T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında, çekteki imzanın sahte olduğunun adli tıp raporuyla belirlenmesi üzerine borçluluk durumunun tespitine ilişkin kararı.
Özet: Bu menfi tespit davasında, davalı tarafından başlatılan çeke dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacının talebi üzerine yapılan yargılamada, mahkemece toplanan deliller ve Adli Tıp Kurumunun ilgili çekteki ciro imzasının davacıya ait olmadığını belirten uzman raporu ışığında, davacının borçlu olmadığının tespiti yönündeki ana talep kabul edilerek icra takibine konu borçtan müvekkilinin sorumlu olmadığına karar verilmiş; ancak davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacının kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiştir.

T.C.
ANTALYA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. sayılı icra dosyası ile davacı aleyhine çeke dayalı icra takibi başlatılmış olduğunu, müvekkili aleyhine başlatılan haksız icra takibine süresi içerisinde usulüne uygun bir itirazda bulunamamış olduğunu ve aleyhine başlatılan takibin kesinleşmiş olduğunu, ancak söz konusu icra takibine dayanak çek üzerinde bulunan imzanın, davacı müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti için eldeki davanın açıldığını, müvekkili ile davalı yan arasında hiçbir borç ilişkisinin bulunmadığını, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumunda olduğunu, takibe konu çekteki alacaklı ile müvekkili arasında çekin düzenlenmesi için sebep oluşturacak herhangi bir hukuki ve ticari ilişkinin bulunmadığını, takibe konu olan çekte yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, çekte müvekkilinin isminin yazılarak imzasının taklit edildiğini, müvekkili ile söz konusu çekte cirosu bulunan ... ... arasında araç satışından kaynaklı bir ticari ilişkinin gerçekleşmiş olduğunu, müvekkilinin ise ... ...'a olan borcunu bir kısmı elden bir kısmını ise internet bankacılığı yoluyla ödemiş olduğunu, müvekkili ile ... ... arasında imzalanmış olan sözleşmeye bakılarak imzanın taklit edildiğini, davacıya ait imza örneklerinin dosyaya celp edilmesini, açıklanan tüm nedenlerle; öncelikle teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasına, yargılama neticesinde de müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yana usulüne uygun tebligat yapılmış ise de davaya cevaplarını sunmadığı, duruşmalara da katılmadığı anlaşılmıştır.Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının bir sureti ve yine aynı takibe konu çek aslının istendiği, davacı vekilince müvekkilinin imza örneklerinin bulunduğu yeri bildiğirdiği akabinde de ilgili yerlere müzekkerelerin yazıldığı görüldü. Davacı vekilinin ... tarihli dilekçesi ile usul ekonomisi gereği dosyanın imza incelemesine gönderilmesini talep ettiği, talep gereği dosyanın tüm ekleri ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, ... tarihli raporda; çekin arka yüzünde ... ... adına atılı 2. ciro imzası ile ... ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... ...'ın eli ürünü olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Dava, Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyasında takip konusu edilen çekteki ciro imzasının sahte olduğu iddiası ile açılmış menfi tespit davasıdır. Davalı tarafça dava takip edilmemiş, herhangi bir cevap da verilmemiştir. Mahkememizce davacının tüm delilleri toplanmış, davacı asile ait imzalı belge asılları kurumlardan getirtilerek çek aslı ile birlikte adli tıp kurumuna gönderilmiş, adli tıp kurumunun ... tarihli raporunda çekteki ciro imzasının davacının eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve hüküm vermeye yeterli ve elverişli görülen adli tıp kurumu raporu birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının cirosu ile davalı arasında başka bir ciranta daha bulunmakla davalının sahte imzayı bilerek çeki devraldığı ve kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kabulü ile; davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davalının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Kabul edilen ... TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın düşümü ile eksik kalan ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Davacının karşıladığı ... TL peşin harç, ... TL yazışma/tebligat/posta gideri, ... TL ATK fatura giderleri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen ... TL üzerinden davacı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ...-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,7-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026 Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Katip ...e-imzalıdır