Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, ticari ilişkiden kaynaklanan alacak davasında ayıplı mal iddiasıyla yapılan itirazın iptali ve açık ayıp ihbarının süresinde yapılmaması nedeniyle ürünlerin kabul edilmiş sayılmasına dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir ticari alacak davasında, davacı faturaya dayalı ürün teslimatı sonrası ödenmeyen alacağını talep ederken, davalı teslim edilen ambalaj malzemelerinin ayıplı olduğunu ve zamanında bildirim yaptığını iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi, davalının açık ayıplar için yasal sürede ayıp ihbarında bulunmadığı ve bu nedenle malı kabul etmiş sayıldığı gerekçesiyle davacının itirazın iptali talebini kabul ederek, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmetmiştir. Davalı taraf, ayıplı mal savunması ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği iddiasıyla bu kararı istinaf etmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ:█████/2022DAVANIN KONUSU:İtirazın İptaliGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı faturaya istinaden alacak meydana geldiğini, müvekkili şirketin █████/2021 tarihli arşiv faturaya istinaden malları davalıya teslim ettiğini, davalı tarafından söz konusu faturaya karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığını, tarafların ticari defterlerine işlendiğini, fatura konusu malların davalıya tesliminin yapıldığını, müvekkili şirketin fatura kaynaklı alacağının ödenmemesi üzerine Denizli 2. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlu tarafından icra takip dosyasına kısmen itirazda bulunulduğunu, davalı tarafın alacağın 23.596,40 TL'sine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin alacağının ticari defterler ve sevk irsaliyeleri ile sabit olduğunu belirterek İcra Müdürlüğü'ne yapılan kısmi itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; müvekkilinin şahıs firması olup dondurma imalatı işi ile uğraştığını, 2021 yılı yaz sezonu için davacı şirketten iş yerine imal edilen dondurmaların muhafaza ve taşımasında kullanılmak üzere koli ve koliler arasına konulan ara kartonlar satın almak için 26.01.2021 tarihinde sipariş verildiğini, davacı firma tarafından söz konusu malların Şubat ayında davalı firmaya teslim edildiğini ancak gerek koliler gerekse koli arasına konulan ara kartonların davalı tarafından kullanılmaya başlanması ile ürünlerin çoğunun istenildiği gibi olmadığının, malların ince olduğunun ve soğuğa dayanıklı olmadığının, sipariş sözleşmesinde (kolinin ara katı nsscli yani suya dayanıklı) olduğu yazmasına rağmen su geçirdiğinin görüldüğünü, bu durumun davacı şirket yetkilisi ... 'a telefonla ve whatsap yazışmaları ile hemen bildirildiğini, ... 'ın mesajlarında davalı firmaya 0,24 TL den 31 bin adet ara karton için fiyat farkı faturası kesebileceklerini, ayrıca "Ürün çok, meblağ fazla, orta yolu bulalım, iki taraf da minimum zararla çıkalım, en azından yarı yarıya olsun" şeklinde beyanlarda bulunduğunu, davalı şirketin söz konusu ürünler hakkında ... Ambalaj adlı firmaya numune göndererek test yaptırdığını, test sonucunda 1 numaralı numune ile 2 numaralı numune arasında 40 gr fark olduğunun bildirildiğini, bunun üzerine davalı tarafından davacı firmaya hatalı ve ayıplı gelen ürünler için fiyat farkı adı altında 23.596,40 TL'lik fatura kesildiğini ancak davacı tarafın kötüniyetli olarak bu faturayı Yeniçağa Noterliği'nin 27.04.2021 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iade ettiğini, akabinde de Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Taraflar arasında ambalaj kağıt alım satımına dayalı ticari ilişki bulunmakta olup davalı tarafından ayıp iddiasında bulunulmuş ise de, takibe konu faturaya ilişkin ürünlerin █████/2021 tarihinde davalı tarafa teslim edildiği, dosya kapsamına kazandırılan bilirkişi raporuna göre iddia edilen ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu, faturaya konu ürünlerin tesliminden dava açılış tarihine kadar davalı tarafından TTK 18. maddesinin aradığı şartlarda süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının da bulunmadığı anlaşılmakla, davalının TBK'nun 223/2 maddesi gereğince satılanı kabul etmiş sayılacağı sonuç ve kanaatine varılmakla davalı tarafın ayıp iddiasına mahkememizce itibar edilmemiş olup davacının davasını usulüne uygun düzenlenmiş defter kayıtları neticesinde ispat ettiğinden davanın kabulüne dair karar verilmiş alacağın taraflarca bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olmasından dolayı icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kabulü ile; davalının Denizli 2. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden aynen devamına, 23.596,40 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin şahıs firması olduğunu, dondurma imalatı işi ile uğraştığını, 2021 yılı yaz sezonu için davacı şirketten işyerinde imal edilen dondurmaların muhafaza ve taşımasında kullanılmak üzere koli ve koliler arasına konulan ara kartonlar satın almak için 26.01.2021 tarihinde sipariş verdiğini, davacı firma tarafından söz konusu malların Şubat ayında davalı firmaya teslim edildiğini, ancak gerek koliler gerekse koli arasına konulan ara kartonların davalı tarafından kullanılmaya başlanması ile ürünlerin çoğunun istenildiği gibi olmadığının, malların ince olduğunun ve soğuğa dayanıklı olmadığının, sipariş sözleşmesinde (kolinin ara katı nsscli yani suya dayanıklı) olduğu yazmasına rağmen su geçirdiğinin görüldüğünü ve bu durumun davacı şirket yetkilisinin ... 'a telefonla ve whatsapp yazışmaları ile hemen bildirildiğini, ... 'ın mesajlarında davalı firmaya 0,24 TL den 31.000 adet ara karton için fiyat farkı faturası kesebileceklerini söylediğini, ayrıca "Ürün çok, meblağ fazla, orta yolu bulalım, iki taraf da minimum zararla çıkalım, en azından yarı yarıya olsun" şeklinde beyanlarda bulunduğunu, ayrıca davalı şirketin söz konusu ürünler hakkında ... Ambalaj adlı firmaya numune göndererek test yaptırdığını, test sonucunda 1 numaralı numune ile 2 numaralı numune arasında 40 gr fark olduğunun bildirildiğini, satın alınan malların ince, gramajının düşük olması, su geçirmesi ve soğuğa karşı dayanıklı olmaması nedeniyle bu durumun şirket yetkililerine hemen bildirildiğini, fiyat farkı faturası kesildiğini, gizli ayıpların olağan bir muayene ile meydana çıkamayacak olan ayıplar olduğunu, TTK'da gizli ayıbın düzenlenmemiş olması sebebiyle TTK 23/1-c maddesinin son cümlesi gereğince TBK'nın 223. maddesinin uygulanacağını, TBK'nın 223 ve devamı maddeleri gereğince karton koli ve ara kartonlardaki ayıpların olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir durumda bulunması halinde ayıp ortaya çıkınca ayıbın satıcıya hemen bildirilmesi gerektiğini, ağır kusurlu olan satıcının da ayıbın kendisine sonradan bildirildiğini, ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağına dair kural göz önüne alındığında açılan bu davanın reddi gerektiğini, 09.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle davaya konu kutu ambalajının incelendiği gramajlarının gözden geçirildiği ve bu inceleme sonrasında burada gizli ayıbın söz konusu olduğu çünkü kutu içine malın konulup soğuk hava deposunda bekletmeden bu ayıbın anlaşılamayacağının gelen kutular da hemen kullanılmadığı için zamanaşımının söz konusu olmadığının belirtildiğini. raporun sonuç kısmında da taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında ürünlerin gizli ayıplı olduğunun davalının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğunun yazıldığını, Yerel Mahkemece bu rapora itibar edilmeyerek dosya kapsamına kazandırılan bilirkişi raporuna göre iddia edilen ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu, faturaya konu ürünlerin tesliminden dava açılış tarihine kadar davalı tarafından TTK'nın 18. maddesinin aradığı şartlarda süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının da bulunmadığı gerekçesiyle karar verildiğini, bilirkişinin kanıt toplamak, kanıtın teknik yapısını belirlemek, içeriğini anlamak ve kanıtları değerlendirmek için bir araç olduğunu, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişi tayin edilebileceğini, dava konusu olayda uzmanlığın, özel ve teknik bilgiyi gerektiren halin olduğu açıkça ortada iken Yerel Mahkemece bu rapora itibar edilmeyip hüküm kurulmasının açıkça yasalara ve hukuka aykırılık oluşturduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;Dava; ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesinde, satılan malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, malın ayıplı olduğu açıkça belli değil ise, alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK'nın 223/2. maddesinin uygulanacağı düzenlenmiş, TBK'nın 223. maddesinde de alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun süre içerisinde satıcıya bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği, bildirilmezse satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.Malın teslimi sırasında ilk bakışta kolaylıkla görülebilecek nitelikteki ayıplar, açık ayıptır. Açık ayıpta ihbar süresi iki gündür. Malın teslimi sırasında açıkça belli olmayan ancak adi bir muayene ile ortaya çıkacak ayıpta, ihbar süresi sekiz gündür. Alıcının malı muayene ederek 8 gün içinde satıcıya ayıp ihbarında bulunması gerekmektedir. Alıcının muayene süresini kaçırdıktan sonra yapacağı ayıp ihbarı hukuken sonuç doğurmayacağı gibi, alıcı ayıba karşı tekeffül hükümlerinden faydalanamaz. Alıcının yapması gereken muayenenin tarzı ve kapsamı satılanın niteliğine göre bu tür şeylerin alınıp satıldığı ticari uygulamaya ve alıcının tecrübesine göre belirlenmelidir. Alıcının yapacağı muayene neticesinde tespit ettiği ayıpları satıcıya yazılı şekilde ihbar etmesi gereklidir.Somut olayda; Yerel Mahkemece "takibe konu faturaya ilişkin ürünlerin █████/2021 tarihinde davalı tarafa teslim edildiği, dosya kapsamına kazandırılan bilirkişi raporuna göre iddia edilen ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu, faturaya konu ürünlerin tesliminden dava açılış tarihine kadar davalı tarafından TTK 18. maddesinin aradığı şartlarda süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının da bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunda Mahkeme gerekçesinin aksine ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirtildiği görülmüş olmakla hükmün gerekçesinin dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmıştır.Yine dosya kapsamında mali müşavir ve kimya mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, Mahkemece hükme esas alındığı belirtilen işbu rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli değildir. Yerel Mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması da isabetsiz olmuştur.Bu durum karşısında; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile, Mahkemece yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan hususlar doğrultusunda dosya kapsamında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek ve dava konusu malların niteliği nazara alınarak alanında uzman endüstri mühendisi, mali müşavir ve Borçlar Hukuku nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyetinden dava konusu malların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, açık ya da gizli ayıp bulunup bulunmadığı hususunda ayrıntılı, gerekçeli, hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınmak suretiyle süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı hususu da değerlendirilerek oluşacak sonuç dairesinde HMK'nın 297. maddesi uyarınca dosya kapsamına uygun gerekçeyi de içerir şekilde karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafça peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026...