Gayrimenkul değerleme hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan, ayıplı hizmet iddiasıyla feshedilen sözleşme sonrası açılan itirazın iptali davasında bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Gayrimenkul değerleme hizmet sözleşmesinden doğan alacakların ödenmemesi ve teminatın haksız gelir kaydedilmesi nedeniyle davacı şirket tarafından başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında; ilk derece mahkemesi, davacı şirketin edimlerini yerine getirdiğini ve raporlarının standartlara uygun olduğunu kabul ederek itirazın iptaline karar vermiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunda bölge adliye mahkemesi davalının itirazını reddedip davacınınkini kabul ederek icra inkâr tazminatına hükmetmiş, davalının temyiz başvurusu üzerine yüksek mahkeme, bölge adliye mahkemesinin usul ve kanuna uygun bulduğu kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında, 15.06.2021 tarihli, ███████████ İhale Kayıt Numarası ile kayıtlı ... İlçesi Sınırları İçerisinde Bulunan Taşınmazların Gayrimenkul Değerlemesi yapılmasına ilişkin hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkili şirket 275 adet gayrimenkulün değerleme yapmayı üstlendiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının 75.207,89 TL tutarlı olan 4 adet fatura alacağının ödenmediğini, davalı ...’nin, ... Noterliği’nin 10.09.2021 tarihli, ihtarnamesi ile müvekkili şirketin ayıplı hizmet verdiğini iddia ederek sözleşmenin haksız feshedildiğini, müvekkili şirket tarafından davalı tarafa verilen 15.296,52 TL tutarında kesin teminatın sözleşmenin feshedildiği iddiasına dayanarak gelir kaydedildiğini, bu alacağın tahsili için icra takibi yaptıklarını, itiraz üzerine takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin sözleşme ve teknik şartname hükümlerine göre edimini yerine getirmediğini, 275 adet taşınmaz için sunduğu değerleme raporlarının gerçek piyasa değerlerini yansıtmadığını, belediyenin emsal değerleri ve resmi kayıtlarıyla çelişen düşük değerlendirmelerde bulunduğunu, idarece tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için davacıdan yeniden değerleme raporu düzenlenmesini istediğini, davacı tarafından sunulan revize raporlarda dahi bu eksikliklerin giderilmeyip sadece %10 artışlar yapıldığını, bu nedenle sözleşmenin idarelerince haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.06.2021 tarihli sözleşme uyarınca davacı şirket tarafından düzenlenen 211 adet değerlendirme raporunun SPK değerleme standartları tebliğine uygun olduğu, davacı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği gerekçesiyle itirazın iptaline, değerlendirmelerin standartlara uygun yapılıp yapılmadığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında karar verilerek itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı şirketin sözleşme ve eki şartnamede hüküm altına alınan taahhüdünü yerine getirmediğini, davacı şirket tarafından yapılan değerlemelerdeki tutarların gerçek değerlerden kabul edilemez derecede uzak olduğu tespit edildiğini, düzenlenen bilirkişi raporunun hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.