İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinden ticari satım kaynaklı itirazın iptali davasında ihtiyati haciz talebinin reddine dair istinaf incelemesi.
Özet: Ticari skuter alım satımından kaynaklanan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi, davacının vadesi gelmiş bir alacağı olmadığını, alacak miktarının bilirkişi incelemesiyle belirleneceğini, yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığını ve davalının mal kaçırma girişiminde bulunduğunun kanıtlanamadığını gerekçe göstererek ihtiyati haciz talebini reddetmiştir; davacı ise borcun bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, davalının temerrüde düşürüldüğünü ve alacağın yaklaşık ispatlandığını ileri sürerek bu ret kararına karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:█████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20.04.2026 tarihli ara karar
NUMARASI:████████ Esas
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirketin elektrikli skuter alımı hususunda anlaştığını, bu sözleşmenin sözlü olarak yapıldığını, bu şekilde 196 adet skuter verildiğini, sonrasında 234 skuter siparişi verildiğini fakat davalı firmanın Çin'de gümrükten çıkmadığını beyan ettiğini; kalan bakiye para için davalı tarafından 52 adet skuter ve yedek parça verileceği söylenmesine rağmen teslim etmediğini, yapılan görüşmelere rağmen ücret iadesinin yapılmadığını, davacı tarafça işbu dilekçe ekinde sureti bulunan ve tebliğ mazbatası da bulunan Sivas ... Noterliği'nin █████/2024 tarihli ihtarı ile davalının temerrüde düşürülmesine rağmen davalının para iadesin yapmadığını ve skuterların da teslim edilmediğini, skuterlar zamanında teslim edilmediği için dolar ile satın alındığından davacının dolar kuru üzerinden de zararının olduğunu, gönderilen ödemelerden fatura bedelleri düşüldüğünde çıkan 1.093.136,44 TL'nin ödenmesi için davacı tarafça ihtar gönderildiğini, icra takibi başlatıldığını ve sonuçsuz kaldığını, davacı şirketin haricen öğrendiği bilgilerden davalının mal kaçırma amacında olduğunun görüleceğini iddia ederek, davalının dava değeri kadar menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı uygulanması için karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 20.04.2026 tarihli ara kararıyla; "...Somut olayda, davacının davalıdan vadesi gelmiş bir para alacağı bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme gereği, malların teslim edilip edilmediği,kaç tanesinin teslim edildiği, yapılan ödemeler karşılığı alacak miktarı hususlarının, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenmesi mümkün olduğundan, henüz bilirkişi aşaması tamamlanmadığından, bu aşamada alacağın varlığı ve miktarının yargılama sonucu belirlenecek olması nedeniyle yaklaşık ispatın koşullarının oluşmadığı gibi ihtiyati haciz talep eden tarafça davalının mal kaçırma girişiminde olduğunun da yaklaşık delillerle kanıtlanamaması ve İİK’nın 257/2 maddesinde belirtilen şartların oluşmadığının ..." gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebinin mahkemece reddedildiğini, davalı tarafın borçlu olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz etmeyerek kabul ettiğini, müvekkilinin davalıdan scoter satın almak için ödeme gönderdiğini, fakat scoterleri almadığını, davacının davalıdan başkaca scoterlarda aldığını ancak toplam bedel karşılığına tekabül eden scoterleri alamadığını, bakiye bedel olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, ayrıca davalının temerrüte düşmediğinin tespitinin yanlış olduğunu, ihtarnamenin gönderildiğini, ihtiyati haczin amacının davacının alacağının zayi olmasını engellemek olduğunu, bu durumda alacağın varlığının yaklaşık ispat ile ispatlanmasının yeterli olacağını, müvekkiline düzenlenen faturalar ve müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen ödeme dekontlarının dilekçe ekinde sunulduğunu, aradaki farkın davacı alacağını oluşturduğunu, ayrıca bilirkişi raporunda da müvekkilinin alacaklı olduğunun ispat edildiğini, davalı tarafın rapora itiraz etmeyerek kabul ettiğini, alacağın ispatlandığının kabulünün gerektiğini iddia ederek, ihtiyati haciz talebinin reddine dair 20.04.2026 tarihli ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satım kapsamında alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, esas dava içinde ihtiyati haciz talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, taraflar arasında ...satışına ilişkin olarak ticari ilişki kapsamında davalı şirket tarafından davacı şirket adına faturalar düzenlendiği, davacı şirketin davalı şirkete banka yolu ile ödemeler yaptığına dair dekontların mevcut olduğu, davacı tarafça davalı şirkete 05.02.2024 tarihinde gönderilen ihtarname ile bir kısım elketrikli Scooterlerin teslim edildiği fakat kalan Scooterlerin teslim edilmediği, hesap hareketlerine göre 1.193.136,44 TL alacaklı göründükleri, vadedilen diğer elektrikli Sooterlerin müvekkili şirkete teslim edilmediği, bedelin karşılığı Dolar ile satılan elektrikli Scooterler olduğundan dolayı ihtar eden firmanın ayrıca döviz karşılığında zararının daha fazla olduğu, ayrıca elektrikli Scooterlerı paylaşımlı olarak kullanacak olan müvekkili şirketin kendi işlerini yapamadığından dolayı zararların daha fazla olduğunu belirterek, teslim edilen scooterlerin BTK kaydının taraflarına yapılmamış olması ve kullanılır durumda bulunmaması ayrıca cezayı müeyyidelerle karşı karşıya kalındığı belirterek derhal BTK kayıtlarının yapılmamasından kaynaklanan tüm zararların talep edildiği, iddia edilen talebin karşılanmaması üzerine ise davacı şirket tarafından davalı aleyhine, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 1.096.136,54 TL asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.121.212,54 TL alacağın tahsili amacı ile 09.04.2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, alacak sebebinin 5.138.493 TL tutarındaki dekont olarak gösterilmiş olduğu, davalı şirket tarafından takip ve borca itiraz edildiği, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasını açtığı ve ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesine ekli olarak, e-fatura örneklerini, dekont örneklerini, ihtarname örneğini ibraz etmiştir.Bilirkişi raporunun ibrazı sonrasında davacı vekili yeniden ihtiyati haciz kararı verilmesi talep etmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı 06.04.2026 tarihli dilekçeyle itiraz etmiştir.İhtiyati haciz, İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken ise alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.Somut olayda, ihtiyati haciz talebinin reddine dair daha önce verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Dairemiz tarafından reddedilmesi sonrasında devam edilen ilk derece yargılamasında davacı tarafça yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi bakımından yaklaşık ispat koşulunun mevcut durum itibariyle gerçekleşmediği anlaşılmakla; her ne kadar mahkeme gerekçesi yeterli ve yerinde olmasa dahi sonuç olarak verilen ret kararı isabetli görüldüğünden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi uygun görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 20.04.2026 tarihli ara karar sonucu itibariyle isabetli bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.04.06.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!