahallinin güvenliğinin sağlanamaması nedeniyle keşif yapılamadığı, dosya üzerinden inceleme yapan bilirkişiler kurulu raporunda da işin yapılıp teslim edildiği tarih, niteliği ve gelinen aşamaya göre yapılacak keşfin kesin hesabın çıkarılmasına faydasının olmayacağı, bu aşamada kesin hesabın çıkarılmasının mümkün olmadığı, ancak ceza yargılaması sırasında keşfen belirlenen metraja göre yükleniciye fazla ödeme yapıldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 108.699,81 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnş. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 07.11.2012 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 13.01.2014 tarihli, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla; işin kesin hesabının çıkarılmadan davacı iş sahibi idarenin Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde anlamını bulan ispat yükünü yerine getirdiğinden söz edilemeyeceği, bu nedenle davacı iş sahibi idare tarafından yükleniciye fazla ödeme yapıldığı iddiasının ancak işin kesin hesabının çıkarılması suretiyle kanıtlayabileceği, hükme esas alınan bilirkişiler kurulu raporunda, işin teslim edildiği tarih ve teslim edilen yolun kullanım amacı gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, gelinen aşamada kesin hesabın çıkarılmasının mümkün olmadığı yönünde görüş bildirildiğinden, davacının fazla ödeme yaptığı iddiasını kanıtlayamadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı iş sahibi idarenin yükleniciye fazla ödeme yaptığı iddiasını ancak işin kesin hesabının çıkarılması suretiyle kanıtlayabileceği, işin metrajının tespiti için mahkemece keşif kararı alındığı, ancak keşif mahallinin güvenliğinin sağlanamaması nedeniyle belirlenen keşfin yapılamadığı, dosya üzerinden inceleme yapan bilirkişiler kurulu raporunda da işin yapılıp teslim edildiği tarih, niteliği ve gelinen aşamaya göre yapılacak keşfin kesin hesabın çıkarılmasına faydasının olmayacağının belirlendiği, bu aşamada kesin hesabın çıkarılmasının mümkün olmadığı, işin kesin hesabı çıkarılmadan davacı iş sahibi idarenin Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde anlamını bulan ispat yükünü yerine getirdiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davacı fazla ödeme yaptığı iddiasını kanıtlayamadığından ... San. Tic. A.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden daha önce verilen karar kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu alacağa ilişkin işin kesin hesabının çıkarılmasına yönelik mahallinde keşif güvenliğinin sağlanamamasında müvekkili kuruma atfedilecek bir kusur bulunmadığını, dava dosyasında davayı ispata yönelik mahallinde yapılan keşifler sonucu ortaya konulan bir çok somut delil mevcut iken, mahallinde keşif yapılamaması nedeniyle kesin hesabın çıkarılamaması gerekçe gösterilerek davanın reddedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödenen iş bedelinin yüklenici ve ödemeler nedeniyle sorumlu kamu görevlilerinden tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!