Davacının bilgisi ve rızası dışında sahte imza kullanılarak tescil edilen ticari şirketin feshi, tescilinin iptali ve terkinine ilişkin ihtiyati tedbir istemli dava.
Özet: Davacı, kimlik bilgileri ve imzasının sahte olarak kullanılarak haberi ve rızası dışında tescil edilen, üçüncü kişilerin dolandırılması, sahte fatura düzenlenmesi ve kamu borçları doğurması kuvvetle muhtemel olan ticari şirketin kendisini telafisi imkansız zararlara ve yasal yaptırımlara maruz bırakmaması için, mevcut durumun hukuken "yok hükmünde" olduğunu belirterek, şirketin tüm ticari faaliyetlerinin durdurulması, banka hesaplarına bloke konulması, ticaret siciline tedbir şerhi işlenerek işlem yapılmasının önlenmesi, vergi ve SGK mükellefiyetinin askıya alınması gibi ihtiyati tedbir kararları ile nihayetinde şirketin tescilinin iptali ve sicilden terkinini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ KararDAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026G. K. YAZILDIĞI TARİH : █████/2026Davacı tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava konusu şirketin; davacının haberi, bilgisi ve rızası olmaksızın, kimlik bilgileri ve imzası sahte olarak kullanılmak suretiyle tescil ettirilmiş olup davalı şirketin vasıtasıyla üçüncü kişilerin dolandırılması, sahte fatura düzenlenmesi, piyasaya karşılıksız çek sürülmesi ve kamu borçları (Vergi-SGK) doğması kuvvetle muhtemel olduğunu, bu durumun, hiçbir suçu ve bağı bulunmayan davacı müvekkilini telafisi imkansız maddi ve manevi zararlarla, idari ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakacağını, bu nedenle, dava sonuna kadar davacının şirket ortaklığı ve müdürlüğü sebebiyle doğabilecek üçüncü kişi, vergi ve SGK borçlarından sorumlu tutulmaması yönünde ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesinin elzem olduğunu, bu nedenle; HMK m. 389/1 uyarınca, esas hakkında karar verilinceye kadar davalı şirketin her türlü ticari faaliyetinin ve üçüncü kişilerle akdedeceği sözleşmelerin tedbiren durdurulmasına, davalı şirket adına açılmış olabilecek tüm banka hesaplarına bloke konulmasına, bu amaçla Türkiye Bankacılık ve Finans Sektörü Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na (BDDK) ve tüm bankalara müzekkere yazılmasına, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirket üzerine ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine ve şirket adına tescil, pay devri ile unvan değişikliği gibi her türlü işlemin durdurulmasına, Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne (Vergi No: ...) müzekkere yazılarak davacı adına tesis edilen vergi mükellefiyetinin tedbiren durdurulmasına ve şirket adına vergi beyannamesi, fatura düzenlenmesi ile diğer vergi işlemlerinin askıya alınmasına; Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) müzekkere yazılarak davalı şirket adına işyeri tescili açılmış ise bunun tedbiren durdurulmasına ve işçi bildirimi yapılmasının önlenmesine karar verilmesini, davacı müvekkilinin tesadüfen E-devlet bilgilerini kontrol ederken 4-B sigorta borcu bulunduğunu gördüğünü, bu borç neticesinde, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı nezdinde kurucu ortak ve şirket müdürü olarak tescil edildiğini hayretle öğrendiğini, "..." unvanlı davalı şirketin, davacının haberi, bilgisi ve rızası olmaksızın, kimlik bilgileri ve imzası sahte olarak kullanılmak suretiyle kurulduğunu, 04.03.2026 tarihinde İstanbul Ticaret Sicili'ne tescil ettirildiğini ve ....tarih ve .... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde (s. 68-69) ilan edildiğini, şirketin Mersis No ..., Ticaret Sicil/Dosya No: ... ile tescil edildiğini, davacının hem tek ortak hem de müdür olarak gösterildiğini, şirketin sermayesinin 1.000.000,00 TL olarak taahhüt edildiğini, davacı münferiden temsile yetkili müdür olarak kaydedildiğini, davacı müvekkilinin söz konusu kuruluş işlemlerinin hiçbirinde bizzat yer almadığını, herhangi bir noter huzurunda imza beyannamesi vermediğini, şirket sözleşmesini imzalamadığını, şirket kuruluşuna rıza göstermediğini, müvekkilinin gıyabında, tamamen sahtecilik ve hileli işlemlerle tesis edilen bu durumun, Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu'nun kurucu unsurları (irade beyanı) eksik olduğundan hukuken "YOK" hükmünde olduğunu, her ne kadar TTK m. 353'te düzenlenen kuruluşun iptali davası için 3 aylık bir süre öngörülmüşse de, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere, imza sahteliğine dayanan yokluk iddiaları hiçbir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığını, ortada hukuken kurulmuş geçerli bir ortaklık sözleşmesinin hiç var olmadığını, sahte imza ile gerçekleştirilen kuruluşun başından geçersiz olduğunu, dava konusu ile ilgili olarak taraflarınca ayrıca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğun, (Savcılık Dosya Numarası bilahare bildirilecektir) Soruşturma numaralı dosyası üzerinden "Resmi Belgede Sahtecilik" ve "Nitelikli Dolandırıcılık" suçlarından tahkikat başlatıldığını, ilgili savcılık dosyasının mahkemenizce celbini ve gerekirse bekletici mesele yapılmasını, neticede ..."nin 04.03.2026 tarihli kuruluş tescilinin iptali ile şirketin İstanbul Ticaret Sicili'nden terkinine ve bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete ait Ticaret Sicil kayıtları celp edilmiştir. Dava dilekçesi, ticaret sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;Dava; tescilin iptali ve terkin istemine ilişkindir.Davalı şirkete ait İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları incelendiğinde; ... sicil numarasında kayıtlı ...nin adresinin, Kocasinan Merkez Mah. Mahmutbey Cad. No: 369 .../.... olduğu görülmüştür. Davalı şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6100 sayılı HMK' nın 14/2. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.Dava konusu, 6102 sayılı TTK' nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görev alanına girmektedir.Davalı şirkete ait İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; Davacı ...'nun davalı şirketin (%100) tek ortağı ve yetkilisi olduğu görülmüştür.Öncelikle mahkememizce dava şartları açısından dosyanın incelenmesi gerekmiştir. a) Hukuki yarar yönünden değerlendirme:Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun .... Tarih ve.... - .... K. Sayılı ilamında da belirttiği üzere; davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukukî bir yararının bulunması gerekir; yani, dava hakkı hukukî yarar ile sınırlıdır. Buna hukukî korunma (himaye) ihtiyacı da denir. Yani davacının mahkemeden hukukî korunma istemesinde, korunmaya değer bir yararı olmalıdır, aksi hâlde devletin mahkemelerini (davası ile) gereksiz yere uğraştıramaz.Hukukî yarar dava açıldığı anda var olmalıdır; ilerideki (müstakbel) bir yarar yeterli değildir. Bu nedenle, muaccel olmayan (müeccel) alacak için dava açılamaz; açılırsa, dava hukukî yarar yokluğundan (usulden) reddedilir. Fakat bu, alacağın muaccel hâle gelmesinden sonra yeniden dava edilmesine engel değildir. Aynı şekilde, açıldığı sırada belli olmayan, şüpheli veya ileride doğacağı beklenen bir yarar da hukukî yarar sayılmaz (....).Davanın açıldığı sırada var olmayan “hukukî yararın” dava sırasında tamamlanması, mahkemenin “hukukî yarar” eksikliğinin tamamlanmasını beklemesi söz konusu olamaz. Çünkü, hukukî yarar dava şartı eksikliği ilgili tarafa belli bir süre verilerek taraf eylemi ile tamamlanabilecek bir dava şartı değildir. (...).Hukukî yararın bulunması dava şartı, sadece dava açılırken değil, nihai karar verilinceye kadar mevcudiyetim devam ettirmelidir. (....).6102 sayılı TTK' nın 636/3 maddesi; “Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda; Davacı ...' nun davalı ...nin tek ortağı ve yetkilisi olduğu sicil kayıtlarından anlaşılmış olup ve bu durumda davacının yazılı olarak alacağı bir genel kurul kararı ile şirketi feshedebileceği ve yine fesih kararı aldıktan sonra fesih işlemlerini kendisinin yürütebileceği (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin .... Tarih ve .... E. - .... K. Sayılı ilamı); davacının gıyabında sahte imza ve belgelerle tesis edildiği iddia edilen şirket kuruluşu, ortaklığı ve müdürlüğü işlemlerinin yok hükmünde olduğunun tespiti ile ticaret sicilindeki yolsuz tescilin iptali ve terkini işlemlerinin tarafının davalı şirket olamayacağı, bu işlemlere yönelik taraf sıfatının ticaret sicil ve/veya sahtecilik yapıldığı iddia edilen kurumlarda (noterlik vb.) olduğu, bu haliyle davacının öncelikle dava açmakta hukuki yararının olmadığı tespit edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.6100 sayılı HMK 320. maddesi gereğince dava şartı eksikliği nedeniyle taraflar davet edilmeden de dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşıldığından, davacının davasının dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-h ve 115/2 hükümleri gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ve yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya İADESİNE,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliğiyle karar verildi. █████/2026Başkan ... ¸e-imzalıÜye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı