Mirasbırakanın veraset ilamında ketmedilen mirasçıların, yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali, miras payları oranında tescili ve üçüncü kişiye devredilen taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davanın bozmaya uyularak yeniden değerlendirilmesi.
Özet: Mirasbırakanlarının veraset ilamından haksız yere çıkarılan davacılar, miras payları oranında adlarına tescil edilmeyen taşınmazların tapu kayıtlarının iptalini ve tescilini, üçüncü kişilere satılanlar için ise bedel ödenmesini talep etmiş; ilk derece mahkemesinin kabul kararının, bilirkişi raporu tebliğ eksikliği, bedel sorumluluğunun kapsamı ve tescil oranının hatalı belirlenmesi gerekçeleriyle Yargıtayca bozulmasına rağmen, ilk derece mahkemesince önceki kararın tekrar edilmesine ilişkin uyuşmazlıktır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... , ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Dava, ketmi verese (yolsuz tescil) hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve bedel istemine ilişkindir.Davacılar; mirasbırakanları ...'ın Karamürsel Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı veraset ilamında mirasçı olarak gösterilmediklerini, bahsi geçen veraset ilamı esas alınarak mirasbırakan ...'e ait dava konusu 65, 69, 70, 71, 75... parsel sayılı taşınmazların davalı mirasçılar adına intikali ettirildiğini, çekişme konusu taşınmazlarda davalı mirasçıların aralarında yaptıkları pay temliki, taksim ve satış işlemleri sonucunda 65 parsel sayılı taşınmazın davalı mirasçılardan ...'a, 69 parsel sayılı taşınmazın davalı mirasçılardan ...'a devredildiğini, 70, 71, ve 78 parsel sayılı taşınmazların 914 parsel sayılı taşınmaz olarak tevhit edildiğini, sonrasında ifraz edilerek 915, 916, 9 17... parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu, 918 parsel sayılı taşınmazın davalı mirasçılardan ...'a, 9 16... parsel sayılı taşınmazların davalı mirasçılardan ...'un kayınvalidesi davalı ... 'e, 915 parsel sayılı taşınmazın davalı mirasçılardan ..., ..., ..., ... ve ...'ye devredildiğini, 75 parsel sayılı taşınmazın ise miras dışı ...'a satış suretiyle devredildiğini, tüm bu işlemlerin davalı mirasçıların bilgisi dahilinde yapıldığını, anılan veraset ilamının iptali için Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını ileri sürerek 65, 69, 915, 916, 9 17... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, üçüncü kişi ...'a satışı yapılan 75 parsel sayılı taşınmaz bakımından ise miras payları oranında taşınmaz bedelinin ... dışındaki davalılardan tahsilini talep etmişler; davacılar vekili 23.12.2024 tarihli dilekçesi ile 65 parsel sayılı taşınmazı temlik eden davalı ...’ye karşı davalarının HMK’nın 125. maddesi uyarınca tazminata dönüştürdüklerini bildirmiştir.Davalılar ..., ... ve ...; davacıların davayı açarken kötüniyetli hareket ettiklerini, davacıları, veraset ilamında yer almadıklarından yeni bir veraset ilamı almaları konusunda uyardıklarını, 915 parsel sayılı taşınmazın davacıların payına karşılık olarak verildiğini ve davayı kabul ettiklerini bildirmişler, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamayı talep etmişlerdir.Bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ... ise davacıların kötü niyetli olduklarını, talepleri kabul edilecekse bile taşınmazların bedellerine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştirMahkemenin 04.05.2016 tarih, ████████ Esas, ████████ sayılı kararı ile; Karamürsel Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı veraset ilamı ile davacıların ketmedildiği, anılan veraset ilamının iptal edildiği ve davacıların da mirasçılar arasında yer aldığı gerekçesi ile davanın tapu iptali ve tescil isteği yönünden kabulüne, bedel isteği yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 15.06.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; ketmi verese olgusu saptanmak suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik olmadığı ancak dava konusu 75 parsel (yeni 1 55... parsel) sayılı taşınmaz ile ilgili düzenlenen 04.04.2016 tarihli bilirkişi raporunun HMK'nın 281. maddesine aykırı olarak taraflara tebliğ edilmediği, 75 parsel sayılı taşınmaz bakımından davacıların taşınmaz bedelinin tahsili isteği bulunduğundan yalnızca bu parseli temlik edenin istenilen bedelden sorumlu olması gerekirken davalı mirasçıların tamamının sorumlu tutulmasının doğru olmadığı, ayrıca dava konusu taşınmazlarda davacıların Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı veraset ilamı gereği miras payları oranında tapu kaydının iptali ile tesciline karar verilmesi gerekirken taşınmazların tamamının tapu kayıtlarının iptaline ve davacıların payları oranında tesciline karar verilmesinin de isabetsiz olduğu gerekçesi ile karar bozulmuştur.Mahkemenin 06.10.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; Karamürsel Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı veraset ilamı ile davacıların ketmedildiği, anılan veraset ilamının iptal edildiği ve davacıların da mirasçılar arasında yer aldığı gerekçesi ile davanın tapu iptal ve tescil isteği yönünden kabulüne, bedel isteği yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 13.12.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı hasımlı veraset ilamı ile 2010 yılında ölen ... ’nun da mirasbırakan ...’nın mirasçısı olduğu dikkate alındığında, ketmi verese olgusunun kanıtlandığı gözetilerek dava konusu 69, 915, 916, 917, 918 parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptal tescile karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik olmadığı, bir kısım davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde olmadığı, ancak dava konusu 65 parsel (yeni 1 33... parsel) sayılı taşınmaz mirasçılardan davalı ... adına tescil edildikten sonra yargılama aşamasında 16.12.2015 tarihinde dava dışı ...’e temlik edildiği, resen gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre Mahkemece davacıya seçimlik hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceğinin sorulması ve sonucuna göre işlem yapılması gerektiği belirtilip karar bozulmuştur.Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca işlem yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.Bir kısım davalılar vekilinin temyizi üzerine re'sen yapılan incelemeye gelince; Hemen belirtilmelidir ki, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 297/2 hükmünde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.Somut olayda, dava konusu 1 55... parsel sayılı taşınmazın infazda sorun oluşturacak şekilde hüküm fıkrasında 1 55... parsel olarak yazılması ile yine HMK’nın 297/2 hükmüne aykırı olarak hükmün 7. ve 8. bendinde hesaplanan bedellerin davacıların murisi olan ...’ye isabet eden değer olduğu gözetilerek hükmedilen bedelin ...’nin veraset ilamı (... mirasçısı ...’in öldüğü gözetilerek onun veraset ilamına da atıfta bulunmak suretiyle) uyarınca davacılara verilmesine karar verilmesi gerekirken, bedelin kök muris ...’in veraset ilamı uyarınca davacılara verilmesine karar verilmiş olması doğru değildir.Ne var ki anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “5” ibaresinin çıkartılarak yerine “6” ibaresinin yazılması, hükmün 7. ve 8. bentlerinde yer alan “Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.03.20 15... /2 30... /121 Karar sayılı ilamındaki payları oranında davacılara verilmesine” ifadesinin çıkartılarak yerlerine ayrı ayrı “Karamürsel Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.10.2010 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.04.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı veraset ilamları uyarınca ... mirasçısı davacılara miras payları oranında verilmesine” ifadesinin yazılması suretiyle HMK’nın geçici 3/2 hükmünün yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 438/7 hükmü uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden bir kısım davalılara iadesine, Dosyanın Karamürsel 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.