Kadastro dışı bırakılan ve hazine adına tescillenen taşınmazlarda zilyetlikle mülk edinme talebinin imar planı, toplulaştırma ve senetsizden araştırma eksiklikleri nedeniyle bozulması kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, davacıların kadastro dışı bırakılan ve sonradan hazine adına tescil edilen taşınmazlar üzerindeki zilyetlikle mülkiyet iddialarının kısmen kabulüne dair yerel mahkeme kararını, taşınmazların imar planı kapsamında olup olmadığının, planın kesinleşme durumunun, toplulaştırma çalışmalarının ve senetsiz zilyetlik araştırmasının yeterince incelenmeden karar verildiği gerekçesiyle bozarak, eksik incelemelerin tamamlanması yönünde hüküm kurmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Hazine vekili ve davacılar ... ile ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Kayapınar ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz bölümleri yargılama devam ederken 97, 98, 99, 101, 103, 1 04... parsel numarasıyla sırasıyla 136.146.81, 120.417.27, 72.162.41, 68.364.92, 118.104.95, 25.701. 77... .007, 10... olarak idari yoldan Hazine adına ihdasen tescil edilmişlerdir.Davacılar vekili, Kayapınar ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz bölümlerinde davacıların 1979 yılında taşlarını temizlediğini 1982 yılında imar ihyanın tamamlandığını ileri sürerek davacılar adına tescilini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince eksik inceleme ve araştırma yapıldığı belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacılar ..., ... ve ... yönünden zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine; zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle ... Mahallesinde kain 103 Nolu parsel (toplulaştırma sonrası 1 03... Nolu, 1 12... Nolu, 1 27... Nolu parsel) içerisinde kalan ve fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 87.122, 94... ’lik alanın Hazine adına tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline, ... Mahallesinde kain 99 Nolu parsel (toplulaştırma sonrası 1 04... Nolu ve 1 05... Nolu parsel) içerisinde kalan ve fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 72.162, 41... ’lik alan ile 98 nolu parsel (toplulaştırma sonrası 1 18... Nolu ve 1 20... Nolu parsel) içerisinde kalan ve fen bilirkişi raporunda (E1) harfi ile gösterilen 26.769, 38... ’lik alanın Hazine adına tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline, ... Mahallesinde kain 105 Nolu parsel (toplulaştırma sonrası 1 17... Nolu, 1 18... Nolu, 1 27... Nolu ve 1 32... Nolu parsel) içerisinde kalan ve fen bilirkişi raporunda (F) harfi ile gösterilen 76.188, 73... ’lik alanın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar ..., ... ve ... yönünden zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı ... adına fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 87.122, 94... ’lik alanın, davacı ... adına fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 72.162, 41... ’lik alan ile fen bilirkişi raporunda (E1) harfi ile gösterilen 26.769, 38... ’lik alanın, davacı ... adına fen bilirkişi raporunda (F) harfi ile gösterilen 76.188, 73... ’lik alanın tesciline karar verilmişse de, taşınmazların imar planı içerisinde kalıp kalmadığı hususunda ilgili idareden net bir cevap alınmadan, davacılar adına usulüne uygun şekilde senetsizden araştırması yapılmadan ve dava konusu taşınmazlarda toplulaştırma çalışması yapıldığı gözetilmeden karar verilmesi doğru değildir.O halde; Mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazların fen bilirkişi raporu da eklenmesi suretiyle imar planı sınırları içerisinde kalıp kalmadığı, imar planı sınırları içerisinde kalıyorsa hangi tarihte imar planı sınırları içerisine alındığı ve imar planının kesinleşip kesinleşmediğinin ... ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından sorularak imar planının onaylı bir örneği dosya arasına alınmalı; dava konusu taşınmazlar dava tarihinden sonra toplulaştırma işlemi gördüğünden mahallinde yeniden keşif yapılarak fen bilirkişiden dava konusu taşınmazlara isabet eden taşınmazların belirlendiği ayrıntılı ve krokili rapor istenilmeli, tespit edilen bu taşınmazlara ilişkin güncel tapu kayıtları getirtilmeli; Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca davacılar adına dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı (senetsiz defteri) Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, varsa hükmen tescil edilen taşınmazlara ilişkin dosyalar dosya arasına alınmalı, senetsizden edinilen taşınmaz varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü: 1. Davacılar ..., ... ve ... yönünden verilen davanın reddi kararı usul ve kanuna ve bozma gereklerine uygun bulunduğundan ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının adı geçen davacılardan alınmasına,2. Davalı Hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.