İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, pert olan araç sigorta tazminatının rehinli alacaklıya ödenmesi ve bakiye kısmın tespiti talepli eda davasını, zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediği için usulden reddetti.
Özet: Davacı şirketin, trafik kazası sonucu pert-total olan aracının kasko sigortası tazminatının 2.125.000 TL bedelle öncelikle rehinli alacaklıya ödenmesi, kalan bakiyenin kendisine verilmesi ve davalı sigorta şirketinin ödeme yapmaktan kaçınmasının hukuka aykırı olduğunun tespiti talebiyle başlattığı dava, mahkemece bir miktar alacak ve ödeme taleplerini içermesi nedeniyle eda davası olarak kabul edilerek, davacının ticari davalar için zorunlu olan arabuluculuk sürecini tamamlamaması ve arabuluculuk son tutanağını mahkemeye ibraz etmemesi sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddedilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : TespitDAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin maliki olduğu -------- plakalı -------- model aracın 18.01.2026 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde pert-total hale geldiğini, aracın --------Ş. nezdinde ---------- numaralı poliçe ile sigortalı olduğunu, poliçede --------- Şirketi lehine dain-i mürtehin kaydı bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin hasar dosyasını sürüncemede bırakarak ödeme yapmadığını, sigorta tazminatı üzerinde rehinli alacaklının öncelikli hakkı bulunduğunu, Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay içtihatları uyarınca sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine ödenmesi gerektiğini, sigorta bedelinin üçüncü kişilere veya icra dosyalarına ödenmesinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, 2.125.000,00 TL tutarındaki pert-total tazminatın öncelikle ---------- Şirketi'ne ödenmesi gerektiğini, rehinli alacak miktarını aşan bakiye kalması halinde bu kısmın davacı şirkete ait olduğunun tespit edilmesini, davalı sigorta şirketinin ödeme yapmaktan kaçınmasının hukuka aykırı olduğunun belirlenmesini, hasar dosyası ve rehin belgelerinin celbini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, kasko sigorta sözleşmesine istinaden alacak davasıdır.Davacı vekili dava dilekçesinin ilk iki maddesinde alacağa yönelik tespit talebinde bulunduğu dördüncü ve beşinci maddelerinde ise ödemeye ilişkin taleplerde bulunduğu, bu husus nazara alınarak davacı vekiline █████/2026 tarihli muhtıra ile alacak talebine ilişkin harç ikmali ve arabuluculuk tutanağının mahkememize ibrazı istenildiği, davacı vekilinin █████/2026 tarihli beyan dilekçesi ile açılan iş bu davanın tespit davası olarak kabulünü talep ettiği görülmüştür.Davacı vekilinin dava dilekçesinin netice-i talep kısmının dördüncü maddesinde; " Belirlenecek rehinli alacak miktarı 2.125.000,00 TL ve üzeri ise, --------Ş. tarafından sigorta tazminatının tamamının ---------Ş.’ye ödenmesine, " şeklinde talepte bulunulduğu, devamı beşinci madde de ise; " Rehinli alacak miktarını aşan bakiye bulunması halinde, bu bakiyenin davacı şirkete ait olduğunun tespitine ve davacı şirkete ödenmesine, " şeklinde talepte bulunulduğu anlaşılmakla açılan iş bu davanın tespit davası olmadığı, eda davası olduğu değerlendirilmiştir.Sonuç olarak, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin mahkememize sunulması gerektiği hususu█████/2026 tarihli muhtıra ile 1 haftalık süre içerisinde ibrazı gerektiği ihtar edilmesine rağmen tanınan süre içerisinde arabuluculuk son tutanağını mahkememize sunmadığı ancak ara karardan rucü talep edildiği anlaşılmaktadır.7155 Sayılı Kanun ile 6102 TTK.'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesi uyarınca bu kanunun 4. maddesinde belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın alacak ve tazminatları hakkında dava açılmadan önce arabuluculağa başvurmuş olması dava şartıdır. Belirtilen kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Kanunun eklenen 18a/2. Madde de ise arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması durumunda bir işlem yapılmaksızın usulden reddine karar verilir düzenlemesi bulunmaktadır. Geçici mad.1: Bu maddeyi ihdas eden kanunla 6102 sayılı Kanunun 5/a maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3.maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davalarında █████/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır.Davanın açıldığı tarih itibari ile arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu buna rağmen davacı tarafça belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmeden davanın açılmış olduğu anlaşılmakla açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6102 Sayılı kanun 4. Ve 5/A maddeleri, 6325 Sayılı Kanun 18/A-2. Maddesi HMK 114/2. Ve 115/2. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,2-Alınması gereken 244,00 TL (732,00 TL/3x1=244,00 TL) maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 488,00 TL harcın davacıya İADESİNE,3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026