Mirasçı üvey annenin tecrübesizliğinden faydalanarak düşük bedelle devredilen taşınmaz paylarının gabin ve hile sebepleriyle tapu iptali ve tescili davasına ilişkin Yargıtay incelemesi.
Özet: Davacı (murisin eşi) ile davalı (murisin önceki eşinden olan oğlu) arasında gabin ve hile iddialarıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında; davacının miras yoluyla edindiği taşınmaz hisselerini davalıya gerçek değerinin çok altında bir bedelle devrettiği, davacının yaşlılığı ve tecrübesizliğinden faydalanılarak edimler arasında aşırı orantısızlık yaratıldığı sabit görülerek, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince davacının tapu iptali ve kendi adına tescil talebi kabul edilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Dava, gabin ve hile hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının eşi ...'nun ölümüyle Konya ili, Karatay ilçesi, ... Mahallesinde kain 207, 1445, 1460, 1490, 1605, 1685, 17 34... parsel sayılı taşınmazların 10.02.2021 tarihinde mirasçıları adına intikal ettiğini, davalı tarafından davacının iradesinin hile ile sakatlanması neticesinde dava konusu taşınmazlarda davacı adına kayıtlı payların davalı adına tescilinin sağlandığını ileri sürerek davacı tarafından davalıya temlik edilen payların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, aşamada davanın ıslahı suretiyle edimler arasında aşırı orantısızlığın bulunduğunu ve bu durumun davacının yaşı ve tecrübesizliğinden kaynaklandığını ileri sürerek hile hukuki sebebi yanında gabin hukuki sebebine dayanmıştır.
Davalı vekili; davacının, davalının üvey annesi olduğunu, dava konusu taşınmazlardaki hisselerin davacı tarafından 200.000,00 TL karşılığında temlik edildiğini, bedelin 170.000,00 TL miktarındaki kısmının banka havalesi yoluyla ödendiğini, bakiye bedelin ödenmesi sürecinde davacının çocuklarının araya girmesi nedeniyle ödemenin kabul edilmediğini ve eldeki davanın açıldığını, hile iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalının bakiye bedeli ödemeye hazır olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu hisselerin 15.02.2021 tarihinde temlik edildiği, davanın 09.03.2021 tarihinde hile hukuki sebebine dayanılarak açıldığı, davacı tarafından sunulan 23.06.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle hile hukuki sebebine ek olarak gabin hukuki sebebine de dayanıldığı, tamamen ıslah kapsamında ıslah dilekçesiyle ileri sürülen vakıanın da dava tarihinde ve hak düşürücü süre içerisinde ileri sürüldüğünün kabul edilmesi gerektiği, çekişme konusu hisselerin üçte biri değerine temlik edildiği, edimler arasında aşırı orantısızlık bulunduğu, satış bedeli olarak davacıya yalnızca 170.000,00 TL ödendiği, davacı adına kayıtlı sekiz taşınmazdaki hisselerin aynı taşınmazlarda hissesi bulunan davalı tarafından devralınması, hisse devredilen taşınmaz sayısı, davacının yaşı, devir işleminin yapıldığı esnada tarafların yanında başkaca kimsenin bulunmaması, devirden kimsenin haberdar olmaması, davacının davalının üvey annesi olması, resmi senette belirtilen 200.000,00 TL bedelin dahi tamamen ödenmemiş olması hususlarıyla tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde davacının düşüncesizlik ve tecrübesizliğinden davalının sömürme iradesiyle yararlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hile hukuki sebebine dayalı olarak dava konusu satış işleminden sonraki bir yıl içinde açıldığı, davanın tamamen ıslahı suretiyle gabin hukuksal nedenine dayanıldığı, dava konusu taşınmaz hisselerinin satışı için anlaşılan bedelin 200.000,00 TL olduğunun davalının kabulünde bulunduğu, dava konusu hisselerin gerçek değerlerinin satış bedelinin üç katından fazla olduğu, edimler arasındaki fark ve davacının yaşlı, ev hanımı olduğu da gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince davanın süresinde açıldığı ve aşırı yararlanmanın sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların müşterek murisi ... 24.12.2020 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak eşi davacı ... ve murisin önceki eşinden olma çocukları ..., ..., ... ve davalı ...'in kaldığı, muris ... maliki olduğu Konya ili, Karatay ilçesi, ... Mahallesinde kain 207, 1445, 1460, 1490, 1605, 16 85... parsel sayılı taşınmazların tamamının, 1737 parsel sayılı taşınmazda ise 47/ 50... .02.2021 tarih ve 6007 yevmiye numaralı işlem ile verasette iştirakle mirasçılarına intikal ettiği, davacı ...'nin muristen intikal eden hisseleri 15.02.2021 tarih ve 6877 yevmiye numaralı işlemle 200.000,00 TL bedelle davalı ...'e satış suretiyle devrettiği, bilahare toplulaştırma işlemi neticesinde dava konusu 14 45... parsel sayılı taşınmazların 353 98... parsele, 14 90... parsel sayılı taşınmazların önce 354 07... parsele sonrasında 354 07... , 5 ve 6 parsellere, 16 85... parsel sayılı taşınmazların 354 18... parsele, 1737 parsel sayılı taşınmazın ise 354 18... ve 3 parsele gittiği görülmektedir.
Bilindiği üzere ıslah; davanın tamamen ıslahı ve kısmen ıslahı olmak üzere ikiye ayrılır. Dava dilekçesinin verilmesi dâhil tüm usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğuran ıslaha davanın tamamen ıslahı, buna karşılık tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren usûl işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğuran ıslaha ise kısmen ıslah denir. Davacı taraf, iddiasını yani dava sebepleriyle talep sonucunu değiştirmek istiyorsa, yapacağı ıslah davanın tamamen ıslahı olacaktır. Buna karşılık iddianın yani dava sebepleriyle talep sonucunun değiştirilmesi değil de genişletilmesi isteniyorsa, müracaat edilebilecek olan ıslah türü, davanın kısmen ıslahıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.11.20 23... /1-8 43... /1162 Karar sayılı kararı). Davanın tamamen ıslahı, dava dilekçesinden itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılmasını gerektirir. Gerek öğretide, gerekse yerleşik yargısal kararlarında kabul edildiği üzere, davanın tamamen ıslahında yeni bir dava açılmamış sayılacak, tamamen ıslah edilen dava ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğundan bunun doğal sonucu olarak zamanaşımı ve hak düşürücü süre ilk davanın açıldığı tarihteki duruma göre dikkate alınacak diğer bir deyişle davanın tamamen ıslahında ıslah olunan dava, ilk dava gününde açılmış sayılacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.2022 tarih ve 2018/4-6 65... /498 Karar sayılı kararı).
Öte yandan; TBK'nın aşırı yararlanma başlıklı 28. maddesinde; "Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.
Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir" hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre aşırı yararlanmanın söz konusu olduğu bir sözleşmede zarar gören, sözleşmeyle bağlı olmaktan kurtulmak ya da oransızlığın giderilmesini sağlamak istiyorsa, bu hakkını düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her iki durumda da sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıllık hak düşürücü süreler içinde kullanabilecektir. Maddenin 2. fıkrasında, bir yıllık sürenin sözleşmenin kurulduğu tarihten değil, düşüncesizlik ya da deneyimsizliğin öğrenildiği veya zor durumun ortadan kalktığı tarihten başlaması kabul edilmiştir. Ayrıca, zarar görenin sözleşmeyle bağlı olmama iradesini diğer tarafa açıklayabileceği beş yıllık azami bir süre öngörülmüş ve bu sürenin başlangıcı bütün durumlarda sözleşmenin kurulduğu tarih olarak benimsenmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.10.2025 tarih ve 2024/1-3 99... /643 Karar sayılı kararı).
Yukaradaki açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; uyuşmazlık, davacı tarafça yapılan ıslahın tam ıslah mı kısmi ıslah mı olduğu ve buradan varılacak sonuca göre gabin hukuki nedeni yönünden davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, eğer hak düşürücü süre içerisinde açılmış ise davanın sübut bulup bulmadığı noktasında toplanmaktadır.
Eldeki davada, dava konusu hisselerin 15.02.2021 tarihinde satış suretiyle davalıya devredildiği, davanın 09.03.2021 tarihinde davacının iradesinin hile ile sakatlandığı iddiasına dayanılarak açıldığı, davalı vekilince hile iddiasının gerçeği yansıtmadığı ve satış bedelinin 200.000,00 TL olarak belirlendiği savunmasında bulunulduğu, dava konusu hisselerin temlik ve dava tarihi itibariyle değerinin 09.03.2022 tarihli bilirkişi raporuyla 655.804,50 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafça sunulan 23.06.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle davacının iradesinin hile ile sakatlandığını ayrıca edimler arasında aşırı oransızlığın bulunduğu ve bu durumun davacının yaşı ve tecrübesizliğinden kaynaklandığının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince, 23.06.2022 tarihli dilekçenın tam ıslah dilekçesi olarak nitelendirilmesi üzerinden sonuca gidilmiş ise de bu gerekçenin dosya kapsamına uygun düştüğünü söyleyebilmek mümkün değildir.
Şöyle ki; davacı tarafça sunulan 23.06.2022 tarihli dilekçe ile talep sonucu aynı kalmak suretiyle dava sebebinin değiştirilmediği ancak genişletildiği, diğer bir deyişle iradenin hile ile sakatlandığı iddiasının yanı sıra edimler arasındaki aşırı oransızlığa ve bunun davacının tecrübesizliğinden kaynaklandığı olgusuna dayanıldığı açıktır. Şu halde, her ne kadar davacı vekili tarafından 23.06.2022 tarihli dilekçede davanın tamamen ıslah edildiği belirtilmiş ise de söz konusu dilekçenin davanın kısmen ıslahına ilişkin olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle, gabin iddiasının dava tarihi itibariyle ileri sürüldüğünün kabulü mümkün değildir. Ne var ki, aşırı yararlanmanın söz konusu olduğu bir sözleşmede zarar gören, sözleşmeyle bağlı olmadığını düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde akit tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süreler içinde kullanabilecektir. Eldeki davada da, edimler arasındaki aşırı oransızlık ve bu oransızlığın davacının düşüncesizlik ve deneyimsizliğinden kaynaklandığı 09.03.2022 tarihli bilirkişi raporu sonrasında 23.06.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmüştür.
Bu nedenle; her ne kadar İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından ıslaha ilişkin hukuki nitelendirme yerinde değil ise de, gabin iddiasının hak düşürücü süre içerisinde ileri sürüldüğünün ve iddianın sübut bulduğunun benimsenmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazlarının reddine.
Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi ve kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü dikkate alındığında toplulaştırma işlemi neticesinde dava konusu 14 45... parsel sayılı taşınmazların 353 98... parsele, 14 90... parsel sayılı taşınmazların önce 354 07... parsele sonrasında 354 07... , 5 ve 6 parsellere, 16 85... parsel sayılı taşınmazların 354 18... parsellere, 1737 parsel sayılı taşınmazın ise 354 18... ve 3 parsellere gittiği gözetilerek toplulaştırma işlemlerine ilişkin evraklar celbedilip fen bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davacı tarafından devredilen hisselerin hangi taşınmaza ne oranda gittiği belirlenmeksizin kapalı kayıtlar üzerinden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmazlarda muris ...'den davacıya intikal eden iştirak payının davalıya devredildiği, dava konusu taşınmazların ise halen davalı ve dava dışı mirasçılar adına iştirak halinde kayıtlı olduğu, davacının davalıya devredilen veraseten iştirak halinde payı gözetilerek infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken dava konusu taşınmazlar müşterek mülkiyete dönüştürülmüş gibi işlem yapılarak pay oranında tapu iptali ve tescil kararı verilmiş olması da isabetsizdir.
Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin temyizi üzerine, re'sen yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz edene iadesine, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!