Bozma sonrası bağımsız bölüm tapu iptali ve tesciline hükmedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi davasında seçimlik hak ve çekin ifa/teminat niteliği uyuşmazlığına ilişkin davalı temyizi.
Özet: Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta, davacı, arsa devri karşılığında taahhüt edilen bağımsız bölümün tapu tescilini talep ederken, davalı, sözleşmedeki seçimlik hak uyarınca davacının çeki alarak kendi edimini ifa ettiğini ve bağımsız bölüm devri yükümlülüğünün kalmadığını savunmuştur; önceki bozma kararında çekin teminat senedi niteliğinde olduğu ve davacının bağımsız bölüm tapusu talebinde haklı olduğu belirtildiğinden, bozmaya uyularak ilk derece mahkemesi davayı kabulle tapu iptali ve tescile karar vermiş olup, davalı bu kararı çekin ifa amacıyla verildiği ve sözleşmenin satış niteliğinde olduğu gerekçesiyle temyiz etmektedir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında müvekkiline ait 356 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 2.700.000,00 Türk Lirası bedel ve yapılacak inşaatta 1 adet 51 m² bağımsız bölüm karşılığında davalı tarafa devredildiğini, buna karşılık davalının müvekkile verilecek bağımsız bölümün tapusunu devretmediğini ileri sürerek söz konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, olmadığı takdirde bağımsız bölüm bedelinin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında geçerlilik şekil şartına aykırı olarak düzenlenen sözleşme ile davacıya ait arsanın 2.700.000,00 Türk Lirası peşin, 200.000,00 Türk Lirası da çek olarak ödenmek suretiyle satışının yapıldığını, lâkin çekin herhangi bir ticari işlemde kullanılmayacağı şartına bağlandığını, kalan satış bedeline ilişkin eğer 30.06.2022 tarihine kadar arsa üzerine yapılan dairelerde kat irtifakı sağlanmaz ise satıcıya verilen 200.000,00 Türk Lirası çek iade edilecek ve yerine 300.000,00 TL çek verilerek sözleşmenin tamamlanacağını, sözleşmede ya gayrimenkul ya çek olarak seçimlik hak tanındığını, davacının ise 27.06.2022 tarihinde elinde olan 200.000,00 Türk Lirası çeki iade ederek 300.000,00 Türk Lirası çeki teslim aldığını, dolayısıyla müvekkili açısından ifa edilecek bir edim kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli kararı ile sözleşmenin 3. maddesi kapsamında davacının seçimlik hakkı olan çeki teslim aldığı, ayrıca sözleşme kapsamında bağımsız bölümü talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, davacı tarafın davalı tarafın çeki teminat amacıyla verdiğini ileri sürdüğü, davalı tarafın ise sözleşmenin 3. maddesi gereğince ya 1 adet 51 m² bağımsız bölümün davacıya devri ya da 31.12.2022 tarihli 300.000,00 TL bedelli çekin davacıya teslimi ile müvekkilinin ediminin tamamlanacağını savunduğu, taraflar arasındaki sözleşme metni bütün olarak değerlendirildiğinde sonradan alınan çekin teminat senedi niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, çekin keşide tarihi olarak gösterilen tarihten önce ve ibraz günü gelmeden eldeki dava açılmak suretiyle davacı tarafça bağımsız bölüm tapusu yönünde seçimlik hakkının kullanıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda sözleşme kapsamında davalının davacıya bir adet bağımsız bölüm devretme borcu altına girdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşme ilişkisinin gayrimenkul satışı niteliğinde olduğunu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olmadığını, satış sözleşmesinin 3. maddesinde seçimlik edimin açıkça tanımlandığını, davacının seçimlik hakkını çeki teslim alarak yaptığını, seçimlik haktan bir kez kullanıldıktan sonra dönülemeyeceğini, çekin teminat niteliğinde olmadığını, ifa amacıyla verildiğini, çek teslimi ile edim ifa edildiğinden davacının tapu talep hakkı bulunmadığını, çekin tahsil edilmemesinin müvekkili bağlamadığını, tarafların çekle ifa ile edimin tamamlanacağı konusunda anlaştıklarını ve davacının çeki alarak bu iradeye uyduğunu, tanık ifadelerinin ve delillerin müvekkili lehine olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!