Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ek olarak, adi yazılı düzenlenen taşınmaz satış vaadi niteliğindeki sözleşmenin şekil şartı eksikliği nedeniyle geçersizliğine ve tapu iptali tescil talebinin reddine dair karar.
Özet: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında, arsa sahiplerinin avukatı lehine adi yazılı ek bir sözleşmeyle vaat edilen bağımsız bölümün tapu iptali ve tescili, mümkün olmazsa bedelinin tahsili talebine ilişkin uyuşmazlıkta, mahkemeler, taşınmaz satış vaadi niteliğindeki bu ek sözleşmenin, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi uyarınca geçerlilik şartı olan resmi şekle uygun yapılmadığı gerekçesiyle kesin hükümsüz olduğuna ve bu nedenle davanın reddine karar vermiş olup, davacı, davalının kötü niyetli olduğunu ve sözleşmenin geçerli olduğunu iddia ederek bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici ile müvekkilinin aralarında bulunduğu taşınmaz sahipleri arasında .... Noterliği'nin 19.06.2013 tarih ve ... yevmiye no.lu ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, taraflar arasında ayrıca adi yazılı şekilde 07.11.2012 tarihinde ek sözleşme yapıldığını, ek sözleşmede arsa sahiplerine 13 bağımsız bölümün yanında 1 adet 3+1 niteliğinde bağımsız bölümün verileceğinin kararlaştırıldığını, davalının adi yazılı sözleşmedeki edimini yerine getirmekten kaçındığını belirterek, tapuda Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, 1152 ada, 13 parsel sayılı taşınmazdaki 3 no.lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde hesaplanacak bedelin avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının da dahil olduğu diğer hissedarlar ile müvekkili arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 19.06.2013 tarihinde noter huzurunda yapıldığını, bunun dışında müvekkilinin iradesi ile mevcut 13 daire dışında ne paydaşlar için ne de başkası için bir taahhütte bulunmadığını, bu belgenin ön protokol aşamasında, sözleşme imzalanırken araya sıkıştırılmak suretiyle imzalatılmış bir belge olduğunu, davaya konu belge ile ilgili daha önce dava açıldığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğini, ek sözleşmenin resmi sözleşmeden 7 ay 12 gün öncesi tarihine ait olduğunu, anılan belgeye dayalı bir talepte bulunmanın mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ile aralarında davacının da bulunduğu taşınmaz sahipleri arasında .... Noterliği'nin 19.06.2013 tarih ve ... yevmiye no.lu ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmeye dayalı olarak, davalı ile aralarında davacının da bulunduğu arsa sahipleri taraf gösterilerek arsa sahiplerinin avukatı olarak davacı ile davalı arasında 07.11.2012 tarihli adi yazılı şekilde ek sözleşme yapıldığı, 07.11.2012 tarihli bu sözleşmeye göre, yer sahiplerine verilecek 13 bağımsız bölümün yanında 1 adette 3+1 niteliğinde bağımsız bölümün yer sahiplerinin avukatına verileceğinin kararlaştırıldığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesi gereği taşınmaz satışının ve satış vaadinin geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi gerektiği, sözleşmeler için öngörülen şeklin, kural olarak geçerlilik şekli olduğu, öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmelerin hüküm ve sonuç doğurmayacağı,Yargıtayın benimsediği butlan görüşüne göre geçerli şekilde yapılmayan sözleşmelerin en başından itibaren hüküm ve sonuç doğurmayacağı, sözleşmenin zamanla veya tarafların onayı ya da rızası ile geçerli hale gelmeyeceği, defi olmadığı için hakimin şekil eksikliğini yargılamanın her safhasında taraflar ileri sürmeseler bile re'sen göz önüne almak zorunda olduğu, eldeki davada taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi niteliğindeki sözleşmenin adi yazılı şekilde düzenlendiğinden geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının kötü niyetli olduğunu, yapılan sözleşmenin geçerli olduğunu, davanın reddedilmiş olması nedeniyle yatırılan harçların iadesi gerektiğini, eksik harcın davacıdan tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, terditli olarak bedelin tahsili istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.