Danıştay Üçüncü Dairesi, vergi hatalarının düzeltilmesi sonucu dayanağı kalmayan kamu alacaklarına ilişkin ödeme emrinin kısmen iptaline yönelik temyiz istemini reddederek, alt derece mahkeme kararını onadı.
Özet: Bu karar, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin ödeme emrinin bir kısmını (süresinde itiraz edilmeyen özel usulsüzlük cezası) geçerli bularak reddine, ancak diğer kısımlarını (gelir vergisi, geçici vergi, KDV, ÖTV ve ilgili cezalar) vergi hatalarının düzeltilmesi kapsamında dayanaklarının ortadan kalktığı gerekçesiyle iptal etmesine ilişkin kararını, bölge idare mahkemesinin de onaması üzerine temyiz başvurusuyla incelenmiştir; Danıştay, temyiz edilen bölge idare mahkemesi kararını usul ve hukuka uygun bularak, davalı idarenin temyiz istemini reddetmiş ve kararı onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 ve 2017 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin 1. satırında yer alıp 2017 yılının Temmuz dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kamu alacağının, vergi ve ceza ihbarnamesinin █████/2022 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edilmesine karşın süresinde dava açılmayarak ve vadesinde ödeme yapılmayarak kesinleştiği, öte yandan söz konusu alacak açısından zamanaşımının bulunmadığı ve davacı tarafından "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilebilecek bir iddia da ileri sürülmediğinden takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 2 ila 14. satırlarında yer alan kamu alacağının, davacı adına takdir komisyonu marifetiyle yapılan 2016 yılına ait gelir vergisi, aynı yılın Temmuz-Eylül dönemine ait geçici vergi, Eylül dönemine katma değer vergisi, özel tüketim vergisi ve bu vergilere ilişkin vergi ziyaı cezası ile gecikme faizinden oluştuğu, davacının, cezalı vergilerin hukuka aykırı olduğundan bahisle terkini istemiyle yapmış olduğu düzeltme başvurusunun reddi işlemine karşı açtığı davada, ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla verilen merciine tevdi kararı üzerine şikâyet başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin, ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiği bu durumda, söz konusu vergiler ile vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116 ve devamı maddelerindeki düzenlemeler uyarınca vergi hatalarının düzeltilmesi kapsamında ortadan kalkmış olduğundan, dayanağı kalmayan alacaklar için davacının takip edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin, 1. satırında yer alan alacak yönünden dava reddedilmiş, diğer alacaklara ilişkin kısmı yönünden ise ödeme emri iptal edilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştirDANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA2575 sayılı Danıştay Kanununa 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde uyarınca hüküm veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulca işin gereği görüşülüp düşünüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.