Yaşlı davacının vekil oğlunun vekaleti kötüye kullanarak kendi borcu için fahiş bedelle taşınmaz satması sonrası açılan tapu iptali ve tescil davasının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Yaşlı bir davacının, borçlu oğlu tarafından verilen genel vekaletname kötüye kullanılarak taşınmazının davalıya bedelsiz veya düşük bedelle devredildiği iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasında; oğul borcu için yapılan bu devirde davalıya bedel ödenmediği, davalının eşinin tefecilik suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti dikkate alınarak davalının kötüniyetli olduğu tespit edilmiş; ilk derece mahkemesinin tapu iptali ve tescil kararı, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı ve davalının durumdan haberdar olduğu gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay tarafından oy birliğiyle onanarak kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.Davacı ...; yaşlı olduğu ve taşınmazlarıyla ilgilenemediği için dava dışı oğlu ...'e genel bir vekâletname verdiğini, bilgi ve talimatı olmaksızın vekil ...'in vekâlet görevini kötüye kullanarak dava konusu Kocaeli ili, Gebze ilçesi, ... Mahallesindeki 1 88... parseldeki 10 nolu işyeri niteliğindeki bağımsız bölümü bedelsiz olarak davalıya sattığını, öğrenir öğrenmez vekili azlettiğini, sonradan taşınmazın oğlu ...'in borçları nedeniyle hile ve tehdit nedeniyle davalı ve eşi ... tarafından zorla alındığını, satış bedeli ve gerçek değer arasında fahiş fark olduğunu, davalının eşinin tefecilik suçundan yargılandığını sonradan öğrendiğini, davacının oğlu ... ile davalının eşi ... arasındaki ilişkiyi bilmediğini ileri sürerek taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmazsa bedelini istemiş; davacının dava sırasında ölümü üzerine mirasçıları ..., ..., ..., ortak vekil ile davayı takip ederek miras payları oranında iptal-tescil istemiş, ayrı vekil ile takip eden mirasçı ... ise 20.11.2024 tarihli dilekçesiyle davadaki tüm taleplerinden feragat etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde; davacının, oğluna hür iradesiyle satış yetkisi içeren vekâletname verdiğini, bu vekâletle taşınmazı devraldığını, vekilin tehdit edildiği ve zorlandığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, vekil ...'e karşı dava açılmamasının kötüniyetli bulunduğunu, ...'in emlakçı olduğunu, taşınmazı 250.000,00 TL bedelle satın aldığını, son ödemeden sonra devrin yapıldığını, davalının eşi ve eşinin şirketinden çekilen paraların dekontunu sunduklarını, bu paraların davacının oğluna ve davacıya elden ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince; dava konusu olayla ilgili olarak davacının oğlu vekil ...'in şikâyeti üzerine açılan kamu davasında davalının eşi ... hakkında tefecilik suçundan verilen cezanın onanarak kesinleştiği, dava konusu taşınmazın davacının oğlu ve vekili ...'in borcu nedeniyle davalıya devredildiği, davacı ...'ın davalı ve eşine herhangi bir borcu bulunmadığı, davacıya bedelin ödendiği savunmasının ispat edilemediği, davalının ...'in eşi olup durumu bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olduğu ve TMK'nın 1023. maddesinden yararlanamayacağı, vekil tarafından vekâletin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacı ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ...'ın vekil oğlu ...'in borcu için taşınmazı davalıya temlik etmesi yönünde iradesinin bulunmadığı, vekilin görevini kötüye kullandığı, davalının eşinin de tefecilik suçundan mahkumiyeti kesinleştiğinden İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 23.055,10 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.