Yargıtay, adli tıp raporuyla ehliyetsizliği sabit 83 yaşındaki davacının telefon dolandırıcıları tarafından yapılan taşınmaz satışının tapu iptali ve tescil kararını, iyiniyetin işlemi geçerli kılmayacağı gerekçesiyle onadı.
Özet: Ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, adli tıp raporuyla işlemin yapıldığı tarihte ayırt etme gücünden yoksun olduğu tespit edilen yaşlı davacının telefon dolandırıcıları tarafından kandırılmak suretiyle davalıya satışının gerçekleştiği iddia edilen taşınmaz hakkında, ilk derece mahkemesi, bölge adliye mahkemesi ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay, ayırt etme gücü olmayan bir kişinin yaptığı işlemin geçerli bir irade beyanı içermediği ve bu nedenle hukuken sonuç doğurmayacağı, karşı tarafın iyiniyetli olmasının bu işlemi geçerli kılmayacağı ilkesi doğrultusunda, tapu iptali ve tescil talebini kabul eden alt mahkeme kararlarını onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı vasisi vekili; akli melekeleri yerinde olmayan 83 yaşındaki davacı ...'in telefon dolandırıcıları tarafından kandırılmak suretiyle dava konusu 6 95... parseldeki taşınmazının davalıya satışının yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; davalının taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, satışın rapor alınarak gerçekleştiğini, dolandırıcılık varsa da satışın geçerliliğini etkilemeyeceğini, evin tahliyesi için dava açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp 4. İhtisas Kurulundan alınan raporda davacı ...'in 20.06.2017 olan işlem tarihinde fiili ehliyetini haiz olmadığının mütalaa edildiği, işlemin yok ve yolsuz tescil hükmünde olduğu, temlik alan davalının ilk el konumunda olup iyiniyetli olmasının sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ehliyetsiz kişiden taşınmaz mal iktisap eden ve ilk el konumunda olan davalının TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı, ehliyetsizlik saptanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı ... mirasçıları ... vd. vekilleri Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davacı ...'nın dava konusu taşınmazı temlik tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlendiği, TMK'nın 15. maddesinde de ifade edildiği üzere ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağı, karşı tarafın iyiniyetli olmasının o işlemi geçerli kılmayacağı, bu ilkenin 11.06.19 41... /21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da aynen benimsendiği gözetildiğinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 23.054,62 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.