Kesinleşmiş işçilik alacaklarını ödemeyen özel okul işverenine karşı, adi iflas takibine yapılan itirazın kaldırılması ve borçlu şirketin iflasına karar verilmesi talepli dava.
Özet: Öğretmen olarak çalışan davacı, özel okul olan davalı şirketin istinaf mahkemesince kesinleşen işçilik alacaklarını ödememesi nedeniyle başlattığı iflas takibine davalının itirazı sonrası, icra hukuk mahkemesince bu itirazın reddedilmesi üzerine davalının iflasına karar verilmesini talep ederken; davalı vekili, davacının aynı alacak için farklı ilamlar ve değişen takip yollarıyla (ilamlı icra, iflas, haciz) defalarca icra takibi başlattığını, önceki iflas davasının reddedildiğini ve en son iflas yoluyla adi takipteki borç miktarının önceki takiplere göre farklı kalemler içermesi nedeniyle usulüne uygun olmadığını iddia ederek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ███████
KARAR NO : ████████
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; müvekkilinin davalı şirkete ait özel okulda öğretmen olarak çalıştığı, davalı işverenin müvekkilinin işçilik alacağını ödemediği, ----- İş Mahkemesinde --- esas sayılı dosyası ile açılmış olan alacak davasının istinaf incelemesini yapan ---- Bölge Adliye mahkemesi ---Hukuk Dairesi ---Esas,--Karar sayılı ve 14.12.2021 tarihli karar ilamı ile davanın kısmen kabulü ile 18.348,82 TL kıdem tazminatı, 5.100,00 TL vekalet ücreti ve 654,76 TL yargılama giderini faiziyle birlikte davalı işverenden davacı işçiye verilmesine karar verildiği, --- BAM ---. Hukuk Dairesinin ----Esas sayılı karar ilamına dayalı olarak ---. İcra müdürlüğünün -Esas sayılı dosyasında █████/2024 tarihinde iflas takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusu tarafından █████/2024 tarihli ödeme emrine itiraz edildiği ve borcunu ödemediği, bu defa ----İcra Hukuk Mahkemesi ---- Karar sayılı ve █████/2025 tarihli kararıyla davalı işverenin açmış olduğu ödeme emrine itirazının reddedildiği, davalı şirketin ilama bağlı ve takip konusu borçlarını ödememesi sebebiyle iflasını istemek zorunluluğu doğduğunu, davalı işveren aleyhine başlatmış olan iflas yoluyla adi takibe vaki itirazların kaldırılmasının iptalini ve davalının iflasının istenmesini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahvili, takibin kesinleşmiş ilama dayalı olduğu gözetilerek tespitle birlikte depo kararının esas almak üzere kapak hesabını icra müdürlüğünden istenilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Davalı vekili █████/2025 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında davacının ---- İş Mahkemesinin --- Esas, ---- Karar ve █████/2020 tarihli ilamı ile ---- İcra Müdürlüğünün----Esas sayılı dosyası ile █████/2020 tarihinde ilamlı icra takibi başlattığını, takip dayanağı ---İş Mahkemesinin --Karar ve █████/2020 tarihli ilamı taraflarınca istinaf edildiğini, ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesinin--- Karar ve █████/2021 tarihli ilamı ile kaldırılmasına karar verildiğini, alacaklı taraf vekili tarafından █████/2023 tarihli talebi ile ilamlı icra takibi olarak başlatmış olduğu takibinin takip yolunu değiştirerek takibin iflas yoluna çevrildiğini talep ederek, davalının iflasına karar vermesini talep ettiğini, icra müdürlüğünce taraflarına gönderilen iflas yoluyla adi takipte ödeme emrine █████/2023 tarihinde itiraz ettiklerini ve icra takibinin durdurulduğunu, takibin durması üzerine alacaklı tarafça ---. Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın kaldırılması ve iflas davası açıldığını, --- Asliye Ticaret Mahkemesinin --- Esas, --- Karar ve █████/2024 tarihli ilamı ile iflas davasının reddedildiğini, alacakların üçüncü defa █████/2024 tarihli talebi ile durdurulmuş olan ve itirazın kaldırılması ve iflas davası devam ederken icra dosyasından yeniden takip yolunu değiştirerek bu defa takibini haciz yoluna çevirdiğini ve müvekkiline icra emri gönderilmesini talep ettiğini, ilgili icra emrinin --- İcra Hukuk Mahkemesinin ----- Karar ve █████/2024 tarihli ilamı ile icra emrinin iptal edildiğini, son olarak davacı tarafın ---- icra Müdürlüğünün ---- esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu █████/2024 tarihli talebiyle yeniden 4. kez takip yolu değiştirerek taraflarına █████/2024 tarihli iflas yolu ile adi takipte ödeme emri tebliğ edildiğini ,taraflarınca itiraz edilmesi üzerine bu takibin durdurulduğunu, davacının takip yolunu değiştirmişse de ilk ilamlı takipteki icra emrindeki borç miktarı ile son iflas ödeme emrindeki borç miktarının aynı olmadığını, yeni bir takip konusu olabilecek alacakların eklenmesi ile oluşturulan ödeme emrinin gönderilmesi suretiyle takip yolunu değiştirilmesinin mümkün olmadığından davanın reddi gerektiğini, dava konusu icra dosyasında müvekkile gönderilen toplam 4 adet icra ödeme emri bulunduğunu, ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasından gönderilen █████/2020 tarihli ilk icra emrinde ---- İş Mahkemesinin---Karar ve █████/2020 tarihli ilhamın takip konusu yapıldığı ve alacak kalemleri kontrol edildiğinde 3.400 ,00 TL vekalet ücretini takip konusu yapıldığı ve takip çıkışının ise 35.847, 33 TL olduğunun açıkça görüldüğünü, oysa ki----İcra Müdürlüğünün----- Esas sayılı dosyasında müvekkile gönderilen █████/2024 tarihli iflas yolu ile adi takipte 4. ödeme emri incelendiğinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin ---- Esas, ---Karar sayılı ve █████/2021 tarihli ilamının takip konusu yapıldığı 24.103,58 TL tek kalem asıl alacak talep edildiği, talep edilen tutar içerisinde 5.100,00 TL vekalet ücreti bulunduğu, takip çıkışının ise 63.085,76 TL olduğu, yukarıda belirtilen icra dosyasında ilk gönderilen icra emriyle 4. kez gönderilen iflas yolu ile adi takipte ödeme emri incelendiğinde ilk ilamlı takipteki icra emrindeki borç miktarı ile iflas ödeme emrindeki borç miktarının aynı olmadığı, yeni bir takip konusu olabilecek mahkeme vekalet ücretinin takibe eklenmesi suretiyle oluşturulan ödeme emrinin gönderilmesi suretiyle takip yolunun değiştirilmesinin mümkün olmayacağını, usul ve yasaya uygun geçerli bir iflas takibi bulunmaması nedeniyle █████/2024 tarihli iflas yolu ile adi takipte ödeme emrinde yeni alacak kalemleri eklendiğinden usul ve yasaya uygun geçerli bir ihlas takibinin bulunmadığını, ödeme emrinin iptali için açmış olunan ---- İcra Hukuk Mahkemesinde dava, usul ve yasaya aykırı şekilde kesin karar şeklinde reddedilmiş olduğundan bu durumun dikkate alınması gerektiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde “ her ne kadar davalı takip borçlusu tarafından 23 Aralık 2024 tarihli iflas sonuyla adi takipte ödeme emrinin iptalini talep etmişse de, dayanaktan yoksun bu iddia, -- İcra Mahkemesinin----. Sayılı ve 9 Ocak 2025 tarihli kararıyla kesin olarak reddedilmiştir” şeklinde beyanda bulunmuş ise de ilgili karar kesin olmak üzere verildiğinden taraflarınca karara karşı istinaf yoluna başvurulamadığını,--- İcra Hukuk Mahkemesinin ----- Sayılı ve █████/2025 tarihli kararın gerekçe kısmında “aynı takip yolu içinde 12 Ocak 2023 tarihli iflas yoluyla adi takipte ödeme emrinden sonra dayanak ilamın kaldırılarak yeniden hüküm kurulması nedeniyle yeni alacak kalemlerini şikayete konu 23 Aralık 2024 tarihli iflas yolu ile adi takipte ödeme emrine konu edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı” şeklinde gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesinin ---- Karar sayılı ilamın karar tarihi █████/2021 olduğu gözden kaçırılarak usul ve yasaya aykırı şekilde hüküm tesis edildiğini, yani ilgili kararda █████/2023 tarihli iflas yoluyla adi takipte ödeme emrinden sonra dayanak ilamın kaldırılmadığı, █████/2023 tarihli iflas yoluyla adi takipte ödeme emrinden önceki tarih olan █████/2021 tarihinde dayanak ilamın kaldırıldığını, ---- İcra Hukuk Mahkemesinin hatalı şekilde sanki █████/2023 tarihli iflas yoluyla adi takipte ödeme emrinden sonraki tarihte istinaf tarafından kararın kaldırıldığından bahsedilmekte ise de iflas takibi ödeme emrinden önceki tarihte istinaf mahkemesince kararın kaldırılmasına karar verildiğini, müvekkili hakkında uslu ve yasaya aykırı olarak ilk ilamı takipteki icra emrindeki borç miktarı ile iflas ödeme emrindeki borç miktarı aynı olmadığı, yeni bir takip konusu olabilecek mahkeme vekalet ücretinin takibe eklenmesi suretiyle oluşturulan ödeme emrinin gönderilmesi suretiyle takip yolunun değiştirilmesi mümkün olmayacağını ve alacaklı vekilinin dördüncü defa takip yolunu değiştirmek suretiyle göndermiş olduğu █████/2024 tarihinde tebliğ edilen █████/2024 tarihli iflas yolu ile adi takipte ödeme emrine dayanak teşkil eden iflas takibi usul ve yasaya uygun geçerli bir takip olmadığını, dava tarihi itibariyle iflasın kaldırılmasını konu edilebilecek usulüne uygun bir iflas takibin bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava hukuki niteliği itibariyle; ---. İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı takip dosyasında iflas yoluyla yapılan icra takibine vaki itirazın kaldırılarak davalı borçlunun iflasına karar verilmesine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalı aleyhine --- İş Mahkemesi'nin ---- sayılı dosyasından verilen karara istinaden ---- sayılı dosyasından ilamlı icra takibi başlatıldığı, bu dosyada haciz girişimlerinin sonuçsuz kalması üzerine, davacı alacaklı tarafından 09.01.2023 tarihinde takip şeklini değiştirerek iflas yoluyla takibe dönüştürdüğü, yapılan tebligat üzerine, davalı tarafından itirazda bulunulduğu, itiraz üzerine ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin--- sayılı dosyasında iflas talepli dava açıldığı, icra mahkemesince ödeme emrinin iptaline karar verilmesi üzerine, mahkemece davanın reddine karar verildiği, ----. İş Mahkemesi'nin ---- sayılı dosyasında ihbar tazminatı isteminin de kabulüne karar verildiği, istinaf üzerine, ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi ---- sayılı kararı ile ihbar tazminatı isteminin reddine karar verildiği, ---Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin ----esas sayılı kararının, ----İcra Müdürlüğünün --- esas sayılı takip doyasından icra takibine konu yapıldığı, mükerrer takip şikayeti üzerine, takibin iptaline karar verildiği,---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin ----esas sayılı dava dosyasından verilen kararın, bu kez de daha önce İş Mahkemesince verilen kararın infazı ile ilgili başlatılmış olan ----.İcra Müdürlüğünün ----esas sayılı takip dosyasından 63.085,76 TL alacağın tahsili konusunda iflas yolu ile adi takiple ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 30.12.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının takibe süresinde itiraz ettiği itiraz üzerine de mahkememize iş bu davanın süresi içinde 01.02.2025 tarihinde itirazın kaldırılması ve iflası konusunda açıldığı,
6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca "hukuki yarar" dava şartı olduğundan, öncelikle davacının işbu dava yönünden hukuki yararının olup olmadığı hususunun re'sen incelenmesi gerekmiştir. Zira davacı tarafından ilama dayalı alacağın icra emriyle istenmesine rağmen ödenmemesi üzerine İİK'nın 177. maddesi uyarınca doğrudan iflas davası açılmamış, ilamlı takip İİK'nın 43/2. maddesi uyarınca iflas yoluyla takibe çevrilerek, iflas yoluyla takibin kesinleşmesi nedeniyle eldeki iflas davası açılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2017 tarihli ve -----sayılı kararında ilama dayalı bir alacağın ilamsız takip konusu yapılmasında hukuki yarar olmadığına dair karar verilmiştir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 45/5.maddesinde "İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar." hükmü gereği içtihadı birleştirme kararları mahkemeler yönünden bağlayıcıdır. Ancak bu bağlayıcılık içtihadı birleştirme kararına konu edilen uyuşmazlıkla benzer hukuki konulara ilişkindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun anılan kararında "ilama bağlanmış para alacakları için genel haciz yoluyla takip yapılıp yapılamayacağı" yani "ilamlı takip" ile "genel haciz yoluyla takip" tartışılmıştır. Eldeki dosyada ise "alacağı ilama bağlanmış bir alacaklının iflas yoluyla adi takip yapması" hali söz konusu olduğundan somut dosya yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Alacaklının tercih hakkını doğrudan iflas davası açarak değil adi iflas yoluyla takip başlatarak kullandığı ve iflas yoluyla takipte gönderilen ödeme emrine borçlunun bir itirazının olmaması sebebiyle takibin kesinleştiği eldeki davada ara karar niteliğinde olsa dahi mahkemece "itirazın kaldırılması" yönünde bir karar da verilmeyecektir. Bu nedenle ilama bağlı bir alacağın tekrar ilama bağlanması hali bulunmamaktadır. İflas yoluyla takibe itiraz edilmiş olunması ihtimalinde dahi, açılan iflas davasında verilecek "itirazın kaldırılması" kararı bir "ara karar" niteliğinde olduğundan ilam niteliği taşımamaktadır.
Alacak bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye bağlı ise, alacaklı doğrudan doğruya iflas yoluna başvurabilir (m.37;177/4). Fakat alacaklı, böyle bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanarak, (özellikle m.32'ye göre bir ilamlı icra takibi yapmadan) genel iflas yoluna da başvurabilir. -----Alacaklının ilama dayalı alacağının icra emriyle istenmesine rağmen ödenmemesi halinde başvurulacak tek yolun İİK'nın 177. maddesi uyarınca açılacak doğrudan iflas davası olduğunun kabulü halinde, bu durum gerek alacaklının gerekse borçlunun menfaatine de uygun düşmeyecektir. Öncelikle İİK'nın 177. maddesi uyarınca açılacak doğrudan iflas davasında depo emri çıkartılmamaktadır. İflas yoluyla takip nedeniyle açılan iflas davasında ise depo kararı verilmektedir. Depo emri verilmesindeki amaç borçluya borcunu ödemesi ve iflastan kurtulması için son bir fırsatın verilmek istenmesidir. Zira iflas yoluyla takip başlatılması akabinde açılacak iflas davasında mahkemece depo emri gönderileceğinden, somut olayda olduğu gibi depo emrinin borçlu tarafından yerine getirilmesi halinde hem alacaklının alacağına kavuşmasına hem de borçlunun iflastan kurtulmasına imkan varken, bu yol kabul edilmeyerek alacaklının İİK'nın 177. maddesi uyarınca doğrudan iflas davası açmaya mecbur bırakılması halinde, şayet takibin dayanağı ilam için icranın geri bırakılması kararı getirilmediği takdirde ticaret mahkemesi ilamın kesinleşmesini beklemeden ve depo kararı çıkartmadan yapacağı şekli inceleme ile icra emrine rağmen borcun ödenmediği için iflas kararı verecektir. Bu halde ise alacaklının ulaşmak istediği amaca yani alacağına kavuşmasına engel olunacağı gibi borçlu açısından ise ağır bir sonuç doğuran iflasa sebebiyet verilecektir. Borçlunun iflası halinde alacaklının, alacağına tam olarak kavuşup kavuşamayacağı meçhul olduğu gibi alacağına ne zaman kavuşacağı ise belli değildir.
Açıklanan nedenlerle bilirkişi raporunun aksine davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının olduğu kanaatine varılmıştır. ( ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi ---Davalı şirketin sicil dosyası celp edilmiş, merkez adresinin yargı çevremiz içinde bulunması nedeniyle davanın İİK 154 madde hükmü gereğince borçlunun muamele merkezi bulunan mahkememizde açıldığı,
İİK 160 madde hükmü gereğince iflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumlu olduğundan bu konuda mahkememizce oluşturulan ara kararı doğrultusunda iflas avansı ve diğer giderlerin davacı tarafından süresi içinde depo edildiği,Davacı tarafça davalı aleyhine yapılan icra takibine itirazı nedeniyle davacının davalıdan bir alacağının olup olmadığı varsa miktarının belirlenmesi yönünde bilirkişi incelemesi yapılıp, bilirkişi kurulundan rapor alındığı, davacı alacağının varlığının tespiti üzerine itirazın kaldırılması ile birlikte davalı şirket hakkında iflas davası açıldığı, itiraz etmek isteyen alacaklıların itirazda bulunabilecekleri konusunda İİK 166 madde hükmü gereğince ilan yapıldığı,Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda ibraz olunan raporda 13.05.2026 tarihi itibariyle depo kararına esas teşkil edecek alacak miktarının 94.545,84 TL olduğunun belirlendiği, bu konuda mahkememizce düzenlenen 14.05.2026 tarihli depo kararı davalı borçlu şirkete 19.05.2026 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından depo bedelinin 14.05.2026 tarihinde mahkememiz veznesine yatırıldığı, davalı borçlunun 7 günlük depo süresi içerisinde depo emrine konu miktarı mahkememiz veznesine depo ettiği belirlendiğinden, iflas davasının reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-DAVANIN REDDİNE,
Depo bedeli olarak yatırılan 94.545,84 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 116,60 TL'nin davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gözetilerek davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gözetilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 1.318,30 TL'nin davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gözetilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen 28.000 TL Bilirkişi ücreti, 6.312,00 TL Basın İlan Ücreti, 660,00 TL Ticaret Sicili İlan Ücreti, 333,40 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 35.305,40 TL'nin davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gözetilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!