Danıştay Üçüncü Dairesi, bankanın ilişkili şirkete kullandırdığı örtülü sermaye kredisi faizinin iştirak kazancı istisnası olarak değerlendirilmesi talebiyle yaptığı düzeltme başvurusunun reddine ilişkin kararı onadı.
Özet: Bir bankanın ilişkili şirketine kullandırdığı örtülü sermaye niteliğindeki krediden elde ettiği faiz gelirinin iştirak kazancı istisnası kapsamında değerlendirilerek kurumlar vergisinden muaf tutulması ve fazladan ödenen verginin iadesi talebiyle yaptığı düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, bu talebin vergi hatası kapsamında değerlendirilemeyeceği ve hukuki yorum gerektiren bir ihtilaf olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş; temyiz incelemesini yapan kurul ise ileri sürülen iddiaların kararın bozulmasını gerektirmediğini belirterek alt derece mahkemelerin kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : ██████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bankası Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... Av. ... Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı banka tarafından, ilişkili olduğu ... Telekomünikasyon Anonim Şirketine kullandırdığı örtülü sermaye niteliğindeki krediden elde ettiği faiz gelirinin kâr payı sayılarak iştirâk kazancı olarak değerlendirilmek suretiyle kurumlar vergisinden istisna olması gerektiğinden bahisle 2019 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerine fazladan tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali ile söz konusu verginin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. ve 118. maddelerinde vergi hatalarının tanımlandığı, aynı Kanun'un 124. maddesi uyarınca şikayet yoluna başvurulabilmesi için ortada açık bir vergi hatasının bulunmasının yanı sıra idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hatalarının, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, 213 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıklarının olması gerektiği, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, vergi hatasının varlığını açıkça ortaya koyan nitelikte olmadığı, söz konusu hususların ancak tarhiyat veya ihtirazi kayıtla verilen beyan üzerine yapılan tahakkuka karşı açılacak dava aşamasında ileri sürülebilecek nitelikte iddialar olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Gerekçenin yetersiz olduğu, olayda düzeltme ve şikayet kapsamında vergi hatasının bulunduğu, örtülü sermaye niteliğindeki borçlanmalar için ödenen faiz giderlerinin kanunen kabul edilmeyen gider olarak gösterilmesinden sonra söz konusu faiz geliri elde eden açısından kar payı niteliği taşıdığı ve bahsi geçen tutarın da iştirak kazancı istisnası olarak beyan edilerek Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesindeki istisnadan yararlandırılması gerektiği, ilgili firmaların zarar beyan etmesi durumunda verginin kesinleşmesi ve ödenmesi gerekmediği gibi istisnadan yararlanılamayacağına ilişkin herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Uyuşmazlık konusu ihtilafın çözümü hukuki yorum gerektirdiğinden vergi hataları kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının kredi temin ettiği iştirâkinin ilgili yılda zarar beyan etmesinden dolayı ilgili kanun maddesinde belirtilen tarhiyat şartının ve dolayısıyla verginin ödenmesi şartının gerçekleşmediği, bu nedenle davacının elde ettiği örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz vergilendirilmediğinden iştirâk kazançları istisnasından yararlanılamayacağı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.