Mirasbırakan annenin tek malvarlığını oğluna muvazaalı satışla devrettiği iddiasıyla açılan tapu iptali davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının esastan onanması ve usul hatasının düzeltilmesi.
Özet: Yargıtay, bir mirasbırakanın taşınmazlarını mirasçılarından mal kaçırma kastıyla muvazaalı olarak oğluna devrettiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin, taşınmazın gerçek değeri ile satış bedeli arasındaki bariz fark, davalının alım gücünün yetersizliği ve mirasbırakanın tasarrufunu ölene kadar sürdürmesi gibi delillerle muvazaanın varlığına ilişkin tespitini doğru bulmuştur. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki usule ilişkin tekrar eden bir ifadenin hükümden çıkarılarak, davanın esastan kabulü yönündeki kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Koyulhisar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, ... köyü 1 45... parsel sayılı 2.531, 72... yüz ölçümlü ve 1 56... parsel sayılı 129. 05... yüz ölçümlü taşınmaz, senetsizden irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tescil edilmiş; ... adına vekaleten ... dava konusu taşınmazları 05.05.2011 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle devretmiştir.
Davacı vekili; davacı ile davalının kardeş olduğunu, tarafların babası ...'den mirasçılarına intikal eden 1 45... parsel ve 1 56... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda tarafların anneleri ... adına tescil edildiğini, daha sonra ...'nin taşınmazları kötüniyetli olarak davalı oğluna devrettiğini ileri sürerek taşınmazların miras payı oranında tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiş; 04.11.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle 1 45... parselin tamamının, 1 56... parselin ise 1/2 payının iptali ile muris ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tescilini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu taşınmazların tarafların annesine murislerinden kaldığını, tespitin doğru olduğunu, taşınmazların 1961 tarihli, 26, 27... numaralı tapu kayıtları kapsamında bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2017 tarihli kararıyla; dava konusu 1 45... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne, 1 56... parsel sayılı taşınmazın yarı payına yönelik talebin sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kararının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.09.2020 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece, temyize konu 1 56... parsel sayılı taşınmazın muris ...’nin atalarından kalan taşınmaz olduğu, davacının ... tarafından davalıya yapılan satışın muvazaalı olduğunu iddia ettiği ancak İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince bu hususun araştırılmadığı belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşfen belirlenen taşınmazın gerçek değeri ile akitteki satış bedeli arasında bariz fark bulunduğu, dinlenen tanık açıklamalarından davalının yeterli alım gücünün olmadığı, mirasbırakanın tasarrufunun ölene kadar sürdüğü ve tek malvarlığı olan taşınmazını satmasını gerektirir geçerli bir sebebin bulunmadığı, temlikin mal kaçırma amacıyla muvazaalı biçimde yapıldığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmediğinden reddine.
Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince, Dairenin bozma kararı üzerine yeni bir karar verilmesine rağmen, daha önce kaldırdığı İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki anılan hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının (A) harfli bendinde yer alan “Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu yerinde görüldüğünden kabulü ile Koyulhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.11.2017 tarih, ███████ Esas-████████ Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK'nın 3 53... sayılı Kanun'un 36. maddesiyle değişik 356/2. maddesi uyarınca maddesi gereğince KALDIRILMASINA,” cümlesinin hükümden çıkartılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!