Alzheimer hastalığına bağlı fiil ehliyetsizliği, vekaletname ve usulsüz tebligat iddialarıyla yargılamanın yenilenmesi davası.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı, 2016dan beri ağır Alzheimer hastası olduğunu ve ayırt etme gücünden yoksun olduğunu iddia ederek, bu durum nedeniyle 2019da verilen vekaletnameyle açılan menfi tespit davasının usulsüz olduğunu, avukatının vefatı sonrası davalı vekilinin talebiyle davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın haksız ve kötü niyetli icra takipleri için kullanıldığını ileri sürerek yargılamanın yenilenmesini ve icranın durdurulmasını talep etmektedir. Davalı ise, davacının geçmişe dönük ehliyetsizliğini ispatlayacak güncel tıbbi belge sunamadığını, yedi yıl sonra ortaya atılan bu iddianın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, tebligatların usulüne uygun yapıldığını ve HMK 375 uyarınca yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit ( Yargılamanın Yenilenmesi)
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit ( yargılamanın yenilenmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
Davacı vekili, yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinde özetle; dava konusu ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında müvekkilinin İİK md. 89/1-2-3 tebliği ile borçlu gösterilmesi ve buna ilişkin menfi tespit davası olduğunu, yeni alınan ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin tedbiren kısıtlanması ve temsilci atanmasına karar verildiğini, müvekkilinin geçmiş sağlık kayıtlarında 2016 yılından bu yana ağır şekilde Alzheimer olduğunun ayrıca yine başkaca psikolojik rahatsızlıkları olduğunu, bu açıdan ayırt etme gücünden de yoksun olduğunun anlaşılacağını, vekalet tarihi olan 12.11.2019 tarihinde hayatta olan eşi ... 'ın ise her nasılsa noterden verdiği ve mahkememiz nezdindeki davanın açıldığının görüleceğini, mahkememiz tarafından verilen görevsizlik kararının istinaf edilmesi ile kararın istinaf incelemesinden geçtiğin9i ve davacı vekiline e- tebliğ olarak gönderildiğini, bu defe haricen öğrendikleri kadarı ile davacı vekilinin geçirdiği kaza sonucu hastaneye kaldırıldığını ve uzun süren yoğun bakımdan sonra da vefat ettiğinin bilgisinin taraflarına ulaştığını, bu durumdan sonra davalı vekilinin bila tarih ancak 09.10.2024 UYAP kayıt tarihli dilekçesi ile davanın açılmamış sayılması yönünde talepte bulunduğu ve mahkemenizin 18.10.2024 tarihli ek kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinin görüldüğü, kararın tebliğ işlemleri içinde yine davalı vekilinin talepleri ile tebligat kanunu md 21/'ye göre tebliğ işlemi yapıldığı ve ek kararın kesinleştiğinin görüldüğünü, davalı vekilince bu karar alındıktan sonra kötü niyetli davranılarak takibe konu edildiğini ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı takip dosyasında satışını gerçekleştiremediği taşınmaz için bu defa vekalet ücretine dayalı olarak ...5. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip başlatıldığı ve yine bir çok araç ve banak mevduatında para olmasına rağmen müvekkilinin adına olan taşınmazın icrai satışa çıkarılıp yine bakım evinde olduğu bilinen müvekkiline Tebligat Kanunu md 21/2 'ye göre tebliğ yapıldığı böylelikle hacizde sıra da gözetilerek asıl amaç olan ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında alacak tahsili yoluna gidildiğinin fark edildiğini, ayırt etme gücü olmayan ve 3 yıldan uzun süredir bakıma muhtaç olan müvekkiline █████/2019 tarihinde alınan vekaletname ile davanın açılmasının hangi açıdan ele alınırsa alınsın usule ve yasaya aykırı davranış ele alındığını, yargılamanın yenilenmesi ve kararın icrasının tedbiren durdurulmasını bu talebin reddi halinde ek kararın tebliğ işlemi hükümsüz olduğundan eski hale iade ile ek kararın istinaf dairesine gönderilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP /
Davalı vekili yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkin cevap dilekçesinde özetle; davacı vasisi tarafından ileri sürülen, müvekkilinin 2016 yılından bu yana ağır Alzheimer hastası olduğu ve bu nedenle 12.11.2019 tarihinden ne o tarihteki tıbbi gerçeklerle ne de resmi makamlarca tanzim edilen belgelerin taşıdığı kamu güveni ilkesiyle bağdaşmakta olduğunu, müvekkilinin 2016 yılından itiblaren ayırt etme gücünden yoksun olduğunu iddia etmesine rağmen dosyaya sunulan tek tıbbi belgenin █████/2024 tarihli, yani iddia edilen başlangıç tarihinden tam sekiz yıl sonrasına ait bir "huzurevinde kalabilir" raporu olduğunu, tıbbi literatürde ve yerleşik yargı pratiğinde, bir kişinin geçmişe dönük olarak belirli bir tarihte fiil ehliyetinin bulunmadığının tespiti, ancak o döneme ait hastane kayıtları, müşahade kağıtları veya uzman hekim raporlarıyla mümkün olduğunu, davacı tarafın davanın açıldığı ve vekaletnamenin verildiği tarihlerde müvekkilinin ehliyetsiz olduğuna dair eş zamanlı hiçbir rapor sunamamış olması ididalarının kurgusal niteliğini açıkça ortaya koyduğunu, davacı tarafın aradan yedi yıl boyunca hiçbir kısıtlama kararı aldırmayıp , ancak aleyhine yürütülen icra takipleri ve taşınmaz satışı kesinleştikten sonra bu iddiayı ileri sürdüğünü, dürüstlük kuralına aykırı bir tutum olduğunu, davacı tarafın noter huzurunda tecelli eden irade beyanının geçersiz olduğunu iddia ediyorsa da bu iddiasını ancak eşdeğer güçte bir belgeyle veya noter aleyhine açılmış sahtecilik davasıyla ispatlayabilir olduğunu, davacı asile yapılan tebligatların usulüne uygun olduğunu, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmaması HMK Madde 375 şartlarının somut olayda gerçekleşmediğini, davacı tarafın 2016 yılından beri var olduğunu iddia ettiği bir sağlık durumunu, yıllar sonra bir yenileme sebebi olarak ileri süremediklerini davacı yanın HMK 375 uyarınca talep ettiği yargılamanın yenilenmesi isteminin , yasal şartların oluşmaması ve hak düşürücü sürelerin aşılması nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava, yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 375. maddesinde öngörülen yargılamanın iadesi isteği, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlıklarından dolayı maddi anlamda kesin hükmün bertaraf edilmesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan fevkalede (olağan üstü) bir kanun yolu olup ortaya çıkan yeni olgu ve delillerle daha önce ulaşıldığı sanılan adaletin temellerinin sarsıldığı durumlarda bu kesin hükmün ortadan kaldırılması ve yargılamayı yeniden yapma girişiminde bulunulması, yargılamanın iadesi şeklinde yasa yoluyla sağlanmıştır.
Yargılamanın yenilenmesi, kesin olarak verilen veya kesin olarak verilmemesine rağmen, süresi içinde kanun yoluna gidilmemesi nedeniyle kesinleşen ya da süresi içinde kanun yollarına başvurulmasına rağmen reddedilen ve böylece mevcut olağan kanun yolları tükenen mahkeme kararlarına karşı gidilen olağanüstü kanun yolu olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 374 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 374- (1) Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.
Madde 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.
Madde 377- (1) Yargılamanın iadesi süresi; a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği,
b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu,
c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı,
ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı,
d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu,
e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.
(2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.
Madde 379- (1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra;
a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını,
b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını,
c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler.
(2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder." düzenlemeleri yer almaktadır.
Yargılamanın yenilenmesi talep edilen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... karar sayılı dosyasının incelenmesinde, █████/2020 tarihli karar ile ".... Elde ki dava İcra İflas Yasasının 89/3.maddesine dayanan menfi tespit davasıdır
Mahkememiz tarafından yanlar arasında ki uyuşmazlık değerlendirilmiş ve öncelikle belirtilmelidir ki, elde ki davanın taraflarının tacir olmaması ve işinde ticari işletmeyi ilgilendiren bir iş olmaması nedeniyle davanın Türk Ticaret kanununun 4 ve 5.maddeleri kapsamında ticari dava olarak nitelendirilemeyecek olması karşısında davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu sonucuna varılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Yasasının 1.maddesi hükmüne göre göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, Hukuk Muhakemeleri Yasasının 115/1.maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır. Mahkememiz davaya bakma hususunda görevsiz olup, bu dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi de mümkün olmamakla, davanın saptanan dava şartı noksanlığı nedeni ile Hukuk Muhakemeleri Yasasının 115/2.maddesi hükmü uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Açıklanan gerekçeye göre;
1-)Mahkememizin görevsizliği nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Yasasının 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2-)Dava açanın tedbir isteminin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
3-)Hukuk Muhakemeleri Yasasının 20.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin bu karar verildiği anda usulen başvurması halinde dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın mahkememizce resen ele alınmasına, bu koşullar gerçekleşir ise davanın açılmamış sayılacağı hususun da karar verileceğinin ihtarına, kararın tebliğiyle ihtarat yapılmış sayılmasına,
4-)Hukuk Muhakemeleri Yasasının 331/2.maddesi gereğince harç, yargılama giderleri ve bu kapsamdaki vekalet ücretinin görevli mahkemede dikkate alınmasına,
Tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıklandı." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen gerekçeli karar taraf vekillerine █████/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ... Esas,... Karar sayılı kararı ile başvurunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerine █████/2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve █████/2024 tarihinde " hükmün █████/2020 tarihinde kesinleştiğine" ilişkin olarak şerh verilmiş, akabinde mahkememizin █████/2024 tarihli kararı ile " İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin ... E....K.sayılı 21.10.2020 tarihli ilamı ile, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK.nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine kesin karar verildiği, istinaf karar ilamının davacı vekiline 17.11.2020 tarihinde, davalı vekiline 17.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği, HMK 20. Maddesinde belirlenen 2 haftalık yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için davacı tarafça başvuruda bulunulmadığı anlaşılmakla HMK 20. Maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına " dair ek karar verilmiş, ek karar davacı asile █████/2025 tarihinde tebliğ edilmiş ve mahkememizce verilen ek karar █████/2025 tarihinde kesinleşmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak ... 2. Sulh Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının ve ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının bir örneğinin UYAP sisteminden celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
... 2. Sulh Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; █████/2025 tarihli dava dilekçesi ile iş bu davanın davacısı olan ... hakkında vasi atanması talebiyle dava açılmış olduğu, dava dilekçesinin içeriğinde davacının Alzheimer ve bunama nedeniyle kısıtlama talep edildiği anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibariyle; her ne kadar davacı ( yargılamanın yenilmesine) talep eden tarafça HMK 377/1/a-c maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi talep edilmişse de; █████/2029 tarihinde ve yargılama sürecinde davacı asile ilişkin her hangi bir kısıtlama/vasi atanması kararının bulunmadığı, dava açılırken dosyaya sunulan vekaletnamenin süreli olmadığı, süreçte vekilin azledilmediği, vekalet ilişkisini sora erdiren başkaca her hangi bir durumunu da söz konusu olmadığı, iş bu davanın açıldığı sırada mahkemeye sunulan █████/2019 tarihli vekaletnamenin hukuken geçerli olduğu, vekilin vefat ettiğinin tespit edilmesinin ardından ek kararın davacı asilin mernis adresine █████/2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, █████/2025 tarihinde de davacı asile ilişkin her hangi bir kısıtlama kararının bulunmadığı, yine davacı asilin tebligat yapılan tarihte huzur evinde bulunduğu belirtilmişse de, resmi kayıtlardaki ( mernis ) adrese yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu, bu nedenle vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olmasına ilişkin yargılamanın yenilenmesi talebinin yerinde olmadığı, yine talep eden tarafça mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olmadığı ileri sürülmüşse de, yargılama yapan mahkemenin kanunlar çerçevesinde teşekkül ettiği anlaşılmakla yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Yargılamanın yenilenmesi talebinin REDDİNE
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli ...Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde ilgili tarafa iadesine
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!