Davalı tarafından kabul edilen muris muvazaası davasında yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Miras bırakan annenin davacıdan mal kaçırma amaçlı muvazaalı taşınmaz devri iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, davalı kızının işlemi tevil yollu kabul etmesi ve davanın açılmasına doğrudan sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına hükmedilmiş; davalının bu yöndeki itirazları, bölge adliye mahkemesince davanın erken kabulüne rağmen devrin dava açılmasına sebebiyet vermesi gerekçesiyle reddedilmiş ve Yargıtay tarafından söz konusu karar hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, muris anneleri ...'nin mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesindeki 1 13... parsel sayılı taşınmazını davalı kızına sattığını, bedel ödenmediğini, dava dışı kardeşi ... tarafından aynı sebeple işlem hakkında pay oranında açılan muris muvazaası sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasının davalının kabul beyanı nedeniyle kabul edildiğini, o davadaki kabul beyanının eldeki dava için delil teşkil ettiğini, murisin taşınmaz satma ihtiyacı bulunmadığını, bedel ile gerçek değer arasında fahiş fark olduğunu, murise bedel ödenmediğini, satışın muris ve davalının yakınları haricinde kimse tarafından bilinmediğini, davalının taşınmazı satıp elden çıkarmaya çalıştığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; davayı kabul ettiklerini ancak murisin mal kaçırma kastının bulunmadığını, temlik dışı 40 taşınmaz daha bulunduğunu, murisin ata toprağını koruma amacıyla dava konusu devri yaptığını, dava konusu parsel üzerinde davacı adına yapı kayıt belgesiyle kayıtlı tescilsiz bir taşınmaz olduğunu, taşınmazın kirasının da davacı tarafından tahsil edildiğini, murisin kendisiyle görüşmeyen dava dışı kardeş ... tarafından satılmasını engellemek için taşınmazı davacı ve davalıya teklif ettiğini, taşınmazın ifraz sınırı altında kalması ve davacının tapu masrafını ödeyememesi sebebiyle davalı adına tescil edildiğini, davalının davacı kardeşini kendileriyle küs olan dava dışı kardeş ...'den koruma amacıyla taşınmazı üzerine aldığını, davacının taşınmaz üzerindeki 3 yapıdan ikisini kullandığını, birinin davalı tarafından kullanıldığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediği için davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalının ön inceleme duruşması öncesinde talep sonucunu tamamen kabul beyanı nedeniyle davanın kabulüne, cevap dilekçesinde davalının davacıyı koruma amaçlı dava konusu devrin yapıldığına dair tevil yollu muvazaalı işlem yapıldığına dair kabul beyanları ve davacının isticvabına istinaden davalının dava açılmasına sebebiyet verdiğine kanaat getirildiği gerekçesiyle Harçlar Kanunu'nun 22., Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6 ve 13/2. maddeleri uyarınca belirlenen oranlarda harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin hükmün fer'ilerine yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu devrin gerçekleşmesi nedeniyle davanın açılmasına doğrudan sebebiyet vermesi ve davayı cevap dilekçesiyle açıkça kabul etmesi karşısında yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasında, davanın ön inceleme aşamasından önce kabul edilmesi nedeniyle karar ilâm harcının 1/3'üne hükmedilmesinde, harçlandırılan değer üzerinden de davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, hükmün fer'ilerine ilişkin olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan 9.144,83 TL harcın talep halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!