Yüklenicinin çelik silo inşaat sözleşmesinin iş sahibi tarafından hakediş ödemelerinin gecikmesi nedeniyle haksız feshi ve tazminat talebi.
Özet: Bu hukuki metin, yüklenici ile iş sahibi arasında imzalanan 35 adet çelik silo tesisi yapım sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan davaları konu almaktadır; yüklenici, işe başlama gecikmeleri ve hakediş ödemelerinin zamanında yapılmaması nedeniyle iş sahibinin sözleşmeyi haksız feshettiğini iddia ederek zarar tazmini talep ederken, iş sahibi ise yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve fesih kararının haklı olduğunu savunarak ikinci ihale farkından doğan zararının tazminini istemiştir; ilk derece mahkemesi, hakedişlerin ödenmemesi ve süre uzatımı verilmemesi gerekçeleriyle iş sahibini fesih konusunda haksız bulup, yüklenicinin davasını kısmen kabul ederken iş sahibinin birleşen davasını reddetmiş ve bu karar iş sahibi tarafından istinaf edilmiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; müvekkili ile davalı iş sahibi arasında 21.10.2013 tarihinde, "35 adet düz tabanlı çelik silo tesisi yapım işi sözleşmesi" imzalandığını, fiilen işe başlayabilme tarihinin 06.01.2014 tarihli bildirimle gerçekleştiğini, yer tesliminden 60 gün sonra işe başlama koşullarının oluştuğunu, hakediş ödemelerinin hep geç yapıldığını, bu durumunun idarenin kusuru olduğunu, müvekkilinin gerek işe başlama tarihindeki gecikmeye neden olan hususlar gerek hakediş ödemelerindeki gecikmeler gerekse de enerji müsaadesi için geçen sürelerin kendilerinden kaynaklanmaması nedeniyle süre uzamasına ilişkin davalıya defalarca başvuruda bulunduğunu, somut hiç bir yanıt alamadığını ve nihayetinde davalı tarafından 29.12.2014 tarihinde sözleşmenin fesih edildiğini, davalının haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek sözleşmenin haksız feshedilmiş olması nedeniyle müspet zarar bedeli olarak imalatı bitmiş henüz hakedişe bağlanmamış iş karşılığı 50.000,00 TL, sadece bu iş için üretilmiş ancak montajı ve kullanımı gerçekleşmemiş elektronik mekanik malzemeler bedeli 50.000,00 TL olmak üzere 100.000,00 TL, yoksun kalınan kâr bedeli 50.000,00 TL, teşvik belgesi nedeniyle muaf olduğu karar pulu ve damga vergisinin haksız yere kesilmesi nedeniyle toplam 50.000,00 TL olmak üzere şimdilik 200.000,00 TL'nin haksız fesih tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili; müvekkili ile davalı yüklenici arasında 21.10.2013 tarihinde, "35 adet düz tabanlı çelik silo tesisi yapım işi sözleşmesi" imzalandığını, ek sürelere rağmen işin ancak %55-60'ının tamamlanabilmiş olduğunu, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, Kamu İhale Kurumu'ndaki prosedür izlenerek ikinci ihaleye çıkıldığını, iki ihale arasındaki fark olan 1.495.714,69 TL'nin aynı zamanda idarenin uğradığı zararı oluşturduğunu ileri sürerek 1.495.714,69 TL idare zararının dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili; 30.12.2013 tarihinde yapılan mukayeseli keşifle birlikte davacının ... Tarım İşletmesi Müdürlüğü'ne yapacağı çelik silo yapım işi iptal edilerek ... Tarım İşletmesi Müdürlüğü'ndeki tesislerin tamamlanmasına karar verildiğini, davacının, davalı idare ile yaptığı yazışmalarda görüldüğü üzere işi sürüncemede bırakmak amacıyla sürekli süre uzatımı talep ettiğini, yapılan incelemelerde işin başlamasından sonra geçen 420 gün boyunca işin %55-60 seviyelerinde olduğunun anlaşıldığını, davacının sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili; iş artışı ve eksikliği konusunda karar verme yetkisinin idarenin tasarrufunda olduğunu, bu durumda davalının hangi işi nerede yapacağının belli olma tarihinin 30.12.2013 tarihinde onaylanan mukayeseli keşif ve yönetim kurulu kararı sonrasında tebliğ tarihi olan 06.01.2014 tarihi olduğunu, enerji izinlerinin alınması buna göre proje ve imalâtların yapılmasına ilişkin gerekliliğin yerine getirilmemiş olmasının işin süresini etkileyen en önemli unsurlardan biri olduğunu, bir diğer önemli konunun idarenin hakedişleri hiç ödememesi ve zamanında ödememesi olduğunu, sonuç olarak idarenin sözleşme gereklerini yerine getirmediğini haksız yere sözleşmeyi feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakedişlerin zamanında ödenmesinin yükleniciye malzeme ve ekipman temini yaparak imalâtlara devam edebilmesi açısından önemli bir husus olduğu, yükleniciye verilmesi gereken ilave sürenin toplam 124 gün olduğu ve 124 günlük süre içerisinde bakiye işin tamamlanmasının mümkün olduğu, iş sahibi tarafından hakediş ödemelerinin yapılmadığı ve süre uzatımı verilmediği, bu nedenle sözleşmeyi feshetmekte haksız olduğu, yüklenicinin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi kurulunun, salt tecrübe ve şahsi fikirlerine istinaden, bilimsel veriler ve somut değerlendirmelerden uzak bir şekilde huzurdaki raporu tanzim ettiğini, müvekkilinin idare tarafından gerçekleştirilen sözleşmenin feshi işleminin haklı nedene dayalı olup olmadığı hususu üzerinde durulduğunu, bilirkişi kurulunun raporuna ilişkin itirazlarını sunmuş olmalarına rağmen itirazlarının değerlendirilmeyerek söz konusu rapor doğrultusunda yerel mahkeme kararı oluşturulduğunu, sözleşme özgürlüğü ilkesinin bir görünümü olan sözleşmenin içeriğinin belirlenmesi özgürlüğü kapsamında davacı-birleşen davada davalı taraf ile iki tarafın da mutabık kaldığı hükümlerin yer aldığı bu sözleşmede ek süre verilmesi gereken haller altında hakediş ödemelerinin geç yapılmasının yer almadığını, bu nedenle tarafların iradelerinin, hakediş ödemelerinin geç yapılması halinde süre verilmeyeceği yönünde birleştiğini, hükme dayanak alınan bilirkişi kurulu raporunda gecikmelerin işin bütününü etkileyeceği yönünde gerekçesiz, delilsiz tek cümlelik bir değerlendirme yapıldığını ve feshin haksız olduğuna yönelik rapor hazırlandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada, eser sözleşmesinden kaynaklanan haksız fesih nedeniyle ödenmeyen imalât bedeli alacağı, yoksun kalınan kâr bedeli alacağı, bu iş için üretilmiş ancak montajı ve kullanımı gerçekleşmemiş elektronik ve mekanik malzemeler bedeli karşılığı alacak ile teşvik belgesi nedeniyle muaf olunan karar pulu, damga vergisi bedeli karşılığı alacak istemine, birleşen dava ise eser sözleşmesinin feshinden kaynaklanan menfi zarar istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!