Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı tazminat davasında sigorta şirketini de kapsayan ihtiyati haciz kararının taleple bağlılık ilkesine aykırılığına ilişkin istinaf başvurusunu incelemiştir.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davacı talebini aşarak, yalnızca sürücü ve işleten için istenen ihtiyati haczi tüm davalıları kapsayacak şekilde genişletmesini hatalı bulmuştur. Mahkeme, hakimin taleple bağlılık ilkesi gereği, davacının açıkça belirtmediği sigorta şirketini de ihtiyati haciz kapsamına almasının usule aykırı olduğunu ve bu durumun bir maddi hata sonucu gerçekleştiğini değerlendirerek, kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiği sonucuna varmış, davalı tarafın ihtiyati hacze itirazının reddine dair karara yönelik istinaf başvurusunu bu gerekçelerle incelemiştir.

T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: █████████ - █████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 25.02.2026
NUMARASI : 2025/... Esas
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI :1- ... Sigorta Şirketi -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2- ... Turizm Seyahat Acentası Limited Şirketi -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3- ... -
DAVA : Tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 23.06.2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23.06.2026
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasından kurulan 25.02.2026 tarihli ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve kaza sebebi ile vücudunda kalıcı maluliyet oluştuğunu, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in kusurlu olduğunu, müvekkilini kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, olay tarihi itibarı ile müvekkilinin maddi ve manevi tazminat alacağının muaccel hale geldiğini belirterek, öncelikle kazaya karışan ... plaka sayılı araç üzerine ve davalı sürücü ile işleten adına kayıtlı mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, sürekli iş göremezlik nedeniyle 50-TL, geçici iş göremezlik nedeniyle 50-TL, hastane ve tedavi giderleri nedeniyle 50-TL, geçici bakıcı giderleri nedeniyle 50-TL olmak üzere toplam 200 TL’nin müşterek ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limitiyle sınırlı olmak üzere) davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince davacı vekilinin talebine istinaden kurulan 14.11.2025 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği görüldü.
Davacı vekili tarafından mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinden sonra davacı vekili sunmuş olduğu 19.11.2025 günlü dilekçesinde bu kez davalı araç işleteni ve sürücünün mal varlığına ve ... plakalı araç üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ettiği görülmüştür.
İlk derece mahkemesince davacı vekilinin talebi üzerine kurulan 21.11.2025 tarihli ara karar ile; davacının ihtiyati haciz talebinin kabülü ile, dava değerinin (200,00 TL) %15'i teminat karşılığında davalılar adına araç, taşınır ve taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca yeter miktarı ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği görülmüştür.
Bu noktada mahkemenin 21.11.2025 günlü ara kararı incelendiğinde; herhangi bir ayrım yapılmaksızın davalılar adına kayıtlı mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği görülmüştür, halbuki davacı vekili 19.11.2025 günlü dilekçesinde açık bir şekilde sadece davalı sürücü ve işletenin mal varlığına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. HMK 26. Maddesi gereğince hakimler taleple bağlı olup, talepten fazlasına yada başka birşeye karar veremez. Bu noktada mahkemesince davacının 19.11.2025 günlü talebini aşacak şekilde ve davalı sigorta şirketini de dahil edecek biçimde ihtiyati haciz kararı verilmiş olması esasen hatalı olmuştur, kararın bu yönüyle kaldırılması gerekmektedir. Bu noktada mahkemenin 21.11.2025 günlü gerekçesi incelendiğinde; gerekçe içeriğinde de esasen davacının talebinin sadece sürücü ve işletene ait mal varlığına ihtiyati haciz konulması talebi olduğu belirtilmiştir, bu nedenle mahkemece 21.11.2025 günlü ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin kararda herhangi bir ayrım yapılmaksızın ''Davalılar adına'' şeklindeki ibare ile tüm davalıların mal varlığına ihtiyati haciz konulmasının sehven maddi hata sonucu yapıldığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle davalı sigorta şirketinin 21.11.2025 günlü mahkemenin ihtiyati haciz kabul kararına yönelik olarak herhangi bir itirazda bulunmamış olmasında bir yanlışlık bulunmamaktadır.
İlk derece mahkemesince davalı ... Turizm Seyahat Acentası Limited Şirketi vekilinin itirazı üzerine açılan 25.02.2026 tarihli duruşma sonrası kurulan 25.02.2026 tarihli ara karar ile; ihtiyati hacze yapılan itirazının reddine karar verildiği görüldü.
İlk derece mahkemesince kurulan 25.02.2026 tarihli ara karara karşı davalı ... Turizm Seyahat Acentası Limited Şirketi vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın dairemize gönderildiği ve dairemizin ████████ Esasına kaydının yapıldığı, bu dosyadan yapılan inceleme sonucunda 20.04.2026 tarihinde dosyamızdan karar verildiği ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görüldü.
25.02.2026 tarihli ara kararda davalı ... Turizm Seyahat Acentası Limited Şirketine beyan dilekçesi sunması için süre verildiği, davalı vekilince celse arasında dilekçe sunulduğu, 06.03.2026 tarihli duruşma sonrası kurulan 06.03.2026 tarihli ara karar ile; araçlarda her ne kadar rehin olsa da pasif olduğu, aktifinde rehin bulunmadığı, davalı ... Turizm Seyahat Acentesi yönünden mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararı doğrultusunda yapılan ihtiyati haciz işlemi sonucunda davalının tarafından aşkın haciz itirazının kabulüne, ... plakalı araçlar yönünden hacizlerin devamına, diğerleri yönünden yapılan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı ... Turizm Seyahat Acentası Limited Şirketi vekilinin itirazı üzerine açılan 24.02.2026 tarihli duruşma sonrası kurulan 25.02.2026 tarihli ara karar ile; ihtiyati hacze yapılan itirazının reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ihtiyati haciz talebi bulunmadığı halde ihtiyati haciz kararı verilirken ara kararda müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının kanuna aykırı olup kaldırılmasının gerektiğini ayrıca huzurdaki dosyada henüz vadesi gelmiş bir alacağın mevcut olmayıp müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun dahi tespit edilmemiş olduğunu, dosyanın derdest olduğunu ve kesinleşmeyen bu karara istinaden usul ve esasa aykırı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, alacaklı vekilinin kötü niyetli davrandığının açık ve net olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin anonim şirket olması ve de mal kaçırmak gibi bir yol izlemesinin mümkün olmadığının herkes tarafından kabul edilebilecek bir gerçeklik olduğunu ayrıca ihtiyati haciz talebinin hukuka aykırı olması sebebiyle karardan dönülmesinin gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, cismani zarar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, talep ise davalının menkul ve gayrimenkulleri üzerine konulan ihtiyati haciz kararına davalılar tarafından yapılan itirazın reddine dair karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından yapılan istinaf talebine ilişkindir.
Mahkemece 21.11.2025 günlü ara karar ile; davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik itirazda bulunmuştur.
Mahkemece davalı vekilinin itirazı üzerine 25.02.2026 tarihli ara karar ile davalıların ihtiyati haczin kaldırılması yönündeki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Turizm Seyahat Acentası Limited Şirketi vekili bu kararı istinaf etmiştir.
Akabinde ilk derece mahkemesince 06.03.2026 tarihli ara karar ile "...Araçlarda her ne kadar rehin olsa da pasif olduğu, aktifinde rehin bulunmadığı, davalı ... Turizm Seyahat Acentesi yönünden mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararı doğrultusunda yapılan ihtiyati haciz işlemi sonucunda davalının tarafından aşkın haciz itirazının kabulüne, ... plakalı araçlar yönünden HACİZLERİN DEVAMINA" hükmedildiği örülmüştür.
2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiştir.
İİK'nun 257/1.md'de rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarının alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği açıklanmış iken, 2. bentte vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmıştır. Dava konusu olayda haksız fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiği açık olup, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale gelir.
Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.
Somut olayda; Dosya içinde mevcut kaza tespit tutanağına göre davacının, davalı Cuma'nın sürücüsü olduğu ... plakalı araç yolcu konumunda bulunduğu, meydana gelen kaza sonucunda davacının İskenderun Devlet Hastanesince düzenlenen rapora göre kalıcı (%14) maluliyet oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmaktadır. Trafik kaza tespit tutanağı, kusur durumu, davacının yaralanma biçimine ilişkin tedavi belgeleri HMK'nun 390. maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşulunu sağlayan belge niteliğindedir.
Mahkemece, geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde, maddi tazminat yönünden yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olup, ekli belgelere göre bir miktar tazminat alacağının doğduğu kabul ihtimal ve ispat dahilinde olduğu bu haliyle somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olduğu anlaşıldığından tazminat talepleri yönünden ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle talebin kabulüne karar verilmesinde herhangi bir yanlışlık olmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkemenin 25.02.2026 günlü ara kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Mahkemenin ilk olarak vermiş olduğu 21.11.2025 günlü ihtiyati haciz kabul kararına yönelik olarak davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir itiraz yapılmamış ise de, diğer davalılar tarafından ihtiyati haciz kararına karşı süresi içerisinde gerekli itirazlar yapılmış ve mahkemece ilk olarak 24.02.2026 günlü karar ile itiraz eden vekillerin itirazlarının reddine karar verilmiş ve ihtiyati haczin aynen infazına karar verilmiştir. Davalı işleten vekili tarafından taşkın haciz yapıldığı gerekçesiyle mahkemesinden yeniden ihtiyati haczin kaldırılması yönünde talepte bulunulmuş, bu kez mahkemesince 06.03.2026 günlü ara karar ile davalı işletenin itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu bir kısım araçlar üzerindeki ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına, diğer ihtiyati hacizlerin ise devamına karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili mahkemesi vekili 25.02.2026 günlü ihtiyati hacze itirazın reddine ve ihtiyati hacizlerin devamına ilişkin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Yukarıda açıklandığı gibi mahkemeler tarafların talepleri ile bağlı olup, HMK 26. Maddesi gereğince talepten fazlasına yada başka birşeye karar verilemez. Davacı vekili tüm beyanlarında sadece davalı sürücü ve işleten yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, sigorta şirketi yönünden ihtiyati haciz talebinde bulunmamıştır. Mahkemenin ilk vermiş olduğu ihtiyati haciz kabul kararına ilişkin 21.11.2025 günlü ara kararda da sadece sürücü ve işleten yönünden ihtiyati haciz talep edildiği belirtilmiş olup, buna uygun şekilde kabul kararı verilmiş ise de hüküm fıkrasında herhangi bir ayrım yapılmaksızın ''Davalılar'' ibaresi kullanılmış olduğundan, davalı sigorta şirketi yönünden de ihtiyati haciz kararı verilmiş gibi sonuç doğurduğu görülmüştür. Bu noktada davalı sigorta şirketi vekilinin istinafı bu yönüyle haklı olup, mahkemesince HMK 297. Maddesine aykırı şekilde infazda tereddüt oluşacak şekilde ve HMK 26. Maddesine aykırı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalı olduğundan davalının istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
Davalı vekilinin sigorta şirketi hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ilişkin istinaf başvurusu bakımından yapılan değerlendirmede ise;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/... Esas 2019/... Karar sayılı ilamında davalı sigorta şirketinin devlet denetimine tabi Türkiye genelinde faaliyet gösteren bir sigorta şirketi olduğu, devlet denetiminden ötürü sigorta şirketinin taahhütlerinden kurtulmak amacı ile hileli işlemlerde bulunma kastının olamayacağı kabul edilmiş olmakla, sigorta şirketi aleyhine ihtiyati haciz kabul kararı verilemeyeceği kabul edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/... Esas 2019/... Karar sayılı ilamı ile aynı doğrultuda uygulama yapmakta olan İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin 2023/... - ... Esas Karar sayılı ilamlarında da davalı sigorta şirketi aleyhine aynı gerekçeler ile ihtiyati haciz kabul kararı verilemeyeceği kabul edilerek uygulama bu şekilde yerleşmiştir. Davalı sigorta şirketinin anonim şirket olarak faaliyet gösterdiği, faaliyetlerinin halen kısıtlanmadığı, tasfiye süreci gibi bir durumun söz konusu olmadığı, söz konusu şirketin yetkili devlet kurumları tarafından ve vergi müfettişleri tarafından düzenli olarak denetiminin sağlandığı, sigorta şirketinin bir güven kuruluşu niteliğinde olduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin mal kaçırma, mallarını gizleme, hileli işlemde bulunma gibi ihtimalinin bulunmadığı dikkate alındığında davalı sigorta şirketi aleyhine ihtiyati haciz kabul kararı verilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği halde itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu yönü ile davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemenin 25.02.2026 günlü ara kararının istinaf eden ile davalı sigorta yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. (Dairemizin 2023/... sayılı Kararlarında da benzer şekilde sigorta şirketi aleyhine ihtiyati haciz kabul kararı verilemeyeceği kabul edilmiştir.)
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince kurulan ara kararın davalı sigorta şirketi yönünden usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi ara kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
-HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasından kurulan 21.11.2025 tarihli ara kararın davalı ... Sigorta Şirketi yönünden yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
2- İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasından kurulan 21.11.2025 tarihli ara kararında davalı ... Sigorta Şirketi yönünden hakkında verilen ihtiyati haciz kararı kaldırılmakla; İlk derece mahkemesince 21.11.2025 günlü ara kararı gereğince sadece davalı ... Sigorta Şirketi adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine konulan ihtiyati hacizlerin talep edilmesi halinde ilk derece mahkemesince KALDIRILMASINA,
3-Davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,
4-İstinaf giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate alınmasına,
5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın tebliği, ihtiyati hacze ilişkin işlemler ile harç tahsil ve harç iadesine ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı 362. maddesi (1-f) bendi gereğince KESİN olmak üzere OY BİRLİĞİ ile karar verildi. 23.06.2026
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!