Ödeme emri iptali davasında şube müdürünün mali yetkisinin olmaması ve şube sermayesi yokluğu nedeniyle borçlardan sorumlu tutulamayacağına dair Yargıtayın Bölge Adliye Mahkemesi kararını onaması.
Özet: Bir şube müdürü, göreve başladığı şubenin sermayesi olmaması ve mali yetkisinin bulunmaması nedeniyle kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinde belirtilen borçlardan sorumlu olmadığını ileri sürerek bu emirlerin iptali talebiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, davacının haklılığını kabul ederek ödeme emirlerini iptal etmiş; davalı kurumun istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir. Davalı kurumun temyiz talebi ise, sunulan gerekçelerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi nedeniyle Yargıtay tarafından reddedilerek, bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Taraflar arasındaki ödeme emri iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir. Kararın, davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından gönderilen 20 19... -11716-11717-11718-11719, 20 19... -14146-14147, 20 20... -11045-11046, 20 22... -10415-10416 sayılı ödeme emirlerinde belirtilen borçların muhatabının müvekkilinin olmadığını, müvekkilinin ... Turizm San. ve Tic. A.Ş.'ye 10.09.2018 tarihinde şube müdürü olarak görevlendirildiğini, anılan borçlardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini, talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin iptaline karar verilmesini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin ........... Şubesinin sermayesinin bulunmadığı bu nedenle davacının mali yetkisinin olmadığı, bu durumun haklı sebep oluşturduğu gerekçesi ile davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen ██████████, 11716, 11717, 11718, 11719, 14145, 14146, 141 47... /11044, 11045, 110 46... /10414, 10415, 10416 takip numaralı ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.