250.000 TL Borca Teminat Gösterilen Bağımsız Bölümün İnançlı İşlem Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davasında Yargıtayca Onanması
Özet: Davacı tarafından borç teminatı olarak davalıya devredilen bir bağımsız bölümün, inançlı işlem hukuki nedenine dayanarak tapusunun iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkin davada, ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi, taraflar arasındaki yazılı inanç sözleşmesini, tanık beyanlarını ve davacının borcu mahkeme veznesine depo ederek edimini yerine getirmesini dikkate alarak davanın kabulüne hükmetmiş; yüksek mahkeme ise temyiz itirazlarını değerlendirerek bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve kanuna uygun bulmuş ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar vererek hükmü onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında Adana ili, Çukurova ilçesi, ... Mahallesi 22 13... parsel sayılı taşınmazda bulunan 6 numaralı bağımsız bölümün 250.000,00 TL borç karşılığında teminat olarak davacı tarafından davalıya devredildiğini ve borcun ödenmesine müteakiben dava konusu bağımsız bölümün davacıya iade edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen bedeli ödemeye hazır olduğunu belirterek çekişme konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu taraflar arasında gerçek bir satış işlemi bulunduğunu, davalının çekişme konusu bağımsız bölümün devir yükümlülüğünü doğuracak herhangi bir taahhütte bulunmadığını, inançlı işlemin ispatı için gereken yazılı delilin en geç işlem tarihinde düzenlenmesi gerektiğini ancak davacı tarafça sunulan sözleşmenin tarihsiz olduğunu bu nedenle ispat vasıtası olamayacağını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen tarihsiz adi yazılı sözleşmeye göre 250.000,00 TL borca karşılık teminat olarak çekişme konusu bağımsız bölümün 17.11.2016 tarihinde davacı tarafından davalıya devredildiği, taraflarca borcun ifasından sonra bağımsız bölümün iade edileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme ile kararlaştırılan 250.000,00 TL'nin davacı tarafından eldeki dava açıldıktan sonra mahkeme veznesine depo edildiği, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirdiği, sözleşmede imzası bulunan tanık ...'nın da sözleşmeyi ve içeriğini doğruladığı, inanç sözleşmesinin temlikten önce ya da sonra düzenlenmiş olmasının sözleşmenin geçerliliği üzerinde bir etkisinin bulunmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında inanç sözleşmesinin yazılı olarak yapıldığı, davacı tarafça çekişme konusu bağımsız bölümün borca teminat olmak üzere davalıya temlik edildiği, dinlenen tanığın sözleşmeyi doğruladığı, davacı tarafın sözleşme ile belirlenen borç miktarını depo etmek suretiyle sözleşmeden doğan edimini yerine getirdiği, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 40.986,00 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!