Muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davanın, mal kaçırma amacının saptanamaması gerekçesiyle reddedilmesi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davada, davacı vekili murisin taşınmazını mirastan mal kaçırma amacıyla davalıya devrettiğini ileri sürmüş, davalı ise bu iddiayı reddetmiştir; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, murisin mal kaçırma amacının tespit edilemediği gerekçesiyle davayı reddederken, temyiz incelemesi sonucunda da bölge adliye mahkemesinin bu kararı usul ve yasaya uygun bulunarak kesin olarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili; muris ...'in 34 28... parseldeki 1 numaralı bağımsız bölümünü 14.04.2009 tarihinde satış göstermek suretiyle davalıya devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin taşınmazını satma ihtiyacı olmadığı gibi davalının da alım gücü bulunmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payı oranında davacı adına tesciline, olmadığı takdirde bedele karar verilmesini istemiştir. Davalı; mal kaçırma amaçlı işlem yapılmadığını, taşınmaz bedelinin bir kısmını ödediğini, paylaştırma amacıyla hareket edildiğini, muristen kalan başka taşınmazlar da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin mal kaçırma amacı saptanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin amacının açık bir şekilde saptanması gerektiği, somut olayda murisin iradesinin mal kaçırma olmadığı, iddianın ispatlanamadığı, davanın reddinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.