Ticari akaryakıt bayilik sözleşmesi ihlaliyle oluşan borçlar için ipoteğin paraya çevrilmesi takibine yapılan itirazın iptali istemi.
Özet: Bu hukuki süreç, akaryakıt bayilik sözleşmesinden doğan alacakların tahsili amacıyla, davalı bayinin sözleşmeye aykırı davranışları ve temerrüdü üzerine feshedilen bayilik sözleşmesi kapsamında, borcun teminatı olarak kurulan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemini konu almaktadır; davacı şirket, ipotekli taşınmazı devralan davalıların icra takibine yönelik itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek, takibin devamını ve haksız itirazları nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı .... arasında ... Mahallesi ... No:.. ... adresinde bulunan akaryakıt istasyonu ile ilgili olarak 31.10.2022 tarihinde 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve aynı tarihli bayilik protokolü imzalandığı, bu sözleşme ve protokol kapsamında, davalı şirkete bayilik ve işletme hakları tanınarak uygun ticari koşullar sağlandığı, aynı zamanda davalı bayinin müvekkil şirket nezdinde doğmuş veya doğacak olan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel no.da kayıtlı ... arsa paylı .... Kat ... bağımsız bölüm numaralı mesken dubleks vasıflı taşınmaz üzerinde ..... tarih - ... yevmiye no.lu işlemle 1.000.000,00-TL bedelle 1. dereceden ipotek tesis edildiği, dava konusu uyuşmazlık kapsamında davalı sıfatına haiz ... tarafından ipotekli taşınmaz, üzerinde müvekkil şirket lehine tesis edilmiş limit ipoteği ile birlikte satın aldığı, bu kapsamda ...'nun davalı bayinin borçlarından taşınmazın satışı suretiyle, ipotek sözleşmesi şartlarında 1.000.000-TL limit ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, davalı bayinin cari hesap borçlarını ödemediği ve sözleşme devam ederken işletme devri yapmak suretiyle bayilik sözleşmesinin uygulanamaz hale gelmesine sebebiyet verdiği, işletme devri nedeniyle Bayinin akaryakıt bayilik lisansının EPDK tarafından 13.08.2024 tarihinde sonlandırıldığı, davalı bayinin sözleşme ve yasal mevzuat hükümlerine aykırı davranarak bayinin kendi eylem ve kusuruyla sözleşmeyi uygulanamaz hale getirmesi ve borçlarını ödemede temerrüde düşmesi sebebiyle 31.10.2022 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve eklerinin Bakırköy .... Noterliği’nden keşide edilen ... tarih-... yev. no’lu ihtarname ile haklı sebeple fesih edildiği, davalı yetkilisi tarafından muacceliyet ihtarızına olumlu yanıt verilmemesi ve herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle ... tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyası ile ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel no.da kayıtlı mesken dubleks vasıflı taşınmazın üzerinde davacı şirket lehine tesis edilmiş ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, Bakırköy İcra Daireleri arasında mevcut iş bölümünden ötürü dosya yetkisizlikle kapatılarak dosyanın Bakırköy Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'ne gönderildiği ve icra dosyasının Bakırköy Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... E. no.'su ile kayıtlı bulunduğu, davacı şirketin tek amacının hukuken haklı alacağını tahsil olduğunu ancak davalı tarafın başlatılan icra takibinde yetkiye, borca, faiz ve ferilerine itiraz ettikleri belirtilerek; Bakırköy Gayrimenkul İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde ödeme emrine vaki borçluların/davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamını, haksız itirazları nedeni ile davalılar aleyhine ayrı ayrı alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile .... tarih, .... yevmiye numaralı birinci sıra ipoteğine dayanılarak başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte davalı takip borçluları tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyaları, ba-bs kayıtları, tapu kayıtlar ve senetleri, celp edilmiş, ticari defterler incelenmiş, taraf delilleri toplanmıştır.
-Bakırköy Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip borçlusu tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 707.185,71-TL asıl alacak, 48.824,88-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 756.010,59-TL üzerinden İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı açıklamasında ".... tarihli ... yevmiye numaralı 1. Derece ipotek-... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Arsa Paylı, ... Ada , ... Parselde Kayıtlı Mesken - Dubleks Nitelikli .... Kat ... Numaralı Bağımsız Bölüm" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. .... Esas - .... Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda davacı taraf davalı şirket ile aralarındaki Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi kapsamında ticari ilişki bulunduğu, davalı bayinin müvekkil şirket nezdinde doğmuş veya doğacak olan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel no.da kayıtlı ... arsa paylı .... Kat ... bağımsız bölüm numaralı mesken dubleks vasıflı taşınmaz üzerinde 15.11.2022 tarih - ... yevmiye no.lu işlemle 1.000.000,00-TL bedelle 1. dereceden ipotek tesis edildiği, davalı gerçek kişi tarafından işbu ipotek ile taşınmazın satın alındığı, davalı bayinin cari hesaptan kaynaklanan borcu ödemediğini iddia etmektedir.
-Taraflar arasında ve incelenen resmi senet kayıtlarına göre davacı lehine ipotek tesis edildiği konusunda bir kuşku bulunmamaktadır. Davalı ipotek borçlusu, davacıya karşı borçtan ipotek limiti ile sorumludur.
-Bu aşamada yukarıda da ayrıntılarına yer verildiği üzere davacı tarafında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takipte davacı tarafından davalı asıl borçludan olan alacağın varlığını ispat ettiği takdirde, ipotek bedeliyle sınırlı kalmak kaydı ile davalı ipotek borçlusundan talepte bulunabileceği kuşkusuzdur.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması" başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin ...... tarih ......E. ......K. sayılı ilamı).
-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (........).
-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
-Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin ..... tarih .... Esas .... Karar sayılı ilamı).
-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen raporda özetle; davacı tarafın defterlerin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapıldığı, şirketin E-defter kullanıcısı olduğu ve defter beratlarının yasal süresi içerisinde oluşturulduğu görülmüş olup defterlerin delil olma niteliğine haiz olduğu, sözleşme kapsamındaki faturaların defterlere kaydedildiği, davacı tarafın defter kayıtlarına göre davalı şirketten 988.740,56.-TL alacaklı olduğu ve söz konusu alacağın 707.185,71.-TL kısmının dava/icra takibi aşamasında olması nedeni ile 128 Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına virman yapıldığı ve bu hesapta takip edildiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Ticari defterlerin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.
-Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
-Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir.
-Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen alacağının 988.740,56-TL'lik kısmının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır.
-Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden ve akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan fatura ve cari hesap bedellerinin 988.740,56-TL'lik kısmının usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.
-Davalı tarafın takip konusu alacağın yukarıda belirtilen miktarını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın takip talebinde yer alan 707.185,71-TL asıl alacak ve dosyada mevcut ihtarnameler nazara alınarak takip tarihine kadar işlemiş faiz üzerinden kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
-Yukarıda belirtildiği üzere ipotek borçlusu ...'nun davacının davalı asıl borçlu şirketten olan alacağın varlığını ispat ettiği takdirde, ipotek bedeliyle sınırlı kalmak kaydı ile davalı ipotek borçlusundan talepte bulunabileceği sabit olduğundan davalılar yönünden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından fatura, sözleşme, cari hesap ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-Bakırköy Gayrimenkul İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçluları tarafından yapılan itirazların iptali ile takibin devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 151.202,11 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 51.643,08-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 9.130,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 42.512,35-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 9.130,73-TL peşin harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 615,40 TL başvurma harcı, 20.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 893,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 21.508,90-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Kabul edilen kısım yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 119.401,59-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!